Evrenin kaderini anlamak için önce başlangıcına bakmak gerekiyor. Astronomlar, evrenin yaklaşık 13,8 milyar yıl önce Büyük Patlama ile doğduğunu düşünüyor. O günden beri galaksiler, yıldızlar ve gezegenler oluştu ve evren hâlâ genişlemeye devam ediyor. Ancak Prof. Alexandre Zabot’un da belirttiği gibi, evrenin tamamını gözlemlemek imkânsız.
“Bir nehrin tüm akışını gözlemliyoruz ama içindeki tüm su moleküllerini inceleyemiyoruz,”
diyor Zabot ve bu gizem, olası sonların öngörülmesini de güçleştiriyor.

Büyük donma: evrende sessizlik ve soğuk
Büyük donma senaryosu, evrenin genişlemeye devam etmesi durumunda gerçekleşiyor. Enerji giderek dağılacak, galaksiler birbirinden uzaklaşacak ve yeni yıldızlar oluşamayacak. Mevcut yıldızlar yavaş yavaş sönecek ve trilyonlarca yıl içinde evren karanlık, soğuk ve neredeyse boş bir hâle gelecek. Evrenin atomları termal dengeye ulaşacak, her şey duracak ve galaksiler giderek birbirinden uzaklaşacak. Doç. Dr. Raul Abramo,
“Galaksiler uzaklaşacak, yıldızlar yaşlanıp ölecek. Evren adeta bir mezarlığa dönüşecek,”
diyerek senaryonun etkilerini özetliyor.

Büyük yırtılma: evrende parçalanma
Daha dramatik bir senaryo ise büyük yırtılma. Evren, karanlık enerji sayesinde hızlanarak genişlemeye devam ederse, yerçekimi hiçbir şeyi bir arada tutamayacak. Gezegenler, yıldızlar ve hatta atomlar birbirinden kopacak ve evren adeta parçalanacak. NASA, karanlık enerjinin evrenin yaklaşık yüzde 68-70’ini oluşturduğunu ve galaksiler arası ölçekte etkili olduğunu belirtiyor. Zabot, karanlık enerjiyi
“Neyden oluştuğunu hâlâ bilmiyoruz ama itici bir etki yaratıyor, neredeyse anti-yerçekimi gibi,”
diyerek açıklıyor. Bu senaryo, evrenin tüm yapılarının dağılmasını öngörüyor ve insanlığın hayal bile edemeyeceği kadar uzak bir gelecekte gerçekleşebilir.

Büyük çöküş ve döngüsel yeniden doğuş
Bir diğer olasılık, karanlık enerjinin zayıflaması veya tersine dönmesi. Yerçekimi evreni tekrar tek bir noktaya çekebilir ve bu süreç büyük çöküş olarak adlandırılıyor. Evren kendi içine çökerek yok olabilir. Bazı teoriler, çöküşten sonra yeniden bir büyük patlama ile evrenin doğabileceğini öne sürüyor. Bu modele büyük sıçrama deniyor ve evrenin sonsuz genişleme ve daralma döngüsüne hapsolabileceği düşünülüyor. Ancak Abramo, bunun hâlâ teorik olduğunu ve doğrudan kanıtlanmadığını belirtiyor.

Evrende zamanın ölçeği ve insanlığın sınırlı tanıklığı
Evrenin sonunun ne zaman geleceği sorusu, insan aklının kavrayamayacağı kadar büyük bir zaman ölçeğini içeriyor. Bazı tahminler trilyonlarca yıl sonrasını işaret ederken, bazıları çok daha uzun zaman dilimlerinden söz ediyor. Şu anki evrenin yaşı 13,8 milyar yıl ve 1 trilyon yaşına ulaşması için hâlâ 986,2 milyar yıl var. Hollanda’daki Radboud Üniversitesi’nin çalışması, son yıldız kalıntılarının yok olmasının 10⁷⁸ yıl (1'in yanında 78 sıfır) sürebileceğini öne sürüyor. Dünya ise çok daha erken, yaklaşık 6 milyar yıl içinde Güneş’in kırmızı dev hâline gelmesiyle yok olacak. Abramo, kozmolojide hâlâ çok az şey bilindiğini ve sınırlı araçlarla evreni ölçmenin zorluklarını vurguluyor.





