BİLİM

214 bin kişilik araştırma ortaya koydu: Yaşadığınız ülke bunama riskinizi etkileyebilir!

Güney Kaliforniya Üniversitesi (USC) öncülüğünde 14 ülke ve bölgeden 214 binden fazla yaşlı yetişkinin verileriyle yürütülen araştırma, demans riskini artıran değiştirilebilir faktörlerin ülkeden ülkeye farklılık gösterdiğini ortaya koydu.

Abone Ol

Güney Kaliforniya Üniversitesi (USC) liderliğinde yürütülen ve 14 ülke ile bölgeden 214 binden fazla yaşlı yetişkini kapsayan araştırma, demans riskini artıran değiştirilebilir faktörlerin ülkeler arasında önemli farklılıklar gösterdiğini ortaya koydu.

2026 Alzheimer Derneği Uluslararası Konferansı'nda (AAIC) sunulan araştırma, aynı zamanda The Lancet Healthy Longevity dergisinde yayımlandı.

Araştırmada düşük eğitim düzeyi, yüksek tansiyon, sigara kullanımı, obezite, depresyon, işitme kaybı, fiziksel hareketsizlik ve sosyal izolasyonun da aralarında bulunduğu 12 değiştirilebilir demans risk faktörü değerlendirildi.

Ülkeler arasında çarpıcı farklılıklar

Araştırma sonuçlarına göre düşük eğitim düzeyi Çin'deki yaşlı yetişkinlerin yüzde 85,6'sını etkilerken, bu oran ABD'de yüzde 12 olarak belirlendi. Buna karşılık yüksek vücut kitle indeksi ABD'de yüzde 44,9 seviyesindeyken, Hindistan'da yüzde 13,3 olarak tespit edildi.

Araştırmanın başyazarı ve USC Schaeffer Enstitüsü Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi araştırmacısı Emma Nichols, ülkeler arasındaki farklılıklardan çok benzerliklerin dikkat çekici olduğunu belirterek, "Bu risklerin farklı ülkelerde benzer şekillerde bir araya geldiğini gördük. Bu durum, önleme stratejilerini nasıl geliştireceğimiz açısından önemli sonuçlar doğuruyor." ifadelerini kullandı.

"Risk azaltılabilir" mesajı verildi

Araştırmacılar, risk faktörleri ülkeden ülkeye değişse de yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol gibi kalp-damar hastalıklarıyla ilişkili sorunların çoğu zaman birlikte görüldüğünü, sigara ve alkol kullanımı gibi davranışların da benzer şekilde kümelendiğini belirtti.

Bilim insanlarına göre bu bulgular, her ülkenin kendi sağlık sistemi ve ihtiyaçlarına uygun demans önleme programları geliştirmesi gerektiğini gösteriyor. Özellikle diyabetle mücadele programlarının yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol gibi bağlantılı riskleri de hedef almasının daha etkili sonuçlar sağlayabileceği ifade edildi.

Emma Nichols, demans riskinin kaçınılmaz olmadığını vurgulayarak, "Bu hastalıklara yakalanma riski önceden belirlenmiş değildir. İnsanlar yaşamları boyunca karşılaştıkları risk faktörlerini değiştirerek kendi risklerini azaltabilir. Bunun yanında toplumsal koşulların da önemli bir rol oynadığını unutmamak gerekir." değerlendirmesinde bulundu.

Araştırma ekibi, gelecek çalışmalarda uyku bozukluğu gibi diğer değiştirilebilir risk faktörlerini de incelemeyi ve araştırmayı Kenya ile Mısır gibi yeni ülkeleri kapsayacak şekilde genişletmeyi planlıyor.