Tokyo Bilim Enstitüsü'nden Dr. Yusuke Matsuyama liderliğinde yürütülen ve Journal of Epidemiology and Community Health dergisinde yayımlanan araştırma, kültürel etkinliklere düzenli katılımın biyolojik yaşlanmayı yavaşlatabileceğini ortaya koydu.

2004-2009 yılları arasında gerçekleştirilen çalışmada, yaklaşık yüzde 47'si erkek olan bin 899 kişi toplam 4 bin 207 kez değerlendirildi.

Yaklaşık 3 yıllık fark

Araştırmada katılımcıların kültürel yaşama katılım düzeyi; sinema, müze, sanat galerisi ile tiyatro, konser ve opera ziyaretlerinin sıklığına göre 0 ila 15 puan arasında değerlendirildi. Ortalama kültürel katılım puanı 4,3 olarak hesaplandı.

Her birkaç ayda bir kültürel etkinliklere katılanların ortalama puanı 7,3 olurken, yılda iki kez veya daha az katılanların puanı 2,3'te kaldı.

Sonuçlara göre sık kültürel etkinliklere katılanların ortalama fizyolojik yaşı 66,9 olarak belirlenirken, nadir katılanlarda bu değer 69,9'a ulaştı. Araştırmacılar, iki grup arasında biyolojik yaş açısından yaklaşık 3 yıllık fark bulunduğunu tespit etti.

Avrupa'da neden her evde klima yok?
Avrupa'da neden her evde klima yok?
İçeriği Görüntüle

Her puan biyolojik yaşı düşürüyor

Analizler, kültürel katılım puanındaki her 1 puanlık artışın fizyolojik yaşta ortalama 0,085 yıllık düşüşle ilişkili olduğunu gösterdi.

Araştırmanın dört yıl sonraki verileriyle yapılan ikinci analizde de benzer sonuçlara ulaşıldı. Bu değerlendirmede de her 1 puanlık artışın biyolojik yaşta ortalama 0,089 yıllık azalmayla bağlantılı olduğu belirlendi.

Sosyal ve zihinsel etkiler öne çıkıyor

Araştırmacılar, genetik yapı ve kişilik özellikleri gibi sabit faktörleri istatistiksel yöntemlerle kontrol ederek kültürel etkinliklerle biyolojik yaşlanma arasındaki ilişkiyi daha net incelemeye çalıştı.

Uzmanlara göre kültürel etkinlikler sosyal bağları güçlendirirken yalnızlık hissini azaltıyor, zihinsel sağlığı destekliyor ve bireyleri daha sağlıklı beslenme ile düzenli egzersiz gibi olumlu yaşam alışkanlıklarına yönlendirebiliyor. Ayrıca kronik stresin azalmasının da biyolojik yaşlanmayı yavaşlatabileceği ifade ediliyor.

Sonuçlar herkes için geçerli olmayabilir

Araştırmacılar, daha sağlıklı ve enerjik bireylerin zaten kültürel etkinliklere katılmaya daha istekli olabileceğine dikkat çekerek, bu durumun sonuçları etkileyebileceğini vurguladı.

Ayrıca çalışmadaki katılımcıların çoğunluğunun daha eğitimli ve yüksek gelir grubundan oluştuğu, bu nedenle bulguların tüm toplumlara doğrudan genellenemeyeceği belirtildi. Araştırmanın yalnızca sinema, müze, sanat galerisi ile tiyatro, konser ve opera gibi etkinlikleri kapsadığı da kaydedildi.

"Kültür reçetesi" önerisi

Araştırmacılar, kültürel mekanlara erişimin kolaylaştırılması ve uygun fiyatlı programların yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti. Özellikle dezavantajlı gruplar için rehberli müze turları ve sanat atölyeleri gibi uygulamaların sağlıklı yaşlanmaya katkı sağlayabileceği ifade edildi.

Uzmanlar, müze gezisi ya da sinema ziyaretinin tıbbi tedavinin yerini tutmayacağını ancak hem zihinsel hem de fiziksel sağlık açısından önemli faydalar sunabileceğini vurguladı. Araştırmaya göre, kültürel yaşama katılımın teşvik edilmesi gelecekte sağlıklı yaşlanmayı destekleyen öneriler arasında yer alabilir.

Kaynak: Sputnik