Türkiye ile Suudi Arabistan arasında, Cemal Kaşıkçı cinayetinin ardından gerilen ilişkilerde başlayan normalleşme süreci yeni bir aşamaya taşınıyor. Reuters’a konuşan Türk diplomatik kaynaklara göre, iki ülke vatandaşları için vize zorunluluğunu kaldırmaya yönelik anlaşmanın 6 Nisan Çarşamba günü Ankara’da imzalanması planlanıyor.
Ankara’da kritik zirve
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan’ın, Ankara’da gerçekleştirilecek Türkiye–Suudi Arabistan Koordinasyon Konseyi toplantısına eş başkanlık etmesi bekleniyor.
Diplomatik kaynaklara göre, vize muafiyeti anlaşmasının da bu görüşme sırasında resmen imzalanması öngörülüyor. Düzenlemenin umuma mahsus (bordo) ve diplomatik pasaport sahiplerini kapsayacağı ifade ediliyor.
Normalleşmenin en somut adımı
Söz konusu gelişme, son yıllarda Ankara ile Riyad arasında hız kazanan diplomatik yakınlaşmanın en somut sonuçlarından biri olarak değerlendiriliyor. İki ülke, 2018 yılında gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürülmesinin ardından ciddi bir diplomatik kriz yaşamıştı.
Ankara, olayın ardından Suudi yetkilileri sorumlu tutmuş, ilişkiler uzun süre gergin seyretmişti.
2020 sonrası başlayan diplomatik yumuşama
2020 yılından itibaren Türkiye ve Suudi Arabistan arasında ilişkileri onarma yönünde karşılıklı adımlar atılmaya başlandı. 2021 sonrası süreçte ise diplomatik temaslar belirgin şekilde yoğunlaştı.
Bu dönemde Türkiye’nin bölgesel ülkelerle ilişkilerini yeniden dengeleme politikası çerçevesinde Riyad ile de temaslar hız kazandı.
Gündemde bölgesel gelişmeler de var
Ankara’daki görüşmelerde yalnızca vize muafiyeti değil, Orta Doğu’daki güncel gelişmeler de ele alınacak. Hakan Fidan’ın, bölgesel meselelerde “bölgesel sahiplenme” vurgusu yapması bekleniyor.
Ayrıca Türkiye’nin, İran’da yaşanan gerilimin sona erdirilmesine yönelik girişimlere yapıcı katkı sunmaya devam edeceği mesajının da gündeme gelmesi öngörülüyor.
Hürmüz Boğazı da masada
Görüşmelerde Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmelerin de değerlendirileceği belirtiliyor. Türkiye’nin, bölgede yaşanabilecek olası gerilimlerin ve provokasyonların önlenmesi gerektiğini vurgulayacağı ifade ediliyor.




