"Ölü Deniz" stand-up gösterisinin ardından hedef alınan ve önce "dini değerleri aşağılama", ardından "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla hakkında soruşturma başlatılan komedyen Deniz Göktaş, dün havalimanında pasaport kontrolü sırasında gözaltına alındı.

Vatan Emniyet Müdürlüğü'ne ters kelepçeyle götürülen Göktaş, burada ifadesinin alınmasının ardından geceyi nezarethanede geçirdi. Sabah saatlerinde Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen komedyen, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Selin Şekerci: "Arkadaşıma destek olmak için yanına geldim"

Göktaş'ın tutuklanmasının ardından sanat dünyasından destek mesajları geldi. Oyuncu Selin Şekerci, arkadaşına destek vermek amacıyla adliyeye gitti.

Şekerci, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Deniz benim çok sevdiğim bir arkadaşım. Fikirlerine büyük saygı duyuyorum. Aynı zamanda arkasında durduğum bir sanatçı ve meslektaşım. Bana göre burada olmasını gerektirecek haklı bir gerekçe yok. Arkadaşıma destek olmak için yanına geldim."

Elçin Sangu'dan paylaşım

Oyuncu Elçin Sangu da sosyal medya hesabından Deniz Göktaş'a destek mesajı yayımladı.

Engin Polat paylaştı: Dilan Polat'ın hastanedeki son hali gündem oldu
Engin Polat paylaştı: Dilan Polat'ın hastanedeki son hali gündem oldu
İçeriği Görüntüle

Sangu paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Gösterinin adını boşuna 'Ölü Deniz' koymamış çocuk. Gerçekten mizahın, sanatın, eleştirinin ve kamusal aklın tamamen öldüğü bir denizde yüzüyoruz şu an. Neyse ki bu 'sığ'lıkta boğulmayız. Devam..."

Emir Can İğrek: "Bugün Deniz'in yanındayım"

Şarkıcı Emir Can İğrek de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada sanatın ifade özgürlüğü açısından önemine dikkat çekerek Deniz Göktaş'a destek verdi.

İğrek paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Sanat apolitikleştirilemez; hayattan da koparılamaz. Çünkü hayatın kendisi politiktir ve sanat da hayatın kendisini ortaya koyar.

Apolitik bir sanat anlayışını kabul edersek, geriye etliye sütlüye karışmadan yalnızca para kazanan ticari figürler kalır. Bu da bizi hem insanlığımızdan hem de sanatçılığımızdan uzaklaştırır.

Elbette değerlerimiz ve inançlarımız önemlidir. Öncelikle kendi hayatlarımızda doğru olduğuna inandığımız şeyleri yaparak bu değerlere sahip çıkmalıyız.

Ben, 'Sanatçı sanatını yapsın, beğenmeyen gitmesin.' denilen bir iklimde yaşamak isterdim.

Bugün Deniz'in; henüz tutuklanmamış olsa da otosansür uygulamak zorunda kalan, yaratıcılığını kısıtlayan, belki de korkan tüm sanatçılarımızın ve halkımızın yanındayım.

Yanlarında olmamın tek başına hiçbir şeyi değiştirmeyeceğinin farkındayım. Ama fikirlerimi söylemeden hayatıma devam ettiğimde, kendime duyduğum saygının azaldığını hissediyorum. Şimdiden 'Sen sanatını yap.' diyecek olanlara da şunu söylemek isterim: Sanatçının hayatı zaten sanatının bir parçasıdır. Tavrı, duruşu ve sözleri de sanatçılığının tam da kendisidir."

Kaynak: Haber merkezi