CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Erkut Tamay, Dikili Belediyesi tarafından Madra Çayı yakınında kurulması planlanan yıllık 600 bin ton kapasiteli andezit ocağına ilişkin açıklama yaptı. Projenin tarım arazisine, yerleşim alanlarına ve su kaynaklarına olası etkilerine dikkat çeken Tamay, ÇED başvuru dosyası başta olmak üzere tüm izin ve belgelerin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.
Madra Çayı yakınındaki proje gündemde
Dikili Belediyesi’nin, Bahçeli Mahallesi 108 ada 122 parselde yıllık 600 bin ton kapasiteli andezit ocağı kurulması için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) başvurusunda bulunduğuna ilişkin haberler tartışma yarattı.
CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Erkut Tamay, konuya ilişkin yaptığı basın açıklamasında projenin konumu ve çevresel etkileri hakkında kamuoyunun yanıt bekleyen soruları bulunduğunu belirtti. Proje alanının tarım arazisi niteliğinde olduğu, en yakın yerleşim yerine yaklaşık 100 metre mesafede bulunduğu ve Madra Çayı’na yakın konumlandığı yönündeki bilgilere dikkat çeken Tamay, sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Adres ve koordinat farklılığına dikkat çekti
Tamay, projeye ilişkin Hammadde Üretim İzin Belgesi’nde adresin Balıkesir’in Ayvalık ilçesi olarak yazıldığı, koordinatların ise İzmir’in Dikili ilçesini gösterdiğinin ifade edildiğini belirtti. Bu farklılığın nedeninin açıklanmasını isteyen Tamay, proje sınırlarını ve taş ocağının Madra Çayı ile en yakın yerleşim alanına uzaklığını gösteren haritaların da yayımlanması çağrısında bulundu.
Dikili Belediyesi ile İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne seslenen Tamay, projeye ait ÇED başvuru dosyası, proje tanıtım dosyası, maden ruhsatı ve Hammadde Üretim İzin Belgesi’nin kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti.
Tarım arazisi ve su kaynakları için uyarı
Proje alanının tarımsal niteliğine ilişkin bilgilerin açıklanmasını isteyen Tamay, arazinin tarımsal sınıfının, tarım dışı kullanım izninin ve Toprak Koruma Kurulu kararının bulunup bulunmadığının kamuoyuna duyurulması gerektiğini ifade etti.
Yıllık 600 bin ton üretim kapasitesine sahip olması planlanan ocağın yaratabileceği çevresel risklere de değinen Tamay; toz, gürültü, titreşim, kamyon trafiği, erozyon ve su kirliliği gibi başlıklarda teknik değerlendirmelerin açıklanmasını istedi.
Madra Çayı’nın su kalitesi, taşkın riski ve ekosistemi üzerindeki olası etkilerin hangi bilimsel verilerle incelendiğinin de yanıtlanması gerektiğini belirten Tamay, tarım alanlarının ve su kaynaklarının korunmasına yönelik somut tedbirlerin kamuoyuna açıklanması çağrısı yaptı.

“Çevresel etkisi daha düşük alternatifler değerlendirildi mi?”
Çıkarılacak andezit malzemenin belediyenin yol, köprü ve kavşak projelerinde kullanılacağının belirtildiğine dikkat çeken Tamay, hammadde ihtiyacının neden bu alandan karşılanmak istendiğinin açıklanmasını istedi. Tamay, çevresel etkisi daha düşük alternatiflerin değerlendirilip değerlendirilmediğinin de kamuoyuna duyurulması gerektiğini kaydetti.
Projenin çevresel etkilerinin yanı sıra işletme sonrasında alanın rehabilitasyonu için alınacak önlemlerin de açıklanmasını talep eden Tamay, bu tedbirlerin somut, ölçülebilir ve denetlenebilir olması gerektiğini vurguladı.
“Kamu yararı yalnızca hammadde temininden ibaret değil”
Açıklamasında kamu yararının yalnızca hammadde teminiyle sınırlı olmadığını belirten Tamay, tarımın, su kaynaklarının, yaşam alanlarının ve doğal çevrenin korunmasının da kamu yararının bir parçası olduğunu ifade etti.
Dikili Belediyesi ile ilgili il müdürlüğünü bilgi ve belgeleri gecikmeksizin açıklamaya çağıran Tamay, sorular yanıtlanmadan projenin çevresel açıdan güvenli ve hukuken uygun olduğu yönünde peşin bir değerlendirme yapılmaması gerektiğini belirtti.
Tamay, kamuoyunun bilgi edinme hakkının ve Madra Çayı’nın korunmasının önemine dikkat çekerek sürecin şeffaf biçimde yürütülmesini talep etti.




