Dünya Likit Gaz Birliği tarafından İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen Likit Gaz Haftası Programı'nda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, küresel enerji piyasalarında yaşanan belirsizliklere karşı kaynak çeşitliliğinin önemini anlattı. Türkiye'nin LPG alanındaki güçlü altyapısına işaret eden Bayraktar, enerji güvenliğinin sağlanması için farklı kaynaklara, güvenilir tedarik zincirlerine ve uluslararası işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Enerji güvenliğinde çeşitlilik vurgusu
Küresel enerji sektörünün daha önce benzeri görülmemiş zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirten Bayraktar, ülkelerin değişen koşullara uyum sağlayacak politikalar geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Güvenilir ve uygun fiyatlı enerjiye erişimin, dünya ekonomisinin enerji dönüşümünden geçtiği mevcut süreçte daha karmaşık hale geldiğini kaydeden Bayraktar, enerji güvenliğinin ulusal güvenliğin temel unsurlarından biri olduğunu dile getirdi.
Enerji sistemlerinin dayanıklılığını artırmak için her ülkenin ihtiyaçlarını dikkate alan esnek ve dengeli politikalara ihtiyaç duyulduğunu belirten Bayraktar, kaynak çeşitliliğinin bu yaklaşımın merkezinde bulunduğunu söyledi. Tek bir enerji kaynağına, tedarikçiye, teknolojiye veya nakliye güzergahına bağımlı kalmanın risk oluşturduğunu vurguladı.
LPG, enerji arzında alternatif oluşturuyor
Petrol ve doğal gazın gölgesinde kalabilen LPG'nin enerji güvenliğine katkısının göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Bayraktar, bu yakıtın taşınabilirliği, esnek kullanımı ve erişilebilirliği sayesinde özellikle arz kesintilerinin yaşandığı dönemlerde milyonlarca tüketici için alternatif sunduğunu kaydetti.
Türkiye'nin LPG sektöründe önemli bir pazar büyüklüğüne ulaştığını ifade eden Bayraktar, ülkenin geçen yıl toplam LPG tüketiminde Avrupa'da ikinci sırada bulunduğunu açıkladı. Türkiye'nin otogaz tüketiminde dünya genelinde ikinci sırada yer aldığını belirten Bayraktar, otogaz istasyonları, bayileri ve LPG ile çalışan araç sayısı bakımından ise dünya birincisi olduğunu söyledi.
Ülkede yaklaşık 10 bin otogaz istasyonu bulunduğunu aktaran Bayraktar, LPG ile çalışan araç sayısının 5,2 milyona ulaştığını bildirdi. Bu araçların kayıtlı taşıt filosunun yaklaşık yüzde 30'unu oluşturduğunu belirten Bayraktar, verilerin Türkiye'deki LPG pazarının gelişmişliğini ve altyapısının gücünü ortaya koyduğunu ifade etti.
Bayraktar, LPG'nin öneminin yalnızca pazar büyüklüğü ve ticari faaliyetlerle sınırlı olmadığını, küresel ölçekte enerjiye erişim sorunlarının çözümünde de etkili bir araç olarak değerlendirildiğini söyledi.
Temiz pişirme COP31 gündemine taşınacak
Teknolojik gelişmelere rağmen dünya genelinde yaklaşık 2 milyar insanın temiz pişirme imkanlarından yararlanamadığını belirten Bayraktar, modern enerji hizmetlerine erişimin yaygınlaştırılmasının kapsayıcı enerji dönüşümü açısından önem taşıdığını vurguladı.
Elektrik ve doğal gaz altyapısının yetersiz olduğu bölgelerde LPG'nin geleneksel pişirme yakıtlarına kıyasla pratik ve nispeten daha temiz bir alternatif sunduğunu ifade eden Bayraktar, Türkiye'nin bu alanda edindiği deneyimin diğer ülkelere de örnek olabileceğini dile getirdi.
Temiz pişirme imkanlarının yaygınlaşması için uygun fiyatlı yakıt tedarikinin, güvenli ekipmanların ve güvenilir dağıtım ağlarının önemine değinen Bayraktar, hükümetler, sanayi kuruluşları ve uluslararası kurumlar arasında işbirliği yapılması gerektiğini belirtti.
Bayraktar, temiz pişirmenin kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31 kapsamında küresel gündeme taşınması planlanan başlıklardan biri olduğunu açıkladı. İklim eylemlerinin enerjiye erişim ve ekonomik kalkınmayla birlikte ele alınması gerektiğini kaydetti.
LPG ulaşım, ısınma ve sanayide de kullanılıyor
LPG'nin yalnızca yemek pişirmede değil, ulaşım, ısınma ve sanayi uygulamalarında da önemli işlevler üstlendiğini belirten Bayraktar, yakıtın kolay taşınabilmesi ve sınırlı altyapıyla kullanılabilmesinin önemli avantajlar sağladığını ifade etti.
Bu özelliklerin doğal afetler ve acil durumlarda LPG'yi kullanışlı bir enerji seçeneğine dönüştürdüğünü aktaran Bayraktar, Türkiye'nin kapsamlı bir doğal gaz dağıtım ağına sahip olduğunu ancak birçok ülkede benzer altyapıların bulunmadığını söyledi. Bayraktar, bu ülkelerde LPG'nin hızlı ve uygulanabilir bir çözüm sunabileceğini dile getirdi.
Küresel LPG sektörü için üç öncelik
Küresel LPG endüstrisinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayraktar, sektörün gelişimi için üç temel öncelik belirlediklerini açıkladı.
İlk önceliğin, farklı kaynakların kullanılması, güvenilir altyapının geliştirilmesi ve uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi yoluyla tedarik zincirlerinin dayanıklılığını artırmak olduğunu belirtti.
İkinci sırada, özellikle temiz pişirme imkanlarından ve modern enerji altyapısından yoksun toplulukların LPG'ye güvenli ve uygun fiyatlarla erişebilmesinin bulunduğunu ifade eden Bayraktar, üçüncü önceliğin ise verimlilik, güvenlik standartları, inovasyon ve sürdürülebilirlik alanlarında yatırımları artırmak olduğunu kaydetti.
Türkiye'nin söz konusu hedeflerin hayata geçirilmesi için uluslararası ortaklarla işbirliğine hazır olduğunu belirten Bayraktar, enerji sektörünün geleceğinin tek bir yakıt veya teknoloji üzerinden şekillenmeyeceğini söyledi.
Bayraktar, ülkelerin farklı ihtiyaçlarına ve koşullarına uygun çeşitli çözümlerin birlikte kullanılacağını, LPG'nin de değişen küresel enerji sisteminde önemli bir yer tutmayı sürdüreceğini ifade etti.



