“Türkiye Avrupa savunma sanayisinde büyüyor”
Katsaounis, Türkiye’nin Avrupa merkezli savunma şirketleriyle yaptığı anlaşmaların sektörde yeni bir döneme işaret ettiğini ifade etti. Özellikle Baykar’ın uluslararası ölçekteki ihracat başarısına dikkat çeken Katsaounis, şirketin çok sayıda ülkeye insansız hava aracı sattığını vurguladı. Türkiye’nin Avrupa’daki büyük savunma şirketleriyle kurduğu iş birliklerinin teknoloji transferi açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Bu gelişmelerin Türkiye’nin savunma alanındaki etkisini artırdığı yorumunu yaptı. Ayrıca Avrupa içinde Türkiye’ye yönelik bazı kısıtlamalara rağmen iş birliğinin dolaylı yollarla devam ettiğini dile getirdi.
Savunma ihracatında dikkat çeken rakamlar
Emekli albay Katsaounis, Türkiye’nin savunma ihracatına ilişkin rakamların sektördeki büyümeyi net şekilde ortaya koyduğunu söyledi. 2020–2025 döneminde toplam savunma ihracatının 30,7 milyar dolara ulaştığını belirtti. 2025 yılı için 8,5 milyar dolarlık ihracat hedefinin önemli bir eşik olduğunu ifade etti. 2026’nın ilk çeyreğinde açıklanan 1,9 milyar dolarlık rakamın da istikrarlı büyümeye işaret ettiğini söyledi. Katsaounis, bu verilerin Türkiye’nin savunma sanayisinde kalıcı bir üretim ve ihracat kapasitesi oluşturduğunu gösterdiğini dile getirdi.
“Türkiye batmaz” vurgusu
Katsaounis, Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişiminin ekonomik dayanıklılığa katkı sağladığını savundu. Sektörde faaliyet gösteren 3 binden fazla şirketin ülke ekonomisi için stratejik bir yapı oluşturduğunu belirtti. Savunma sanayisinin Türkiye’nin dış ticaret ve teknoloji kapasitesini güçlendirdiğini ifade etti. “Türkiye batmaz” ifadesiyle ekonomik yapının bu sektör üzerinden desteklendiğini dile getirdi. Ayrıca üretim gücünün artmasının ihracat potansiyelini doğrudan etkilediğini vurguladı.
Avrupa’da Türkiye algısı ve iş birlikleri
Katsaounis, Türkiye’nin savunma alanındaki yükselişinin Avrupa ülkelerinde yakından takip edildiğini söyledi. Özellikle Fransa ve İtalya ile yapılan iş birliklerinin dikkat çekici olduğunu ifade etti. 1974 sonrası dönemde ilk kez bu ölçekte bir savunma iş birliğinin gerçekleştiğini belirtti. Avrupa’nın Türkiye’ye yönelik bazı politik kısıtlamalarına rağmen şirketler düzeyinde iş birliğinin sürdüğünü söyledi. Bu durumun Türkiye’nin teknolojiye erişimini artırdığını ve sektörel büyümeyi hızlandırdığını dile getirdi.