Tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarına ilişkin süreçte yeni aşamaya geçildi. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) kararları doğrultusunda yürütülen tasfiye işlemlerinde, 45 binin üzerinde yatırımcıya toplam yaklaşık 40,8 milyar liralık ayni ve nakdi ödeme gerçekleştirildi. Tasfiye süreci devam eden fonların sayısı ise 131'den 65'e geriledi. Fon krizinden etkilenen 455 bini aşkın yatırımcının zararlarının karşılanması için olağan ve olağanüstü tasfiye işlemleri sürerken, yatırımcılara ara ödeme yapılmasını öngören kanun teklifi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi. Teklifte, yatırımcıların net yatırım tutarları esas alınarak belirli bir üst sınıra kadar ödeme yapılması ve fonlardan çıkarıldığı belirlenen malvarlığı değerlerinin yeniden kazanılarak yatırımcılara aktarılması hedefleniyor.

İlk ödemeler ne zaman yapılacak?

Fon krizinden etkilenen yatırımcılar, ilk ödemelerin hesaplarına ne zaman yatırılacağını merak ediyor. Mevcut planlamaya göre, net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcıların alacaklarının bu ay içinde ödenmesi öngörülüyor. Ödemelerin tek seferde değil, tasfiye ve hesaplama işlemlerinin tamamlanmasına bağlı olarak kademeli biçimde yapılması planlanıyor. Kanun teklifine göre, net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılar için bu tutara kadar, net yatırım tutarı 1 milyon lira veya üzerinde bulunan yatırımcılar içinse en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılması öngörülüyor. Böylece ilk aşamada daha düşük tutarda yatırımı bulunan geniş bir yatırımcı grubuna ödeme yapılması hedefleniyor. Paylaşılan verilere göre, yatırımcıların yaklaşık 350 bininin fonlarda 1 milyon liranın altında yatırımı bulunuyor. Ancak ödemelerin kesin tarihleri, tutarları ve uygulama takvimi ilgili düzenlemeler ile tasfiye işlemlerinin sonuçlarına bağlı olacak.

Ana para ve enflasyon farkı ödenecek mi?

Fon krizine ilişkin üzerinde çalışılan düzenlemede, yatırımcılara yatırdıkları ana paranın yanı sıra enflasyon farkının da ödenmesi planlanıyor. Bununla birlikte, ödeme hesabının hangi yöntemle yapılacağı ve her yatırımcıya düşecek tutarın nasıl belirleneceği, uygulamaya ilişkin ayrıntılar açısından önem taşıyor. Kanun teklifinde, soruşturma kapsamında el konulan malvarlığı değerlerinin yatırımcıların zararlarının karşılanmasında kullanılabilmesi de öngörülüyor. Doğrudan ilgili fona devredilemeyen malvarlıkları için Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) kayyum olarak atanabilmesi planlanıyor. Bu durumda TMSF'nin, söz konusu varlıkları yargılama sonucunu beklemeden satabilmesi veya tasfiye edebilmesi amaçlanıyor. Tasfiye kapsamındaki fonların portföylerinde bulunan menkul kıymetler, taşınmazlar ve diğer varlıkların nakde çevrilmesiyle elde edilecek kaynakların da yatırımcıların alacaklarının karşılanmasında kullanılması bekleniyor.

Altında yön ne olacak? İşte 20 Ekim 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları
Altında yön ne olacak? İşte 20 Ekim 2026 çeyrek, gram ve yarım altın satış fiyatları
İçeriği Görüntüle

65 fonun tasfiye süreci devam ediyor

Tasfiye sürecinin başında 131 fon için işlem başlatılırken, olağan tasfiye kapsamında gerçekleştirilen işlemlerle bu sayı 65'e düştü. SPK'nın açıkladığı bilgilere göre, A1 Portföy, Bulls Portföy ve Pardus Portföy yönetimindeki 66 ayrı yatırım fonunda bulunan 45 binden fazla kişiye toplam yaklaşık 40,8 milyar liralık ayni ve nakdi tasfiye işlemi Ziraat Bankası tarafından tamamlandı. Tera, Pusula ve Atlas bağlantılı fonların da aralarında bulunduğu kalan fonlarda ise olağanüstü tasfiye süreci devam ediyor. Fon alacaklarının tahsil edilmesi, borçların ödenmesi ve tasfiye sonunda fonda kalan tutarın belirlenmesi için çalışmalar yürütülüyor. SPK kararıyla TMSF bünyesinde 131 isteğe bağlı iade hesabı ve bir genel hisse iade hesabı açıldı. Her fon için oluşan kaynağın öncelikle ilgili fonun alacaklıları için kullanılması, genel hesapta toplanan kaynağın ise SPK tarafından belirlenecek kriterlere göre fonlara dağıtılması öngörülüyor. Tasfiye işlemlerinin yaklaşık 5-6 ay içinde tamamlanması hedeflenirken, bu sürenin fonların varlıklarının nakde çevrilmesi ve alacakların tahsil edilmesi gibi işlemlerin seyrine bağlı olarak değişebileceği belirtiliyor.

Fon krizi nasıl başladı?

Fon krizinin arka planında, bazı serbest fonların düşük işlem hacimli hisselerdeki pozisyonları ve bu hisselerde yaşanan sert fiyat hareketleri yer aldı. 28 Ağustos 2026'da SPK, serbest fonların BIST 30 dışındaki hisselerde aşırı yoğunlaşmasını sınırlamak amacıyla pozisyonlara ilişkin düzenlemeler yaptı. 15 Eylül'de Pusula Portföy'ün katılma paylarının iadesi ve ödemeler konusunda temerrüde düştüğünü duyurmasının ardından yatırımcıların satış talepleri arttı. SPK, 17 Eylül'de Pusula, Tera ve bağlantılı şirketlerle ilişkili toplam 131 fonun tasfiyesine karar verdi. Tasfiye ve nakde dönüştürme takvimi de yatırımcıların daha az zararla çıkabilmesi amacıyla üç aydan altı aya kadar uzatıldı. Soruşturma kapsamında bazı fon yöneticileri hakkında tutuklama kararları verilirken, malvarlıklarına yönelik tedbirler de gündeme geldi. Fon krizinden hemen önce şüpheli çıkış yaptığı belirtilen gerçek ve tüzel kişilere ilişkin incelemeler başlatıldı; TMSF, mağdurların zararlarının karşılanması amacıyla oluşturulan hesaplara kaynak aktarılması için resmi tebligat sürecini başlattı. 9 Ekim'de TBMM Başkanlığına sunulan dokuz maddelik kanun teklifi, 14 Ekim'de Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi. Düzenlemenin temel hedefleri arasında, fonlardan hukuka aykırı şekilde çıkarıldığı değerlendirilen değerlerin geri kazanılması, sorumlulardan tahsil edilmesi ve yatırımcıların zararlarının karşılanması bulunuyor. Fon Koordinasyon Kurulu da tasfiye sürecini ve kurumlar arasındaki çalışmaları takip ediyor. Yatırımcıların ne kadar ödeme alacağı ve kalan fonlardaki tasfiyenin ne zaman tamamlanacağı ise varlıkların nakde çevrilmesi, alacakların tahsili ve ara ödeme düzenlemesinin uygulamaya geçirilmesiyle netleşecek.

Kaynak: NTV