Yeni uygulamanın, Çin’den Türkiye’ye turizm ve ziyaretçi trafiğini artırmasının yanı sıra uzun vadede daha farklı ekonomik etkiler doğurabileceğini ifade etti.
Yeni düzenlemeyle, Çinli vatandaşlar turist veya transit amaçlı seyahatlerde 90 güne kadar vizesiz giriş yapabilecek. Bu sayede iki ülke arasındaki turizm akışının hızlanması ve ziyaretçi sayısının artması bekleniyor.
İslam Memiş, bu sürecin sadece turizmle sınırlı kalmayacağı görüşünü dile getirerek, Çinli ziyaretçilerin Türkiye’de bireysel konaklama ve kısa süreli kiralamaların ötesine geçebileceğini söyledi. Memiş’e göre, Çinlilerin tek tek kiralama yerine toplu gayrimenkul satın alımı eğilimi gösterebileceği, bu durumun mülk talebini şekillendirebileceği ve bunun da gayrimenkul piyasasında yeni dinamikler yaratabileceği belirtildi.
Bu bağlamda, uzun vadede ilgi gören bölgelerde daha yoğun Çinli yerleşimlerinin veya kültürel/toplumsal odakların oluşabileceği öngörüsünde bulunan Memiş, artan talebin yatırım ve yerleşim kararlarını tetikleyebileceğini kaydetti.
Uzman değerlendirmelerinde, vize muafiyeti kararının sadece kısa dönemli ziyaret sayısını artırmakla kalmayıp, Türkiye’ye yönelik ekonomik ve kültürel ilginin farklı boyutlarda genişlemesine katkı sağlayabileceği de dile getiriliyor.
Bu gelişme, yabancı ziyaretçi sayısının artmasının yanı sıra, gayrimenkul, uzun dönemli konaklama, yatırım ve ticari ilişkilerde yeni fırsatlara işaret ediyor ve iki ülke arasındaki ilişkilerde çok yönlü bir hareketlilik beklentisini güçlendiriyor.





