Beykent Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Demirkaya, akciğer kanserinin dünyada ve Türkiye'de sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını belirtti. Hastalığın erken evrede tespit edilmesi ve tedavi seçeneklerindeki gelişmelerin hastaların yaşam süresi ve tedavi sonuçları açısından önem taşıdığını ifade etti.

Sigara ve kimyasal maddeler riski artırıyor

Akciğer kanserinin oluşumunda çeşitli çevresel ve kişisel faktörlerin etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Demirkaya, uzun süre sigara kullananların ve pasif içicilerin risk altında bulunduğunu söyledi.

50 yaş ve üzerindeki kişiler, ailesinde akciğer kanseri öyküsü bulunanlar, asbest ve radon gibi maddelere ya da bazı kimyasallara maruz kalanlar ile uzun süre hava kirliliğinin etkisinde kalanlar da risk grupları arasında yer alıyor.

Hangi belirtiler dikkate alınmalı?

Akciğer kanserinin başlangıç aşamasında belirti vermeyebileceğine dikkat çeken Demirkaya, bazı şikâyetlerin hastalığın araştırılmasını gerektirebileceğini belirtti.

Özellikle geçmeyen öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı, göğüs ağrısı, ses kısıklığı, açıklanamayan kilo kaybı ve sürekli yorgunluk gibi belirtilerin görülmesi durumunda sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti.

Erken tanı tedavi seçeneklerini artırıyor

Yüksek risk grubundaki kişilerde düşük doz bilgisayarlı tomografiyle taramanın, akciğer kanserinin henüz belirti vermeden tespit edilmesine yardımcı olabildiğini belirten Demirkaya, erken tanının hastalığın tedavisinde önemli avantajlar sağlayabildiğini söyledi.

Hastalığın erken evrede belirlenmesi, uygun hastalarda daha sınırlı cerrahi müdahalelerin yapılmasına ve yaşam süresinin uzamasına katkıda bulunabiliyor.

Kapalı cerrahi yöntemleri öne çıkıyor

Akciğer kanseri tedavisinde kullanılan cerrahi yöntemlerin geliştiğini belirten Prof. Dr. Demirkaya, video yardımlı torakoskopik cerrahi (VATS) ve robotik cerrahi gibi minimal invaziv yöntemlerin birçok hastada uygulanabildiğini ifade etti.

Bu yöntemlerde daha küçük kesilerle ameliyat yapılabilmesi; daha az ağrı, daha az kanama, enfeksiyon riskinde azalma, hastanede daha kısa süre kalma ve günlük yaşama daha hızlı dönme gibi avantajlar sağlayabiliyor.

Ancak cerrahi yöntemin seçimi, tümörün konumu ve büyüklüğünün yanı sıra hastalığın evresine ve kişinin genel sağlık durumuna göre belirleniyor.

Tedavi ekip çalışmasıyla planlanıyor

Akciğer kanserinde en uygun tedavinin belirlenmesi için farklı uzmanlık alanlarının birlikte değerlendirme yapması önem taşıyor. Demirkaya, göğüs cerrahisi, göğüs hastalıkları, radyoloji, patoloji ve onkoloji uzmanlarının ortak çalışmasının tedavi planlamasında belirleyici olduğunu kaydetti.

Akciğer kanseri riskini azaltmak için neler yapılabilir?

Prof. Dr. Ahmet Demirkaya, akciğer kanseri riskini azaltmak ve hastalığın erken tespit edilmesini desteklemek amacıyla şu önerilerde bulundu:

  • Sigara kullanılıyorsa bırakılmalı, pasif içicilikten kaçınılmalı.

  • Düzenli sağlık kontrolleri yaptırılmalı.

  • Yüksek risk grubunda bulunan kişiler, düşük doz akciğer tomografisi taramasının kendileri için uygun olup olmadığını hekimleriyle değerlendirmeli.

  • Sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite alışkanlıkları edinilmeli.

    10 Kasım'a sınav konulması tepki çekti: Bakan Tekin'den açıklama geldi
    10 Kasım'a sınav konulması tepki çekti: Bakan Tekin'den açıklama geldi
    İçeriği Görüntüle
  • Uzun süren öksürük, kanlı balgam veya nefes darlığı gibi şikâyetlerde gecikmeden hekime başvurulmalı.

Kaynak: Haber Merkezi