Çeşme Yarımadası Çevre Derneği (ÇEŞÇEP), Çeşme’nin Altınkum bölgesinde bulunan 13,6 hektarlık alana ilişkin onaylanan imar planlarına tepki gösterdi. Altınkum, Çiftlik ve Musalla mahallelerini kapsayan 136 bin 467 metrekarelik alan, 6306 sayılı Kanun kapsamında “rezerv yapı alanı” ilan edilmişti.
Alana ilişkin 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından 27 Ağustos 2026 tarihinde onaylandı. Planlar, 28 Ağustos-11 Eylül 2026 tarihleri arasında askıya çıkarıldı.
Alanın büyük bölümü boş
ÇEŞÇEP’in açıklamasına göre planlama alanının 43 bin 114 metrekarelik bölümü 4 kişiye ait özel mülkiyet parsellerinden oluşuyor. Yaklaşık 28 bin metrekarelik 3 parsel Maliye Hazinesi mülkiyetinde bulunurken, yaklaşık 65 bin metrekarelik bölüm ise tescil harici alan statüsünde.
Dernek, toplam 13,6 hektarlık alanda riskli yapı dönüşümüne konu olacak yoğun bir yerleşim veya geniş çaplı bir yapı stokunun bulunmadığını belirterek, plan raporunda da alanın büyük ölçüde boş olduğunun ifade edildiğine dikkat çekti.
Olumsuz görüşlere rağmen onaylandı
ÇEŞÇEP, planlama sürecinde bazı kamu kurumlarının olumsuz görüş bildirdiğini belirtti.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, 16 Mart 2025 tarihli görüşünde alanın halkın kıyı kullanımının ve turizm altyapısının geliştirilmesi amacıyla, kamu kullanımına açık şekilde planlanması gerektiğini vurguladı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi de planlara ilişkin olumsuz görüş bildiren kurumlar arasında yer aldı.
Bölgeye ilişkin daha önceki imar planları da yargıya taşınmıştı. 26 Haziran 2015 tarihinde onaylanan ve mevcut planla büyük ölçüde benzerlik taşıdığı belirtilen plan, TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi tarafından açılan dava sonucunda İzmir 2. İdare Mahkemesi’nin 10 Ekim 2017 tarihli kararıyla iptal edilmişti.
İzmir Batı Bölgesi 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı’na ilişkin doğal sit ve korunan alan kararları da İzmir 3. İdare Mahkemesi’nin 26 Nisan 2019 tarihli kararıyla iptal edilmişti.
Alanın yüzde 55,5’i konut olacak
Onaylanan planın kullanım kararları da tartışmanın önemli başlıklarından biri oldu.
Plan raporundaki verilere göre 75 bin 814 metrekarelik alan, yani planlama alanının yüzde 55,5’i “gelişme konut alanı” olarak ayrıldı. Bu bölgelerde E=0,20 ve Yençok Z+1 yapılaşma koşulu uygulanacak.
13 bin 788 metrekarelik bölüm ise “Ticaret+Turizm+Konut Alanı” olarak belirlendi. Bu alanlarda E=0,30 ve Yençok Z+4 yapılaşma koşulları öngörüldü.
ÇEŞÇEP, “Ticaret+Turizm+Konut” olarak belirlenen alanlarda dahi konut kullanım oranının yüzde 94 olduğunu savundu.
Altyapı ve taşkın riski uyarısı
Dernek, İZSU Genel Müdürlüğü’nün 21 Ekim 2025 tarihli görüşüne de dikkat çekti. Buna göre alanın batısından bir dere yatağı ve iki yan kolunun, doğusundan ise başka bir dere yatağının geçtiği belirtildi.
İZSU’nun görüşünde taşkın ve rüsubat kontrolüne ilişkin mevzuatın dikkate alınması ve DSİ’den güncel görüş alınması gerektiğinin ifade edildiği aktarıldı.
ÇEŞÇEP, söz konusu uyarılara rağmen planın onay sürecinin hızla tamamlandığını öne sürdü.
“Çeşme’nin doğal alanları yok ediliyor”
Altınkum’un Çeşme’nin önemli doğal ve turistik bölgelerinden biri olduğunu belirten ÇEŞÇEP, bölgedeki yapılaşmanın kıyı erişimi ve doğal alanlar açısından geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabileceğini savundu.
Dernek açıklamasında, “Çeşme’nin gerçek turizm potansiyeli — kamusal kıyı, doğal sit, bakir arazi olarak — yok edilmektedir” ifadelerine yer verdi.
ÇEŞÇEP’ten üç soru
ÇEŞÇEP, planın onaylanmasıyla ilgili kamuoyuna şu soruları yöneltti:
-
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin olumsuz görüşlerine rağmen plan hangi makam kararıyla onaylandı?
-
Aynı alan için daha önce mahkeme kararlarıyla iptal edilen planlardan hangi ders çıkarıldı?
-
Yalnızca 4 şahsa ait parseller ile Hazine arazilerinin bulunduğu bir alanın “afet riski/rezerv alan” ilan edilmesinin kamu yararı nedir?
Dernek ayrıca, planlardan kimlerin kazanç sağlayacağını ve Çeşme halkının ne kaybedeceğini sorguladı.
ÇEŞÇEP, planların 11 Eylül 2026 tarihine kadar askıda kalacağını belirterek, askı süresi içerisinde yasal itirazda bulunacağını ve gerekmesi halinde yargı yoluna başvuracağını açıkladı.




