CHP İzmir İl Başkanlığı’nda görevden alınmasının ardından başlatılan nöbet eylemini sürdüren Çağatay Güç, dördüncü günde yaptığı açıklamalarda CHP Genel Merkezi ve önceki yönetim anlayışına yönelik sert eleştirilerde bulundu. Güç, görevden alma sürecinin hukuki ve tüzüksel dayanaktan yoksun olduğunu savunarak açıklamalarını il binasında basın mensuplarıyla paylaştı.
Nöbet dördüncü gününde sürüyor
İl binasında devam eden nöbette konuşan Güç, sürecin yalnızca bir görev değişimi olmadığını, partinin geleceğine yönelik bir müdahale olduğunu ileri sürdü. Yaşanan gelişmelerin parti içi bir tartışma olarak görülemeyeceğini vurgulayan Güç, şu ifadeleri kullandı:
“Bu süreç bir parti içi çekişme değil. AK Parti’nin oluşturduğu mutlak butlan yönetimini de bu anlayışla atanan il başkanını da tanımıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceği üyelerin, örgütlerin ve halkın iradesiyle şekillenir”
Güç, iktidarın yargı üzerinden CHP’ye müdahale ettiğini iddia ederek nöbet eyleminin bu nedenle sürdüğünü belirtti.
“Mutlak butlan yönetiminin toplumda karşılığı yok”
Kılıçdaroğlu yönetimine yönelik eleştirilerini sürdüren Güç, mevcut süreci meşruiyet sorunu olarak nitelendirdi. Sert ifadeler kullanan Güç, şöyle konuştu:
“Mutlak butlan yönetiminin toplumda karşılığı yok. Yapmaları gereken onurlu bir şekilde istifa etmektir”
Güç, bu yaklaşımın partiye zarar vermek yerine güç kazandırdığını savunarak CHP’nin toplumsal desteğinin arttığını ileri sürdü.
“Bu bir parti içi kavga değil”
Sürecin yalnızca CHP içi bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Güç, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Bu süreç bir parti içi çekişme değil. AK Parti’nin oluşturduğu mutlak butlan yönetimini de bu anlayışla atanan il başkanını da tanımıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceği üyelerin, örgütlerin ve halkın iradesiyle şekillenir”
Güç ayrıca, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in toplumda güçlü bir karşılık bulduğunu belirterek, “Sorun bina ya da makam meselesi değil. İnsanlar yaşananları görüyor ve buna tepki gösteriyor. Atılan her adım Cumhuriyet Halk Partisi’ni daha da güçlendiriyor. Türkiye’nin geleceği Özgür Özel liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi’dir” dedi.
Görevden alma sürecine usul eleştirisi
Görevden alma işlemlerinin hukuka uygun yürütülmediğini savunan Güç, parti içi süreçlerin işletilmediğini öne sürdü:
“Bir görevden alma kararı alınacaksa önce savunma istenmesi ve gerekçeli kararın tebliğ edilmesi gerekir. Ayrıca MYK kararlarının Parti Meclisi tarafından onaylanması zorunludur. Bu süreçlerin hiçbiri işletilmedi”
Güç, kendilerine herhangi bir resmi tebliğ yapılmadığını da belirtti.
İl başkanlığı sürecine ilişkin tartışmalarda devlet kurumlarına gönderme yapan Güç, “Biz devlet ile muhatap olalım” diyerek, sürecin dış müdahalelerle yürütüldüğünü iddia etti. Basında yer alan iddialara da değinen Güç, bazı haberlerin yönlendirildiğini savundu:
“Biraz da habercileri gazlıyorlar”
Ayrıca nöbetin uzun süredir sürdüğünü belirterek, “Yaklaşık 20 günü geçti, 24 saat esasına göre nöbet tutuyoruz” dedi.
“AK Parti’den daha AK Parti’liler” çıkışı
Genel Merkez’e yönelik eleştirilerini sertleştiren Güç, mevcut yapıyı ağır ifadelerle eleştirdi. Hukuki süreçlere ilişkin değerlendirmesinde ise şunları söyledi:
“Ortada mahkeme kararı diye bir şey yok. İç tüzüğü yürütmeye çalışıyorlar ancak bunu da doğru şekilde kullanmıyorlar. Çok basit maddeler var. MYK oluşturulduğu zaman Parti Meclisi’ne onaylatılmak zorundadır. Parti Meclisi’nde onaylatılmayan bir MYK organı hükümsüzdür. Böyle bir yapı karar alamaz. Kaldı ki karar aldıklarını varsaysak bile, bizim neden görevden alındığımızla ilgili gerekçeli bir karar olması gerekir. Önce savunmamızın alınması lazım. Bir karar verilecekse bunun gerekçesi olmalı ki biz de buna itiraz edebilelim. Peki nereye itiraz edeceğiz? Parti Meclisi’ne. Ancak Parti Meclisi şu anda düşmüş durumda. Bugün karşımızda AK Parti’den daha AK Parti’li bir mutlak butlan yönetimi var. AK Parti’nin ettiği zulümden daha fazlasını yapmaya çalışan bir butlan yönetimiyle karşı karşıyayız. Kraldan çok kralcı bir anlayış, Cumhuriyet Halk Partisi’nde hükmetmeye çalışıyor. Ama kontrol edemiyorlar. Çünkü etraflarında kimse yok. Sadece birkaç koltuk sevdalısı var. Aslında ortada koltuk da yok. Bu süreç böyle devam ederse Kılıçdaroğlu yönetimindeki butlan yönetimi yüzde 1’den fazla oy alamaz. Ne belediye başkanı olabilirler ne milletvekili ne de meclis üyesi. Hiçbir şey olamazlar. Bu koltuk sevdalıları neye göre hesap yapıyor, anlamak mümkün değil. Bu, vizyonsuzluk ve geleceği görememek demektir. Umarız bir an önce perdeleri açar, geleceği görür ve AK Parti hükümetinin maşası olmaktan vazgeçerler”





