VM Medical Park Samsun Hastanesi Üroloji Kliniği’nden Doç. Dr. Mehmet Çetinkaya, Prostat Kanseri Farkındalık Haftası kapsamında açıklamalarda bulundu. Prostat kanserinin erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu belirten Çetinkaya, hastalığın genellikle yavaş ilerlediğini ve erken teşhis edilmediğinde hayati risk oluşturduğunu söyledi.

Belirti vermeden ilerleyebilir
Doç. Dr. Çetinkaya, prostat kanserinin erken evrelerde belirti göstermeyebileceğini vurgulayarak, ilerleyen dönemde görülebilecek yakınmaları şöyle sıraladı: “Geceleri sık idrara çıkma, idrar yaparken zorlanma veya kesik kesik idrar, idrarda kan görülmesi, bel, kalça ve kemiklerde ağrı.” Bu şikâyetlerin her zaman kansere işaret etmediğini belirten Çetinkaya, mutlaka üroloji uzmanına başvurulması gerektiğini ifade etti.

PSA testi basit ama hayati


PSA'nın (prostat spesifik antijen) prostat bezinden salgılanan bir protein olduğunu anlatan Çetinkaya, “Kanda PSA değerinin yüksek olması prostatta sorun olduğuna işaret edebilir. Her yüksek PSA kanser demek değildir ama prostat kanserinin erken tanısında en önemli belirteçtir” dedi. Ailesinde prostat kanseri öyküsü olanların ise taramaya 45 yaşından itibaren başlaması gerektiğini belirtti.

Kesin tanı biyopsi ile konur


PSA yüksekliğinin veya parmakla muayene bulgularının yalnızca şüphe uyandırdığını kaydeden Çetinkaya, “Prostat kanserinin kesin tanısı biyopsi ile konur. Mikroskop altında kanser hücrelerinin görülmesi şarttır” diye konuştu.

Risk faktörlerine dikkat


Prostat kanserinin risk faktörlerini yaş, aile öyküsü, genetik faktörler ve yaşam tarzı olarak sıralayan Çetinkaya, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmanın prostat sağlığını desteklediğini dile getirdi. “Ancak en önemli adım, düzenli PSA testi ve ürolojik muayenedir. Erken tanı, tedavi başarısını artırır, yaşam kalitesini korur. Bu hafta kendiniz ve sevdikleriniz için bir adım atın; PSA testinizi yaptırın” ifadeleriyle açıklamalarını tamamladı.


Kaynak: iha