Şubat ayının ilk günlerinde Güneş’te art arda güçlü patlamalar meydana geldi. 4 Şubat’ta NASA’nın Güneş Dinamikleri Gözlemevi tarafından kaydedilen patlama, en yoğun tür olan X-sınıfı olarak sınıflandırıldı. ABD Uzay Hava Tahmin Merkezi (SWPC), Dünya’nın Güneş’e dönük yüzünde bazı iletişim frekanslarında güçlü bozulmalar ve geçici sinyal kayıpları yaşanabileceği uyarısında bulundu. Yetkililer, kesintilerin birkaç saate kadar sürebileceğini açıkladı.
Güneş patlaması ve fırtına nedir
Güneş patlamaları, çoğu zaman Koronal Kütle Atımı (CME) adı verilen dev enerji boşalmalarıyla birlikte gerçekleşiyor. Bu süreçte uzaya ışık, enerji ve yüklü parçacıklar püskürtülüyor. Elektromanyetik radyasyon ışık hızına yakın bir hızla hareket ederek Dünya’ya yaklaşık sekiz dakikada ulaşıyor. Yüklü parçacıklar Dünya’nın manyetik alanıyla etkileşime girdiğinde atmosferde aurora olarak bilinen ışık gösterileri oluşuyor. Kuzey ve Güney Işıkları olarak bilinen bu doğa olayı, görsel açıdan büyüleyici olsa da güçlü fırtınalar teknoloji üzerinde baskı oluşturabiliyor.
11 yıllık döngü ve artan aktivite
Güneş, yaklaşık 11 yıllık bir aktivite döngüsüne sahip. Bu döngü boyunca sakin ve fırtınalı dönemler yaşanıyor. Aralık 2019’da başlayan Güneş Döngüsü 25’in zirve noktasına 2024’te ulaşıldı. Uzmanlara göre aktivite 2026’ya kadar görece yüksek seyredecek. Güneş maksimumu döneminde güneş lekeleri artıyor ve manyetik alan hareketliliği yükseliyor. Bu da güçlü patlamaların ve Güneş fırtınalarının daha sık yaşanmasına neden oluyor.
Dünya üzerindeki etkileri
Güneş fırtınaları insan sağlığı için doğrudan tehdit oluşturmuyor. Ancak radyo iletişimi, GPS sistemleri, uydu bağlantıları ve elektrik şebekeleri üzerinde etkili olabiliyor.
Tarihte bunun çarpıcı örnekleri var.
- 1989’da meydana gelen güçlü bir jeomanyetik fırtına, Kanada’nın Quebec eyaletinde milyonlarca kişinin dokuz saat boyunca elektriksiz kalmasına yol açtı.
- 1859’daki büyük “Carrington Olayı” ise telgraf hatlarını devre dışı bırakmıştı. 2017’deki iki büyük patlama navigasyon sistemlerinde aksamalara neden olmuştu.
Uzmanlar, artan Güneş aktivitesinin modern teknolojiye bağımlı dünyada daha dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguluyor. Gökyüzünde büyüleyici ışıklar oluşturan bu kozmik olaylar, bir yandan hayranlık uyandırırken diğer yandan uzay hava koşullarının günlük yaşam üzerindeki etkisini bir kez daha hatırlatıyor.