Yıllarca kentin göbeğinde beton bir duvar gibi yükselen ve uzun hukuki, idari girişimler sonucunda yıkılarak ortadan kaldırılan Buca Cezaevi’nin yaklaşık 78 bin metrekarelik devasa arazisi, İzmir siyasetinin ve kent gündeminin en sıcak tartışma konusu olmaya devam ediyor. Boşaltılan alanın kente nasıl kazandırılacağı konusunda yerel yönetim, sivil toplum kuruluşları ve merkezi hükümet arasında yaşanan planlama krizi yeni bir boyut kazandı.

Buca Cezaevi-1

Dikili’de korku dolu gece: Otobüslerle gelip mekân bastılar!
Dikili’de korku dolu gece: Otobüslerle gelip mekân bastılar!
İçeriği Görüntüle

Rant iddiaları, iptal kararı ve yükselen tepkiler

Buca Cezaevi’nin yıkılmasının ardından arazi için hazırlanan ilk 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında; alanın konut, ticaret alanı, okul, yeşil alan ve sosyal donatı alanı olarak karma bir yapıda değerlendirilmesi öngörülmüştü. Hem Buca Belediyesi’nden hem de İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden ilk etapta oybirliğiyle geçen bu planlar kısa süre içinde kentte büyük bir infiale yol açtı.

Başta Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) bünyesindeki meslek odaları ve çeşitli sivil toplum kuruluşları olmak üzere birçok siyasi parti temsilcisi “Buca’nın betona değil, nefes alacak yeşil alana ihtiyacı var” diyerek itiraz bayrağını çekti. Arazi önünde düzenlenen eylemler ve yükselen kamuoyu baskısı sonrası İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonu planları iptal etti. Bu karar, Belediye Meclisi’nde de oyçokluğuyla kabul edilerek resmiyet kazandı.

Bakanlık devrede, süreç yargıya taşınıyor

Planların yerel yönetim tarafından iptal edilmesi, özellikle siyasi partiler arasında tartışmaları artırırken gözler mülkiyeti İller Bankası’na ait olan araziye çevrildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın doğrudan devreye girerek “re’sen plan yapma ve onama” yetkisini kullanacağı öne sürülüyor.

Bakanlığın, yerel yönetim tarafından reddedilen ticaret ve konut fonksiyonlarını da içeren planları yeniden onaylayarak askıya çıkaracağı ifade ediliyor. Bu adımın ardından süreç tamamen hukuki zemine taşınacak ve bir aylık askı sürecinde itirazlar değerlendirilecek.

Meslek odaları ve çevreci sivil toplum kuruluşlarının planlara yeniden itiraz etmesi, reddedilmesi halinde ise konuyu İdare Mahkemesi’ne taşıyarak “yürütmeyi durdurma ve iptal” davası açması bekleniyor. Böylece Buca Cezaevi arazisinin geleceğini büyük ölçüde yargı süreci belirleyecek.

Kaynak: Haber Merkezi