İzmir’de 23 Aralık 2025 tarihli güncel baraj verileri, kentte su krizinin artık ertelenemez bir noktaya geldiğini ortaya koydu. Son yağışlara rağmen barajlarda anlamlı bir toparlanma yaşanmazken, birçok kaynak minimum işletme seviyesine dayanmış durumda. Uzmanlara göre tablo, iklim koşullarının ötesinde ciddi bir su yönetimi sorununa işaret ediyor.
Güzelhisar ayakta, diğer barajlar dipte
Son ölçümlere göre Güzelhisar Barajı yüzde 45,87’lik aktif doluluk oranıyla İzmir’in ayakta kalan tek büyük su kaynağı olarak öne çıkıyor. Ancak Balçova ve Gördes Barajı’nda aktif doluluk oranı resmi olarak yüzde 0’a gerilemiş durumda. Tahtalı Barajı’nda bu oran yüzde 0,31, Ürkmez Barajı’nda yüzde 5,95, Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nda ise yalnızca yüzde 2 seviyesinde ölçüldü.
Kullanılabilir su hacmi alarm seviyesinde
Toplam su hacmi rakamları da krizin boyutunu gözler önüne seriyor. Güzelhisar’da yaklaşık 77,7 milyon metreküp su bulunurken, Tahtalı’da 20,5 milyon metreküp, Ürkmez’de 866 bin metreküp, Alaçatı Kutlu Aktaş’ta ise sadece 820 bin metreküp su kaydedildi.
Asıl çarpıcı tablo ise kullanılabilir su hacminde ortaya çıkıyor. Tahtalı Barajı’nda içme ve kullanma suyu olarak değerlendirilebilecek miktar 900 bin metreküpe kadar düşmüş durumda. Balçova ve Gördes Barajı’nda ise bu rakam fiilen sıfırlandı.
Bir yılda sert düşüş: Tahtalı ve Alaçatı’da uçurum
2024–2025 karşılaştırması, İzmir barajlarında yaşanan kaybın hızını net biçimde ortaya koyuyor. Geçen yıl yüzde 64,26 doluluk oranına sahip olan Güzelhisar, bu yıl yüzde 45,87’ye geriledi. Balçova Barajı yüzde 15,63’ten 0’a, Gördes Barajı ise yüzde 1,05’ten 0’a düştü. Kentin ana içme suyu kaynağı Tahtalı Barajı, geçen yıl yüzde 11,12 doluyken bugün yüzde 0,31 seviyesinde. Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nda ise doluluk oranı bir yılda yüzde 14,26’dan yüzde 2’ye geriledi.
Barajlar minimum işletme çizgisine dayandı
Veriler, birçok barajın “minimum işletme seviyesi” olarak tanımlanan kritik çizgiye tehlikeli biçimde yaklaştığını gösteriyor. Tahtalı Barajı’nda minimum göl hacmi 19,6 milyon metreküp olarak hesaplanırken, mevcut hacim 20,5 milyon metreküp seviyesinde. Bu durum, birkaç milyon metreküplük ilave çekimin dahi sistemi zorlayabileceği anlamına geliyor. Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nda ise minimum göl hacmi 500 bin metreküp. Güncel hacim 820 bin metreküp olsa da, kullanılabilir su yalnızca 320 bin metreküp seviyesinde.
İzmir’i zor bir kış bekliyor
Barajlardaki bu tablo, İzmir’de normal seviyelerde bir kış yağışının bile tek başına yeterli olmayabileceğini gösteriyor. Yeni yılda su kesintileri, tarımsal sulama kısıtlamaları ve kuraklık–taşkın döngüsü riski giderek artıyor. Uzmanlar, yağış beklentisinin yanı sıra su tasarrufu, yağmur suyu hasadı ve kayıp-kaçak oranlarının azaltılmasına yönelik adımların artık kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.
“Her damla altın değerinde”
“Ne olacak bu İzmir’deki barajların hali?” sorusu artık bir serzenişten öte, acil eylem çağrısına dönüşmüş durumda. Ortaya çıkan rakamlar, İzmir’in su konusunda kritik bir döneme girdiğini ve her damlanın altın değerinde olduğunu açıkça gösteriyor.




