Uzmandan uyarı: Kontrolsüz vitamin kullanımı sağlığı tehdit ediyor
Uzmandan uyarı: Kontrolsüz vitamin kullanımı sağlığı tehdit ediyor
İçeriği Görüntüle

Gürcistan’da yaşayan Namık Mamedov (39), genç yaşta yakalandığı böbrek yetmezliğiyle 14 yıl boyunca mücadele etti. Diyaliz tedavisinden kaçınmak ve hayat kalitesini artırmak isteyen Mamedov, çareyi Türkiye’de buldu. Onun bu zorlu yolculuğunda en büyük desteği ise babasından geldi.
Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi’nde Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Veysel Umman ve ekibi tarafından tamamen kapalı yöntemle gerçekleştirilen başarılı operasyonun ardından baba ve oğul kısa sürede sağlıklarına kavuştu.

“Diyalize girmek istemedim, Türkiye’de hayatım değişti”

Evli ve iki çocuk babası olan Mamedov, hastalıkla geçen yıllarını şöyle anlattı:

“24 yaşındaydım, bir tren yolculuğundan sonra bacaklarım şişmeye başladı. Gürcistan’da böbrek yetmezliği tanısı kondu ama kimse bana nakil seçeneğini anlatmadı. Yıllarca ilaç tedavisi gördüm, haftalarca serumla yaşadım. Tuz, şeker hatta su bile yasaktı. Hayat kalitem çok düşmüştü. Diyaliz benim için son çareydi ama o aşamaya gelmeden çözüm bulmak istedim. Türkiye’ye geldim, burada inanılmaz bir süreç yaşadım. Ameliyatım çok kolay geçti, şimdi tamamen normal hayatıma döndüm.”

“Kaliteli bir yaşam için nakil gerekiyordu”

Hastanın tedavi süreci hakkında bilgi veren Doç. Dr. Veysel Umman, preemptif (diyalize girmeden yapılan) naklin önemine dikkat çekti:

“Namık Bey uzun süredir kronik böbrek iltihabı nedeniyle izlenen bir hastaydı. Diyalize girmeden yaşam kalitesi düşmeye başlamıştı. Babası verici olarak başvurdu ve genetik uyum saptandı. Teknik olarak zorlu bir vakaydı çünkü verici böbreğini besleyen iki atardamar vardı. Bu damarları hem çıkarma hem nakil sırasında korumak hassasiyet gerektiriyordu. Ancak operasyonu başarıyla tamamladık, böbreğin beslenmesi mükemmel şekilde sağlandı.”

“Son aşamayı beklemeyin”

Nakil için geç kalınmaması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Umman, “Bazı hastalar diyalize girmeyi bekliyor, oysa preemptif nakiller hem yaşam süresini hem konforu artırıyor. Uzun süreli diyaliz kalp, damar ve enfeksiyon risklerini artırıyor. Bu nedenle uygun donör bulunduğunda gecikmeden nakil planlanmalı” dedi.

“Tam kapalı cerrahi ile daha hızlı iyileşme”

Ameliyatın tamamen kapalı (laparoskopik) yöntemle yapıldığını belirten Doç. Dr. Umman, bu tekniğin hasta konforunu ciddi şekilde artırdığını söyledi:

“Böbreğe doğrudan temas etmeden, küçük deliklerden çıkarıyoruz. Bu sayede ameliyat sonrası ağrı, enfeksiyon riski ve iyileşme süresi büyük ölçüde azalıyor. Verici kısa sürede normal yaşamına dönebiliyor. 63 yaşındaki babanın böbreğini vermesi teknik olarak özel bir durumdu ama testler uygun çıktı ve ameliyat sonrası her iki hasta da kısa sürede taburcu edildi.”

“Türkiye, organ naklinde dünya çapında güvenilen bir merkez”

Türkiye’nin organ nakli alanında bölgesel bir merkez haline geldiğini vurgulayan Umman, “Gürcistan, Balkanlar ve Orta Doğu’dan birçok hasta ülkemizi tercih ediyor. Operasyon sonrası vericiyi ikinci, alıcıyı üçüncü günde taburcu ettik. Kontrollerini Türkiye’de tamamladıktan sonra sağlıkla ülkelerine döndüler” ifadelerini kullandı.

“Oğlumun yüzü gülsün yeter”

63 yaşındaki Djambulat Mamedov, oğluna böbreğini vermekte hiç tereddüt etmediğini söyledi:

“Oğlumun sağlığı benim için her şeyden önemliydi. Böbreğim ona uydu, hiç düşünmeden verdim. Şimdi ikimiz de çok iyiyiz, sanki hiç ameliyat olmamış gibiyim. Oğlumun yüzü gülsün yeter.”

Kaynak: İHA