Türkiye ile ABD arasında savunma alanındaki ilişkilerin geleceğini belirleyecek kritik süreç başladı. Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın yaptığı görüşmede, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35 programı yeniden gündeme geldi. Görüşmenin ardından iki ülke arasında diplomatik temaslar sürerken, yaptırımların kaldırılması için izlenecek yol haritası da netleşmeye başladı.
CAATSA yaptırımlarının kaldırılması kolay görünmüyor
ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye'ye uygulanan CAATSA yaptırımlarının kaldırılması yönünde çalışma yürütüldüğünü açıklasa da sürecin hukuki açıdan önemli engeller içerdiği değerlendiriliyor. Yaptırımlar, 2017 yılında kabul edilen federal yasa kapsamında uygulandığı için kalıcı bir çözümün Kongre'nin onayını gerektireceği belirtiliyor. Bu nedenle yalnızca başkanlık kararıyla yaptırımların tamamen kaldırılması mümkün görülmüyor. Washington yönetiminin Kongre desteğini alacak bir formül üzerinde çalışması bekleniyor.
S-400 sistemi sürecin merkezinde yer alıyor
ABD yönetiminin en önemli beklentisinin Türkiye'nin Rusya'dan aldığı S-400 hava savunma sistemi konusunda güvence vermesi olduğu ifade ediliyor. Ankara'nın sistemleri aktif olarak kullanmaması olumlu bir gelişme olarak değerlendirilse de bunun mevcut yasal şartları karşılamadığı belirtiliyor. Bu nedenle tarafların üzerinde uzlaşabileceği yeni bir formül aranıyor. Uzmanlar, S-400 meselesinde çözüme ulaşılmadan yaptırımların tamamen kaldırılmasının zor olduğuna dikkat çekiyor.
Geçici muafiyet seçeneği de masada
CAATSA yasası, ABD Başkanı'na belirli koşulların sağlanması halinde yaptırımları geçici olarak askıya alma yetkisi tanıyor. Bunun için Kongre'ye kapsamlı bir gerekçe sunulması ve Türkiye'nin gelecekte benzer savunma alımları gerçekleştirmeyeceğine ilişkin güvence verilmesi gerekiyor. Ancak geçici muafiyet seçeneğinin Ankara tarafından kalıcı çözüm olarak görülmediği ifade ediliyor. Türkiye'nin önceliği yaptırımların tamamen kaldırılması ve savunma iş birliğinin yeniden normalleşmesi olarak değerlendiriliyor.
F-35 programı da yeniden masada
Trump, F-35 savaş uçakları konusunda henüz kesin karar verilmediğini belirtirken, satışa tamamen kapıyı kapatmayan mesajlar verdi. Türkiye, S-400 alımının ardından 2019 yılında F-35 programından çıkarılmış, ardından ABD Kongresi uçak satışını da yasayla engellemişti. Bu nedenle Türkiye'nin programa yeniden dahil edilmesi ya da yeni F-35 satışı için de Kongre'de yasal düzenleme yapılması gerekiyor. Ankara ise ödemesini yaptığı uçakların teslim edilmesi konusundaki beklentisini sürdürüyor.
Diplomatik temaslar hız kazandı
Erdoğan-Trump görüşmesinin ardından Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da bir araya geldi. Görüşmenin ardından resmi bir açıklama yapılmasa da liderler düzeyinde ele alınan başlıkların takibine ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı belirtiliyor. Önümüzdeki süreçte teknik heyetler ve diplomatik kanallar üzerinden temasların sürmesi bekleniyor. Her iki tarafın da savunma alanındaki iş birliğini yeniden güçlendirmeye yönelik irade ortaya koyduğu ifade ediliyor.
Kongre sürecin en kritik aşamalarından biri olacak
Trump yönetiminin Türkiye lehine atacağı adımların önemli bölümü ABD Kongresi'nin tutumuna bağlı olacak. Cumhuriyetçilerin Kongre'de çoğunluğa sahip olması yönetimin elini güçlendirse de yaklaşan ara seçimler nedeniyle zamanın sınırlı olduğu değerlendiriliyor. Kongre'deki bazı üyelerin Türkiye ile savunma iş birliğine daha olumlu yaklaşırken, Yunanistan ve İsrail'e yakın isimlerin itirazlarını sürdürdüğü biliniyor. Bu nedenle Washington'daki siyasi dengeler sürecin seyrinde belirleyici rol oynayacak.
Bölgesel dengeler de süreci etkiliyor
Türkiye'ye yönelik olası yaptırım değişiklikleri yalnızca iki ülke ilişkilerini değil, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki güvenlik dengelerini de yakından ilgilendiriyor. Yunanistan ve İsrail yönetimleri, Türkiye'nin yeniden F-35 programına dahil edilmesine karşı olduklarını çeşitli platformlarda dile getiriyor. Buna karşın bazı ABD'li senatörler, NATO'nun güçlendirilmesi açısından Türkiye ile savunma iş birliğinin önemine dikkat çekiyor. Önümüzdeki aylarda Washington'da yürütülecek diplomatik ve siyasi temasların, Türkiye-ABD savunma ilişkilerinin geleceğini şekillendirmesi bekleniyor.