2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü ve CHP İzmir İl Eğitim Sekreteri Ruhisu Can Al, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Eğitim politikalarına ilişkin iktidara yönelik eleştirilerin dile getirildiği açıklamada, kamusal eğitimin zayıflatıldığı ve eğitim sisteminin bilimsel ve laik niteliğinden uzaklaştırıldığı savunuldu. CHP’nin eğitim politikalarına ilişkin hedeflerini açıklayan Al, “Kamusal Eğitim Cumhuriyeti” kuracaklarını söyledi.

Gümrükçü: “Eğitim, kötülerin liste başında”

Yeni eğitim-öğretim yılının hayırlı olmasını dileyen CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, eğitimin Türkiye’nin geleceğini belirleyecek kuşakların yetişmesinde temel bir alan olduğunu söyledi.

Son 25 yıllık dönemde eğitim politikalarının başarısız olduğunu savunan Gümrükçü, CHP’nin kamusal eğitimi önceliklendiren bir anlayışla hareket edeceğini belirtti.

Gümrükçü, “Yeni eğitim ve öğretim yılı bugün açılıyor. Hepimize hayırlı uğurlu olsun. Eğitim, Türkiye'nin geleceğini belirleyecek kuşakları yetiştiren, hepimiz için önemli bir kurumdur. Son 25 yılda Adalet ve Kalkınma Partisi'nin iyi yaptığı şeyleri sıralasak birkaç şey çıkabilir, ama eğitim, kötülerin liste başındadır” ifadelerini kullandı.

“Kamusal eğitimden piyasa eğitimine geçiş yaşandı”

CHP İzmir İl Eğitim Sekreteri Ruhisu Can Al ise eğitim sisteminde iki temel dönüşüm yaşandığını savundu. Al, bunlardan ilkinin kamusal eğitimden piyasa eğitimine, ikincisinin ise bilimsel ve laik eğitimden ideolojik eğitime geçiş olduğunu ileri sürdü.

Al, “AKP iktidarı eğitimde iki büyük tahribat yarattı. Birincisi: Kamusal eğitimden piyasa eğitimine geçiş. İkincisi ise: Bilimsel-laik eğitimden ideolojik eğitime geçiş” dedi.

“Özel okul sayısı yüzde 513 arttı”

Eğitimde özelleşmenin boyutlarına ilişkin veriler paylaşan Al, 2002 yılında 41 bin 300 olan devlet okulu sayısının 2025’te 56 bin 336’ya çıktığını, özel okul sayısının ise 2 bin 395’ten 14 bin 700’e yükseldiğini söyledi.

Şebnem Bursalı Aksoy’dan yeni eğitim yılı mesajı: İzmir’in çocukları Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek
Şebnem Bursalı Aksoy’dan yeni eğitim yılı mesajı: İzmir’in çocukları Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek
İçeriği Görüntüle

Al, devlet okullarındaki artışın yüzde 37 seviyesinde kaldığını, özel okul sayısındaki artışın ise yüzde 513 olduğunu belirtti. Öğrenci sayılarına da değinen Al, 2002’de devlet okullarında 13 milyon 675 bin 285 öğrencinin eğitim gördüğünü, bu sayının 2025’te 15 milyon 336 bin 143’e yükseldiğini ifade etti.

Özel okullardaki öğrenci sayısındaki artışın ise yüzde 560 olduğunu savunan Al, bu tablonun eğitimde ekonomik eşitsizliği artırdığını söyledi.

Al, “Çocuğun nitelikli eğitime ulaşması, giderek ailenin ekonomik gücüne bağlı hale geliyor” dedi.

CHP’den köy okulları için yeniden açma sözü

Eğitimde eşitsizliğin yalnızca ekonomik koşullarla sınırlı olmadığını belirten Al, öğrencilerin yaşadığı bölgenin de eğitim imkanlarına erişimde belirleyici hale geldiğini savundu.

Son 24 yılda 24 binden fazla köy okulunun kapatıldığını ileri süren Al, CHP iktidarında köy okullarının yeniden açılacağını söyledi.

Al, “CHP olarak köy okullarını yeniden açacak ve yerinde eğitimi tüm teknolojik altyapılarını tesis ederek yeniden başlatacağız” ifadelerini kullandı.

“MESEM gibi çocuk emeğini sömüren yapıları ortadan kaldıracağız”

Mesleki ve teknik eğitimin CHP açısından öncelikli alanlardan biri olduğunu belirten Al, bu alanda yeni bir yaklaşım ortaya koyacaklarını söyledi.

Al, “Mesleki ve Teknik eğitim Cumhuriyet Halk Partisinin ülkenin kalkınması için en fazla önem verdiği konuların başında gelir. Mesleki ve teknik eğitimi güçlendirecek, MESEM gibi çocuk emeğini sömüren yapıları ortadan kaldıracağız” diye konuştu.

Çocukların uyuşturucu, ekran bağımlılığı, şiddet, akran zorbalığı ve dijital tehditlerle karşı karşıya kaldığını savunan Al, bu sorunlarla mücadelede rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Bilimsel ve laik eğitimden vazgeçmeyeceğiz”

Eğitim sistemindeki ikinci büyük sorunun bilimsel ve laik eğitimden uzaklaşma olduğunu öne süren Al, çocukların nasıl düşüneceğini öğrenmesini sağlayan bir eğitim anlayışının gerekli olduğunu söyledi.

Al, “Evrensel, bilimsel ve demokratik eğitim; çocuğa ne düşüneceğini dikte eden değil, nasıl düşüneceğini öğreten eğitimdir. İyi eğitim çocuğun zihnini doldurmak değil, çocuğun zihnini özgürleştirmektir” dedi.

CHP’den ÇEDES ve benzeri protokollere tepki

Milli Eğitim Bakanlığı ile çeşitli vakıf ve dernekler arasında yapılan ÇEDES ve benzeri protokollere de tepki gösteren Al, eğitim faaliyetlerinin pedagojik yeterliliğe ve kamusal denetime sahip olması gerektiğini savundu.

Al, “Milli Eğitim Bakanlığının tarikat ve cemaatlere bağlı vakıf ve derneklerle yapmış olduğu ÇEDES ve benzeri protokolleri, eğitim faaliyetlerinin pedagojik sorumluluğu ve laik eğitim ilkesi bakımından asla kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Kamusal Eğitim Cumhuriyeti’ni kuracağız”

CHP’nin eğitim anlayışında çocuğun devlet tarafından şekillendirilecek bir nesne olarak görülmediğini belirten Al, öğrencilerin kendi aklı, vicdanı ve özgür iradesiyle geleceğini kurabilmesinin önünün açılması gerektiğini söyledi.

Partisinin hedefinin “Kamusal Eğitim Cumhuriyeti” olduğunu vurgulayan Al, “Özgür düşünen, bilimden yana, laik, demokratik, eşit yurttaşlar yetiştiren bir kamusal eğitim cumhuriyeti için eğitim anlayışını yeniden kuracağız” dedi.

Kamusal eğitim anlayışının eğitimi piyasanın, dinsel yapıların veya siyasi iktidarların müdahale alanından çıkararak toplumun ortak hakkı haline getirmeyi amaçladığını belirten Al, eğitimin aile gelirinden, yaşanılan bölgeden veya sahip olunan imkanlardan bağımsız olarak herkes için eşit ve nitelikli olması gerektiğini ifade etti.

“Geleceğin eğitimini bugünden kuracağız”

Açıklamasının sonunda CHP’nin eğitim politikalarına ilişkin hedeflerini yineleyen Al, yalnızca mevcut sorunları gidermeyi değil, geleceğin eğitim sistemini kurmayı amaçladıklarını söyledi.

Al, “Biz yalnızca kaybettiklerimizi geri almak için değil, geleceğin eğitimini bugünden kurmak için yola çıkıyoruz. Kamusal Eğitim Cumhuriyeti, eğitimin yeniden herkesin hakkı, okulun toplumun ortak yaşam alanı ve öğretmenin bu dönüşümün kurucu öznesi olduğu bir gelecek iddiasıdır” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Haber Merkezi