Baskın seçim, CHP’ye kapatma ve mutlak butlan tartışmaları: AKP ne diyor?
Baskın seçim, CHP’ye kapatma ve mutlak butlan tartışmaları: AKP ne diyor?
İçeriği Görüntüle

Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “siyasal casusluk” suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması Silivri’de gerçekleştirildi. Dava kapsamında İmamoğlu’nun yanı sıra kampanya direktörü Necati Özkan ve gazeteci Merdan Yanardağ da sanık olarak yer alıyor. Sanıklar hakkında 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası ve siyasi yasak talep ediliyor. Yüz altmış sayfalık iddianamede, Hüseyin Gün’e ait dijital materyaller ve yazışmaların yer aldığı belirtildi.

Duruşmanın seyri ve savunmalar

Davanın ilk duruşması 11 Mayıs’ta başladı ve iki gün boyunca sürdü. İlk gün Hüseyin Gün ve Ekrem İmamoğlu savunma yaparken, ikinci gün Merdan Yanardağ ve Necati Özkan mahkemeye çıktı. Tüm sanıklar kendilerine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Savunmalarda iddianamenin siyasi nitelik taşıdığı yönünde değerlendirmeler öne çıktı. Duruşma boyunca taraflar arasında delil ve yorumlara ilişkin sert tartışmalar yaşandı.

İmamoğlu’nun savunması ve iddialara yanıtı

Ekrem İmamoğlu savunmasında, davanın hukuki değil siyasi bir nitelik taşıdığını ifade etti. Hakkındaki suçlamaları “absürt” ve “utanç verici” olarak nitelendirdi. İmamoğlu, dosyada yer alan iddiaların somut delillere dayanmadığını savundu. Ayrıca seçim sürecine ilişkin görüşmelerin rutin siyasi temaslar kapsamında gerçekleştiğini belirtti. İBB’deki tüm görüşmelerin resmi kayıtlarla sabit olduğunu vurguladı.

Necati Özkan’ın açıklamaları

Necati Özkan, Hüseyin Gün ile olan temaslarının oldukça sınırlı olduğunu söyledi. Söz konusu iletişimin birkaç mesajlaşma ve kısa görüşmelerden ibaret olduğunu ifade etti. Yanardağ ile de yalnızca iki kez aynı ortamda bulunduğunu belirtti. Özkan, dijital veri iddialarının gerçek dışı olduğunu savundu. Savunmasında iddianamede yer alan teknik verilerin yanlış yorumlandığını dile getirdi.

Merdan Yanardağ’ın savunması

Gazeteci Merdan Yanardağ, davanın kendisini ve yayıncılık faaliyetlerini hedef aldığını öne sürdü. Tele1 üzerinden yürütülen yayın politikalarının suçlama konusu yapıldığını ifade etti. Kanalın ekonomik ve siyasi baskılarla karşı karşıya bırakıldığını savundu. Ayrıca kendisine yöneltilen suçlamaların gazetecilik faaliyetleriyle ilişkilendirilemeyeceğini söyledi. Yanardağ, iddianamede yer alan bağlantıların zayıf ve yoruma dayalı olduğunu belirtti.

Hüseyin Gün’ün beyanları

Hüseyin Gün, hakkındaki tüm suçlamaları reddederek casusluk iddialarının gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Türkiye’de bulunduğu süreçte yalnızca teknoloji ve yapay zekâ çalışmaları yaptığını söyledi. Devletin gizli bilgilerine erişmediğini ve paylaşmadığını savundu. Ayrıca bazı çalışmalarının devlet kurumlarıyla iş birliği içinde yürütüldüğünü iddia etti. Gün, kendisine yönelik suçlamaların yanlış yorumlara dayandığını belirtti.

İddianamede yer alan suçlamalar

İddianamede Hüseyin Gün’ün telefon yazışmaları ve dijital kayıtları temel delil olarak gösterildi. Gün’ün yabancı istihbarat servisleriyle temas halinde olduğu iddia edildi. Ayrıca İBB’ye ait bazı verilerin yasa dışı şekilde dışarı aktarıldığı öne sürüldü. Savcılık, 2019 yerel seçimlerine ilişkin dijital manipülasyon iddialarına da yer verdi. MASAK raporlarında yer alan para hareketleri de dosyaya dahil edildi.

Savcılığın talebi ve duruşma süreci

Savcılık makamı, sanıkların tutukluluk hallerinin devam etmesini talep etti. Mahkeme sürecinde delillerin değerlendirilmesine devam edilmesine karar verildi. Duruşmada taraf avukatları arasında yoğun tartışmalar yaşandı. Mahkeme heyeti, dosyanın kapsamlı olması nedeniyle incelemelerin süreceğini belirtti. Bir sonraki duruşma için ileri bir tarih verildi.

Kaynak: BBC