CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, Ankara’da araç muayene istasyonunda darbedildikten sonra yaşamını yitiren polis memuru Melih Okan Keskin’in ölümüyle ilgili süreci Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Bakan, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması talebiyle İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi sundu.

Darp sonrası hayatını kaybetti

Ankara Batıkent Şehit Ramazan Çağlar Polis Merkezi Amirliği’nde görev yapan 44 yaşındaki polis memuru Melih Okan Keskin, 2 Şubat 2026’da aracını rutin muayeneden geçirmek üzere gittiği TÜVTÜRK araç muayene istasyonunda çalışanların saldırısına uğradı.

Yaşanan kavganın ardından kendi imkânlarıyla hastaneye giden Keskin’in beyninde kayma ve kanama tespit edildi. Durumu ağırlaşan polis memuru, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

Olayın sosyal medyada yayılan görüntülerinin ardından kamuoyunda büyük tepki oluşurken, soruşturma da genişletildi.

Soruşturma süreci genişletildi

Olayla ilgili yürütülen adli süreçte:

  • İki istasyon çalışanı tutuklandı.

  • TÜVTÜRK, saldırıya karıştığı belirlenen çalışanların iş akitlerinin feshedildiğini açıkladı.

  • Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, sürecin incelenmesi için 2 başmüfettiş ve 3 denetçi görevlendirdi.

  • Emniyet Genel Müdürlüğü ise olayın araştırılması amacıyla Polis Başmüfettişi görevlendirildiğini duyurdu.

“Devletin görevidir” vurgusu

Murat Bakan, önergesinde olayın yalnızca adli değil, kurumsal boyutlarıyla da incelenmesi gerektiğini belirterek şu ifadelere yer verdi:

“Kamuoyuna yansıyan iddiaların araştırılması ve gerçeğin ortaya çıkarılması; Emniyet Teşkilatımızın saygınlığının, polislerimizin teşkilatlarına duyduğu aidiyet ve güven duygusunun ve kamu vicdanının gereğidir. Bu, merhum Melih Okan Keskin’e, polis eşine ve iki çocuğuna karşı devletin görevidir.”

Polis ekibi hakkındaki iddialar

Soru önergesinde, olay yerine gelen polis ekibi ve amiri hakkında kamuoyuna yansıyan bazı iddialar da sıralandı. Buna göre:

  • Keskin’e saldırganlar hakkında şikâyetçi olmaması yönünde telkinde bulunulduğu,

  • Grup amiri komiser ile Keskin arasında gerginlik yaşandığı,

  • Komisere atfedilen “Polis olmasaydın seni yere yatırır, eze eze gözaltına alırdım” sözlerinin söylendiği,

  • “Mukavemet” iddiasıyla sonradan tutanak tutulduğu,

  • Keskin’in hastanede yaşam mücadelesi verirken “firari” olarak kayda geçirildiği iddiaları gündeme geldi.

“En çok meslektaşlarının tavrına üzüldü”

Murat Bakan, yaptığı açıklamada olayın yalnızca darp boyutuyla değil, sonrasında yaşananlarla da derinleştiğini belirtti. Keskin’in ölmeden önce kardeşiyle konuştuğunu aktaran Bakan, şu değerlendirmede bulundu:

  • Keskin’in en çok meslektaşlarının kendisine sahip çıkmamasına üzüldüğünü,

  • Ambulans çağrılması talebine rağmen gecikme yaşandığını,

  • Olayın üzerinin örtülmeye çalışıldığına dair iddialar bulunduğunu ifade etti.

Bakan, polis teşkilatı içinde yaşanan çalışma koşulları ve meslek içi dayanışma konularının da ayrıca sorgulanması gerektiğini vurguladı.

İçişleri Bakanı’na yöneltilen sorular

Murat Bakan’ın İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye yönelttiği sorulardan bazıları şöyle:

Kaynak: Bülten