Edinilen bilgilere göre Demircili Mahallesi kıyısında bulunan sahilde, “Gökbey” isimli hurda geminin tersane altyapısı bulunmayan bir alanda, denizin içinde sökümüne başlandı. Söküm sırasında geminin bazı bölümlerinin parçalanmasıyla birlikte asbest başta olmak üzere kanserojen ve toksik maddelerin denize yayıldığı öğrenildi.
Durumu fark eden çevre sakinleri, geminin deniz ekosistemine zarar verdiğini belirterek 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu.
Doğal sit alanında büyük endişe
Urla’da bulunan Demircili Sahili, bakir plajları ve doğal yapısıyla biliniyor. Doğal sit alanı statüsündeki bölgede yaşanan olay, hem çevre örgütlerinde hem de bölge halkında büyük endişe yarattı. Vatandaşlar, denize karışan maddelerin yalnızca bugünü değil, yıllar sürecek bir ekolojik tahribat yaratabileceğini dile getirdi.
Jandarma tutanak tuttu, soruşturma başlatıldı
İhbar üzerine olay yerine gelen jandarma ekipleri, gemi sökümüyle ilgilenen kişiler hakkında tutanak tutarak cezai işlem uyguladı. Jandarma, çevreye verilen zararın boyutlarını tespit etmek ve sorumlular hakkında geniş çaplı bir soruşturma yürütmek üzere inceleme başlattı.
TMMOB daha önce uyarmıştı
Olay, gemi söküm faaliyetlerine yönelik daha önce yapılan uyarıları yeniden gündeme getirdi. Türkiye Gemi Geri Dönüşüm İzleme Koordinasyonu, geçtiğimiz aylarda İzmir’de düzenlediği basın toplantısında bu risklere dikkat çekmişti.
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası’ndan Selma Tan, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:
“Güvenli, sağlıklı ve çevreye zarar vermeyen gemi geri dönüşüm uygulamaları için altyapı yatırımları şart. Kıyı ekosistemleri benzersiz ve yeri doldurulamazdır. Kirliliğin sınırı yoktur, insan hakları evrenseldir. Hepimizin zararları önleme konusunda ortak sorumluluğu vardır. Avrupa Birliği, Türkiye’deki mevcut uygulamaları meşrulaştırarak belgelenmiş ihlallere göz yumuyor ve toksik mirasını başka bölgelere aktarıyor.”
Çevrecilerden çağrı
Demircili Sahili’nde yaşanan olayın ardından çevre örgütleri, denizde ve kıyılarda gemi sökümüne kesin yasak getirilmesi, mevcut uygulamaların sıkı denetim altına alınması ve sorumlular hakkında caydırıcı yaptırımlar uygulanması çağrısında bulundu.





