Manisa’da düzenlenen “Sürdürülebilir Nefroloji Sempozyumu”, sağlık ve çevre alanını bir araya getirdi. Çevreci Yeşil Diyaliz Derneği öncülüğünde, Yunusemre Belediyesi desteğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, diyaliz tedavisinin çevresel etkileri kapsamlı şekilde ele alındı. Alanında uzman hekimler, akademisyenler ve sektör temsilcilerinin katıldığı sempozyumda, özellikle su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir sağlık uygulamaları ön plana çıktı.
Diyalizde su tüketimi alarm veriyor
Sempozyumda yapılan sunumlarda, diyaliz tedavisinin yüksek miktarda su tükettiğine dikkat çekildi. Hemodiyaliz sürecinde bir hastanın tek bir seansta yaklaşık 150 litre su kullandığı, suyun arıtılması sırasında ise yaklaşık 300 litrenin atık olarak kaybedildiği belirtildi. Türkiye genelinde yaklaşık 70 bin diyaliz hastası bulunduğu göz önüne alındığında, her yıl yaklaşık 2,5 milyon ton kullanılabilir suyun atık olarak kanalizasyona karıştığı ifade edildi. Uzmanlar, bu durumun hem çevresel hem de ekonomik açıdan ciddi bir kayıp oluşturduğunu vurguladı.
Sürdürülebilir çözümler masaya yatırıldı
Sempozyumda su israfının önüne geçmek için uygulanabilecek yöntemler de ele alındı. Yağmur suyu hasadı, gri su geri dönüşüm sistemleri ve daha verimli arıtma teknolojilerinin yaygınlaştırılması gerektiği belirtildi. Çevreci Yeşil Diyaliz Derneği Başkanı Soner Duman, dünya nüfusunun önemli bir bölümünün temiz içme suyuna erişemediğini hatırlatarak, suyun korunmasının artık bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Kurumlar arası iş birliğinin artırılmasının önemine dikkat çekti.
Geleceğin sağlık politikaları
Yetkililer, çevre duyarlılığı ile sağlık hizmetlerinin birlikte ele alınmasının kaçınılmaz olduğunu belirtti. Sürdürülebilir yaklaşımların, önümüzdeki dönemde sağlık politikalarının temel unsurlarından biri olacağı ifade edildi. Sempozyumda, nefroloji alanında çevre dostu uygulamaların yaygınlaştırılması ve su kaynaklarının daha verimli kullanılması için ortak çalışmaların artırılması gerektiği vurgulandı.




