İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Buca Belediyesi’ne düzenlenen operasyonla ilgili tartışmalar sürerken, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç emniyet binası önünde açıklamalarda bulundu. Gözaltına alınan şüphelilerin 36 saati aşan süreyle işlemlerinin sürdüğü süreçte Güç, hem gizlilik kararı hem de ifade alma süreçlerinin gecikmesine tepki gösterdi.

“İnsanlara eziyet çektiriliyor” eleştirisi

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, gözaltındaki şüphelilerin henüz ifadelerinin alınmamasını eleştirerek sürecin uzatıldığını savundu. Güç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Alsancak’ta İZSU çalışması başlıyor: Trafik yönü ve ESHOT güzergahları değişti
Alsancak’ta İZSU çalışması başlıyor: Trafik yönü ve ESHOT güzergahları değişti
İçeriği Görüntüle

“Hala ifadeleri almamışlar maalesef. İnsanlara eziyet çektiriyorlar burada. Zaten küçücük odalarda üst üste kalmak zorunda kalıyor insanlar. Bir an önce ifadelerinin alınıp adliyeye gönderilmesi lazım. Dört günlük süreç, ek süre ek süre alınarak gidiliyor. Süreci uzattıkça, insanlara eziyet çektirdikçe insanları yıldırmaya çalışıyorlar. Doğru bir yaklaşım değil. Bu süreçlerin bu şekilde adi suçlar gibi; arkadaşlarımızın bürokrat arkadaşlarımızın memur arkadaşlarımızın bu kadar zorlandığı, ailelerin dört gün boyunca burada eziyet çektiği bir süreci yaşatmak doğru değil. Bunların yaşatılmaması lazım. Bunlara dikkat edilmesi lazım””

Güç, gözaltı sürecinin ek sürelerle uzatılmasını da eleştirerek bunun “insanları yıldırmaya dönük bir yaklaşım” olduğunu iddia etti. Şüpheliler arasında belediye bürokratları ve çalışanlarının da bulunduğunu belirten Güç, ailelerin de süreçten olumsuz etkilendiğini ifade etti.

“Ciddiyet sorgulanıyor” ve evrak tartışması

Açıklamasının devamında Güç, soruşturma kapsamında belediyeden sonradan evrak talep edilmesini de eleştirdi. Sürecin baştan yeterince hazırlanmadığını savunan Güç, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bir de bu sürecin daha hazırlanmamış olduğu, iki günden beri belediyeden sürekli evrak istenen bir adli süreci görüyoruz. Hiç hazırlanmamışlar sanki, önceden hiç evrak almamışlar. Şimdi belediyeden sürekli evrak istiyorlar. Bu, işin ciddiyetinin sorgulandığı bir süreç aslında. Ciddi bir şekilde hazırlanılmış olsaydı belediyeden şimdi evrak istenmezdi. Şimdi niye evrak istiyorsun? Zamanında isteyebileceğin evraklar varken o zaman niye istemedin de şimdi belediyeden evrak istiyorsun? Ciddiyetsizce hazırlanmış, ‘acaba bir şeyler daha bulabilir miyiz’ diye hareket edilmiş bir adli süreçten bahsediyoruz. Bu tarz durumlar vatandaşı kırıyor, toplumu bölüyor, belediyeleri ayrıştırıyor. Devlet yapısı bozuluyor. Devlet yapısı bozuldukça halkın devlete olan güveni azalıyor. Biz devletimize güvenen, devletimizle bir arada olan insanlarız. Devlete olan güvenimiz kaybolursa bu toplumsal anlamda da kırılmaya neden olur. Buna dikkat etmemiz gerekiyor.”

Güç’e göre, soruşturmanın başında gerekli belgelerin toplanmaması ve sonradan yeni evrak istenmesi, sürecin planlı ve sistematik yürütülmediği yönünde bir izlenim oluşturuyor. Bu durumun kamu kurumlarına olan güveni de zedelediğini savundu.


Ara Başlık: “Ne olduğu belli olmayan bir süreç” iddiası

Güç, soruşturmanın içeriğine dair bilgi eksikliğine dikkat çekerek gizlilik kararının süreci belirsiz hale getirdiğini söyledi. Daha önce benzer bir süreçte de aynı durumu yaşadıklarını belirten Güç, şunları dile getirdi:

“İçerikle ilgili hiçbir şey bilmiyoruz şu anda. Güzelbahçe olayında da aynı şeyi yaşadık, Mustafa Başkan’ın durumunda. Gizlilik kararı aldılar, bir şey söylemediler. En son ifadelerde öğrendik. Bomboş bir dosya. Burada da ne olduğu belli olmayan, örgüt adı altında toplanılmış bir süreç işletiliyor. İşin içeriği nedir? Burası bir belediyedir, kamu kurumudur. Önceden Sayıştay burayı denetlemiş midir? Denetlenmiş bir işle alakalı mı arkadaşlar içeri alınmıştır? Koskoca Buca Belediyesi’nin bütün bürokratları, üst yöneticilerinin tamamı toplandı, buraya getirildi. Belediyede işler ilerliyor mu? Hizmetler sürüyor mu? İşçilerle ilgili problem yaşanıyor mu? Maaşlar ödenebilecek mi? Şirketlerle alakalı, vergi borçlarıyla alakalı sıkıntılar yaşanacak mı? Bunları düşünen yok. Bu yaklaşım zaten rahatsız eden bir yaklaşımdı. Güzelbahçe’de de arkadaşlarımızı içeriye aldılar. Gizlilik kararı var dediler. Adliyede ne olduğunu öğrendik. Hiçbir şey yok. Bomboş bir dosyadan Mustafa Başkanımız içeri alındı bir tane müteahhidin suçlamasıyla. Herhangi bir insan, bir insanı suçladıktan sonra içeri alınabiliyorsa; bu ülke bu hale geldiyse, bu ülke devlete olan güvenini, hukuka olan güvenini kaybetmiştir. Bizim rahatsızlığımız bundan. Biz devletimize, hukuk sistemine güvenemeyeceksek, Adalet Bakanlığı’na güvenemeyeceksek, hâkime, savcıya güvenemeyeceksek; bu ülkeye bağlılığımızı nasıl sağlayacağız? Bu ülke için çalışmayı, vergi ödemeyi, hayatımızı, ömrümüzü, çocuklarımızın geleceğini bu ülkeye adamayı nasıl sürdüreceğiz? Bu bizi toplumsal olarak yıpratıyor, milletimizi yıpratıyor. Bu sürecin bu şekilde yürütülmesi, gizli kapaklı yürütülmesi, kapalı kapılar arasında yürütülmesi hepimizi rahatsız ediyor. Bu rahatsızlığın sonucu farklı sonuçlara neden olabilir.”

Buca Belediyesi’nin geniş çaplı bir operasyonla karşı karşıya kalmasının kamu hizmetlerini de etkileyebileceğini ifade eden Güç, belediye hizmetlerinin devam edip etmediği, çalışanların maaşları ve mali süreçlerin nasıl etkileneceği gibi konuların belirsiz olduğunu vurguladı.

“CHP’ye kayyum iddiası” ve siyasi değerlendirme

Açıklamalarının son bölümünde siyasi değerlendirmelerde de bulunan Güç, Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yönelik olası kayyum tartışmalarına değindi. Sürecin siyasi boyut kazandığını öne süren Güç, şu ifadeleri kullandı:

“Süreç öyle bir hale geldi ki CHP’ye kayyum atanacak duruma kadar geldi. Biz CHP olarak bunu asla kabul etmiyoruz. Devletin altyapısı, Türkiye Cumhuriyeti’nin altyapısı Atatürk ile beraber kurumsallaşmış ve kökleşmiştir. Bu yapı asla bozulmayacaktır. Biz bu devlet yapısıyla alakalı bozulmanın cezasının ilk seçimlerde AK Parti hükümetine halkımız ve milletimiz tarafından kesileceğini düşünüyoruz. Bunu ilk seçimlerde göreceğiz.”

Güç, Türkiye’de demokratik kurumların güçlü bir yapıya sahip olduğunu ancak yaşanan gelişmelerin siyasi gerilimleri artırdığını savundu. Ayrıca, kamuoyunun bu tür süreçlere yaklaşımının seçimlerde karşılık bulacağını ifade etti.

Kaynak: İz Gazete