Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri başlayan Çerçeve Yasa'ya ilişkin açıklamalarda bulundu. Birinci TBMM Binası önünde konuşan Özdağ, düzenlemenin PKK'ya yönelik özel af niteliği taşıdığını öne sürdü.
Çerçeve Yasa'nın Sevr Antlaşması'nın imzalanmasının 106'ncı yıl dönümünde Meclis gündemine gelmesine de tepki gösteren Özdağ, bunun tesadüf olmadığını savundu.
“Hangi PKK kendisini feshediyor?”
PKK'nın kendisini feshettiği ve silah bırakmayı kabul ettiği yönündeki açıklamalara değinen Özdağ, örgütün Irak, İran ve Suriye'deki yapılanmalarına dikkat çekti.
Özdağ, “PKK, sadece PKK değil, PKK, KCK, PKK kapsamında Irak'ta, İran'da ve Suriye'de de örgütlü bir narkoterör örgütüdür” ifadelerini kullandı.
Örgütün farklı ülkelerdeki yapılanmalarının da silah bırakıp bırakmayacağını soran Özdağ, “Hangi PKK kendisini feshediyor? İran'daki PKK mı, Suriye'deki PKK mı, Irak'taki PKK mı?” diye konuştu.
Özdağ, Çerçeve Yasa ile terör örgütü üyelerinin affedileceğini ve cezaevlerinden tahliyelerin gündeme geleceğini ileri sürerek, örgütün dış destek, finans, lojistik ve uyuşturucu altyapısına yönelik düzenlemede yeterli tedbir bulunmadığını savundu.
Öcalan iddiası
Özdağ ayrıca Abdullah Öcalan'ın süreç kapsamında İmralı'daki mahkumiyet statüsünden çıkarılarak “siyasi misafir” haline getirileceğini ve umut hakkı kapsamında serbest bırakılmasının hedeflendiğini öne sürdü.
Bu iddiaların düzenlemenin kapsamına ilişkin değerlendirmeleri olduğunu belirten Özdağ, sürecin ilerleyen aşamalarında anayasal değişikliklerin de gündeme gelebileceğini savundu.
“Terörle mücadelede amaç örgütü yok etmektir”
Terörle mücadelede devletlerin hedefinin terör örgütlerini ortadan kaldırmak ve örgütlerin toplumla bağlarını kesmek olduğunu söyleyen Özdağ, Çerçeve Yasa'nın yeni bir toplumsal ve siyasal travmaya yol açabileceğini iddia etti.
Özdağ, “Bu Çerçeve Yasa, Türk siyasetinde Ergenekon, Balyoz, casusluk davalarıyla yaratılan birinci travmadan, 2017'deki kirli referandumla gerçekleşen ikinci travmadan sonra çok ağır ve telafisi zor yeni bir toplumsal, siyasal travmaya, psikolojik travmaya, bir toplumsal kırılmaya neden olabilir” dedi.
Çerçeve Yasa'nın yalnızca başlangıç olduğunu ileri süren Özdağ, ilerleyen süreçte anayasal değişikliklerle mezhep ve etnik yapılara siyasi ayrıcalıklar tanınabileceğini ve Türkiye'nin federasyona doğru sürüklenmek istendiğini öne sürdü.
“Türkiye Yugoslavya'ya, Irak'a, Lübnan'a dönüştürülmek isteniyor”
Türkiye'nin siyasi yapısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, terör örgütü yandaşlarının “yüz yıllık düğüm çözülüyor” söylemiyle süreci desteklediğini savundu.
Türkiye'nin Yugoslavya, Irak ve Lübnan'a benzetilmek istendiğini öne süren Özdağ, “Bu yeni bir Sevr tasarımıdır ve Sevr'in 106'ncı uğursuz yıl dönümünde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne getirilmesi de tesadüf değildir. Allah'ın günü mü kalmadı?” ifadelerini kullandı.
Zafer Partisi'nin terörle müzakere yerine mücadeleden yana olduğunu belirten Özdağ, PKK'nın dış desteği ile lojistik, finans ve uyuşturucu altyapısının ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi.
“Bu yasaya ‘evet’ deme lüksleri yok”
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Özdağ'a, Çerçeve Yasa'nın milletvekili yeminiyle örtüşüp örtüşmediği soruldu.
Özdağ, “Bu yemini eden milletvekillerinin, bu yasaya ‘evet’ deme lüksü yoktur” dedi.
Çerçeve Yasa'yı destekleyenlere hukuki koruma getirildiğini de ileri süren Özdağ, “Doğru iş yaptığından emin olanlar, millete karşı vicdanı rahat olanlar yasa maddelerinin arkasına sığınarak koruma aramazlar” ifadelerini kullandı.
Özdağ, Zafer Partisi olarak Türkiye'nin “milli, üniter, laik Cumhuriyet” olarak yoluna devam etmesi gerektiğini belirterek, bu görüşü paylaşanları Zafer Partisi saflarında Türkiye Cumhuriyeti'ni savunmaya davet etti.