DÜNYA

AB’den ilk yoksulluk stratejisi: Hedef 2050’ye kadar yoksulluğu bitirmek

Avrupa Birliği, ilk kapsamlı yoksullukla mücadele stratejisini duyurdu. Avrupa Komisyonu, 2050 yılına kadar aşırı yoksulluk ve sosyal dışlanmayı sona erdirmeyi hedeflerken, uzmanlar planın bağlayıcı yasalar ve özel bütçe içermemesinin önemli bir eksiklik olduğuna dikkat çekiyor.

Abone Ol

Avrupa Komisyonu, Avrupa genelinde giderek büyüyen ekonomik eşitsizlik ve yaşam maliyeti krizine karşı ilk kapsamlı yoksullukla mücadele stratejisini açıkladı. Strateji kapsamında Avrupa Birliği’nin 2050 yılına kadar aşırı yoksulluğu ve sosyal dışlanmayı sona erdirmesi hedefleniyor. Plan; çocuk yoksulluğu, evsizlik, işsizlik, yaşlıların sosyal güvencesi ve uygun fiyatlı konut sorunları gibi birçok alana odaklanıyor. Ancak stratejinin bağlayıcı yasal düzenlemeler yerine tavsiyelere dayanması ve yeni bir bütçe içermemesi tartışmaları da beraberinde getirdi.

25 yıl içinde yoksulluğu ortadan kaldırmak istiyoruz

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Roxana Mînzatu, Euronews’e verdiği röportajda hedefin son derece iddialı olduğunu kabul etti. Mînzatu, “25 yıl içinde Avrupa Birliği’nde yoksulluğu ortadan kaldırmak istiyoruz” diyerek mevcut tablonun ciddiyetine dikkat çekti. Güncel verilere göre AB’de yaklaşık 92,7 milyon kişi yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunuyor. Bu rakam, neredeyse her beş Avrupalıdan birine karşılık geliyor.

AB, 2030 hedefinin gerisinde kaldı

Avrupa Birliği daha önce 2030 yılına kadar en az 15 milyon kişiyi yoksulluktan kurtarmayı hedeflemişti. Ancak Komisyon’un açıkladığı verilere göre şimdiye kadar yalnızca 3,7 milyon kişiye ulaşılabildi. Mînzatu, özellikle Orta Doğu’daki çatışmaların tetiklediği enerji krizi ve artan yaşam maliyetlerinin tabloyu daha da ağırlaştırabileceğini söyledi. Komisyon Başkan Yardımcısı, “Yoksulluk riski altındaki 93 milyonluk sayı çok kısa süre içinde daha da artabilir” ifadelerini kullandı.

Çocuk yoksulluğu ve konut krizi öncelikler arasında

Yeni strateji, özellikle dezavantajlı çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesini hedefliyor. Bu kapsamda bazı ülkelerde “çocuk garanti kartı” adlı dijital sistemin pilot uygulaması başlatılacak. Bu sistem sayesinde hükümetlerin ihtiyaç sahibi çocukları daha kolay takip etmesi ve ücretsiz sağlık, eğitim ya da sosyal destek hizmetlerine erişim sağlaması amaçlanıyor. Mînzatu, örnek olarak diş sağlığı hizmetlerine erişemeyen çocukları göstererek, “Bu çocukların ihtiyaçlarını tespit etmeli ve gerekli desteği almalarını sağlamalıyız” dedi.

Evsizlikle mücadele için yeni öneriler

Stratejinin önemli başlıklarından biri de Avrupa’da giderek büyüyen konut krizi ve evsizlik sorunu oldu.

Komisyon, üye ülkelere:

  • Erken uyarı sistemleri kurulması
  • Borç danışmanlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılması
  • Tahliyelerin önlenmesi
  • Uzun vadeli kiralamaların teşvik edilmesi

gibi önerilerde bulundu. Özellikle kısa dönemli turistik kiralamaların birçok Avrupa kentinde konut fiyatlarını artırdığı ve sosyal konut erişimini zorlaştırdığı belirtiliyor.

Yeni bütçe ayrılmadı

Planın en çok eleştirilen yönlerinden biri ise yeni ve özel bir bütçe içermemesi oldu. Komisyon, halihazırda kullanılan Avrupa Sosyal Fonu Plus kapsamında sosyal içerme ve maddi yoksunlukla mücadele için 50,2 milyar euroluk kaynak bulunduğunu savunuyor. Ayrıca gelecek çok yıllı bütçede sosyal politikalar için yaklaşık 100 milyar euroluk fon ayrıldığı ifade ediliyor. Ancak eleştirmenler, böylesine büyük bir hedef için mevcut kaynakların yeterli olmayacağını düşünüyor.

STK’lardan eleştiri

Caritas Europa gibi sosyal adalet alanında çalışan sivil toplum kuruluşları, stratejinin olumlu bir adım olduğunu kabul etmekle birlikte, planın somut yasa teklifleri içermemesini önemli bir eksiklik olarak değerlendiriyor. Özellikle Avrupa içinde hareket eden “mobil vatandaşların” sosyal haklara erişimi konusunda yeterli koruma sağlanmadığı eleştirileri yapılıyor. STK’lara göre bağlayıcı düzenlemeler olmadan hedeflerin hayata geçirilmesi zor olabilir.

Engellilere yönelik strateji de güncellendi

Komisyon aynı gün, Avrupa genelinde yaklaşık 90 milyon engelliyi kapsayan stratejinin güncellenmiş versiyonunu da açıkladı.

Bu kapsamda:

  • Avrupa Engelli Kartı
  • Avrupa Park Kartı
  • Dijital erişim sistemleri

gibi uygulamaların tüm üye ülkelerde yaygınlaştırılması hedefleniyor. Amaç, Avrupa Birliği içinde yaşayan engelli bireylerin tüm ülkelerde eşit haklara erişebilmesini sağlamak.

Artan ekonomik baskı Avrupa’yı zorluyor

Enerji fiyatlarındaki yükseliş, yüksek enflasyon, konut krizi ve yaşam maliyetlerindeki artış, son yıllarda Avrupa’da sosyal eşitsizlik tartışmalarını daha görünür hale getirdi. Özellikle düşük gelirli kesimlerin temel ihtiyaçlara erişimde zorlanması, AB kurumları üzerinde sosyal politika baskısını artırıyor. Avrupa Komisyonu’nun açıkladığı yeni strateji, bu nedenle yalnızca bir sosyal politika planı değil; aynı zamanda Avrupa’nın ekonomik geleceği ve sosyal istikrarına yönelik uzun vadeli bir yol haritası olarak değerlendiriliyor.