Yaz sıcaklarıyla birlikte artan sivrisinek popülasyonu, Batı Nil virüsünün Avrupa genelinde yeniden yayılmasına zemin hazırladı. Son haftalarda farklı ülkelerden peş peşe gelen vaka bildirimleri gelirken, bazı bölgeler yüksek riskli ilan edildi. Sağlık kurumları ise yaz boyunca düzenli takip sürecini devreye aldı.
Avrupa'da şu ana kadar Batı Nil virüsüne bağlı can kaybı bildirilmezken, uzmanlar virüsün bazı vakalarda beyin iltihabı, menenjit ve sinir sistemini etkileyen ağır tablolara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Yunanistan'da vakalar arttı
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) ile Yunanistan Ulusal Halk Sağlığı Örgütü (EODY) verilerine göre, Yunanistan'da 22 Temmuz itibarıyla 21 yerel kaynaklı Batı Nil virüsü vakası tespit edildi.
Vakaların 20'sinde merkezi sinir sistemini etkileyen ciddi sağlık sorunları görüldü. Şu ana kadar ölüm kaydedilmezken, 13 kişinin hastanede tedavi altında olduğu açıklandı.
Vakaların büyük bölümü Attika bölgesinde görülürken, henüz vaka tespit edilmeyen bazı belediyeler de virüsün yayılma riski nedeniyle yüksek riskli bölge ilan edildi.
Virüs beş ülkede görüldü
ECDC verilerine göre Avrupa ve yakın çevresindeki beş ülkede toplam 33 yerel kaynaklı Batı Nil virüsü vakası kayıtlara geçti.
En fazla vaka İtalya'da görüldü. Ülkede 16 farklı bölgede 20 vaka tespit edilirken, bunların önemli bir kısmının son raporlama döneminde ortaya çıktığı bildirildi. Bu durum, virüsün coğrafi yayılımının hız kazandığını ortaya koydu.
İtalya'nın yanı sıra İspanya, Romanya ve Kuzey Makedonya'da da yerel kaynaklı vakalar bildirildi.
EODY, Batı Nil virüsünün 2010 yılından bu yana neredeyse her yıl görülmesinin virüsün ülkede yerleşik hale geldiğini gösterdiğini belirtti. ECDC ise yaz boyunca haftalık güncellemelerini sürdüreceğini açıklayarak, virüsün hangi bölgelerde görüleceğinin önceden tahmin edilemeyeceğini vurguladı ve vatandaşlara sivrisineklerden korunmaları çağrısında bulundu.
Türkiye'de durum ne?
Batı Nil virüsü Türkiye için de yeni bir hastalık değil. Virüs ilk kez 2010 yılında insanlarda tespit edilirken, Sağlık Bakanlığı hastalığı 2011 yılından bu yana sürveyans sistemi kapsamında izliyor.
Türkiye'de 2020-2023 yılları arasında resmi vaka bildirilmezken, 2024 yılında Batı Nil virüsü vakalarında yeniden artış yaşandığı açıklanmıştı.
Uzmanlara göre Batı Nil virüsü vakalarının büyük bölümü herhangi bir belirti göstermiyor. Belirti görülen kişilerde ise ateş, baş ağrısı, halsizlik, kas ve eklem ağrıları, mide bulantısı, kusma, cilt döküntüsü ve lenf bezlerinde şişlik görülebiliyor.
Ağır vakalarda sinir sistemi etkilenebiliyor
Batı Nil virüsü bazı kişilerde hafif belirtilerle atlatılırken, özellikle ileri yaş grupları ve bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor.
Ağır vakalarda beyin iltihabı (ensefalit), menenjit, kas güçsüzlüğü ve felç gibi merkezi sinir sistemini etkileyen tablolar gelişebiliyor. Uzmanlar, sivrisinek ısırıklarından korunmak için açık alanlarda uzun kollu kıyafet tercih edilmesini, sinek kovucu ürünlerin kullanılmasını ve durgun su birikintilerinin önlenmesini öneriyor.