AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı Aksoy, İzmir’de son günlerde tartışma konusu olan vakıf taşınmazlarının tescili ve İzmir Limanı’nın işletme devri sürecine dair açıklamalarda bulundu. Aksoy, İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetiminin “haberimiz yoktu” açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını savundu.
Bursalı Aksoy, vakıf taşınmazlarına ilişkin sürecin tamamen hukuki dayanaklara sahip olduğunu belirterek, İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün 3 bin 800 taşınmazı ve 2 binden fazla kiracısı bulunduğunu ifade etti. Kiralamaların mevzuata uygun olarak ihale usulüyle yapıldığını dile getirdi.
Söz konusu taşınmazların kullanım değil, mülkiyet meselesi olduğunu vurgulayan Aksoy, arşiv araştırmaları, Osmanlıca tapu kayıtları ve vakfiye incelemeleri sonucunda vakıf bağlantısının net şekilde tespit edildiğini söyledi. Belgelerin tamamlanmasının ardından ilgili tapu müdürlüklerine başvuru yapıldığını ve tescil işlemlerinin mevzuata uygun biçimde tamamlandığını aktardı.
Konak Tepecik Mahallesi 2895 ada 166 parseldeki Tebhirhane (Gasilhane) taşınmazının Bayezid Baba Vakfı adına 12 Aralık 2024’te, Konak 338 ada 5 parseldeki Egemenlik Binası’nın ise Yakub Bey Camii Vakfı adına 12 Ocak 2026’da tescil edildiğini bildirdi. Aksoy, sürecin 5737 sayılı Vakıflar Kanunu kapsamında yürütüldüğünü belirterek, belediyeye resmi bildirimlerin yapıldığını kaydetti.
İzmir Limanı’nın işletme devrine ilişkin de konuşan Aksoy, söz konusu işlemin mülkiyet devri olmadığını ve limanın İzmir ile Türkiye ekonomisine hizmet etmeye devam edeceğini vurguladı. Aksoy, amacın limanın kapasitesini ve rekabet gücünü artırmak olduğunu ifade ederek, kamuoyunda oluşmaya çalışılan “elden çıkarma” algısının doğru olmadığını söyledi.
Açıklamasında tartışmaların ideolojik değil hukuki zeminde yürütülmesi gerektiğini belirten Aksoy, CHP’li isimleri de eleştirerek temel hizmetlere odaklanmaları çağrısında bulundu:
“Siz eğer gerçekten İzmir’e sahip çıkmak istiyorsanız, altyapı projelerini hayata geçirin, su hatlarındaki kayıp-kaçakları önleyin, sokaklardan çöpleri toplayın, fahiş fiyatları düşürün. Hemşehrilerimiz her yağmur sonrası caddelerde balık tutmasın, kimse barajlarda su azaldığında susuz kalmasın, yavrularımız salgın tehdidiyle karşı karşıya kalmasın.”




