Turquoise Yachts tarafından suya indirilen 87 metrelik Vento, Türkiye’de inşa edilen en büyük yat unvanını alarak Türk gemi inşa sanayisinin küresel lüks pazarındaki gücünü bir kez daha ortaya koydu. Hem mühendislik hem de tasarım harikası olan bu devasa yüzen saray, süperyat dünyasında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.
Türkiye'nin yat inşa sektöründeki yükselişi, Turquoise Yachts’ın en yeni amiral gemisi Vento ile taçlandı. 87 metre uzunluğundaki megayat, yalnızca boyutlarıyla değil, teknolojik altyapısı ve üretim kalitesiyle de uluslararası arenada dikkatleri üzerine çekiyor.
Heykel gibi bir tasarım
Uzun yıllardır Turquoise Yachts ile iş birliği yapan H2 Yacht Design imzası taşıyan Vento, beş katlı devasa yapısına rağmen zarafetinden ödün vermiyor. Gövdedeki keskin ama akışkan çizgiler, tekneye su üzerinde süzülen bir sanat eseri görünümü kazandırıyor.
İkonik mavi gövde rengi ve kıç bölümdeki basamaklı güverte yapısı, Vento’nun dış tasarımında öne çıkan unsurlar arasında yer alıyor. Geniş cam yüzeyler sayesinde gün ışığı iç mekanlara maksimum seviyede taşınırken, iç tasarımda yalın lüks, doğal dokular ve yumuşak geçişler tercih ediliyor. Bu yaklaşım, devasa ölçeğe rağmen sıcak ve yaşanabilir bir atmosfer yaratıyor.
Yüzen bir tatil kompleksi
Vento, sunduğu olanaklarla klasik bir süperyatın çok ötesine geçiyor. En üst güvertede yer alan helipad, gerektiğinde açık havada spor yapılabilecek bir basketbol sahasına dönüşebiliyor. Deniz seviyesindeki geniş açılır teraslara sahip plaj kulübü (beach club), misafirlere denizle iç içe eşsiz bir deneyim sunuyor.
Yaklaşık 6,5 metre uzunluğundaki yüzme havuzu ve kapsamlı wellness süiti ise gemiyi adeta yüzen bir spa ve tatil merkezine dönüştürüyor. Vento, süperyat dünyasının en çok talep gören özelliklerini tek bir platformda buluşturuyor.
Türk Mühendisliğinin küresel imzası
Teslimat sürecinin ardından kiralama pazarına girmeye hazırlanan Vento, lüks seyahat tutkunları için şimdiden güçlü bir cazibe merkezi haline geldi. Proje, Türkiye’nin süperyat üretimindeki kapasitesini, mühendislik gücünü ve işçilik kalitesini dünya vitrinine taşıyor.
Vento, yalnızca lüks bir ulaşım aracı değil; Türk gemi inşa sanayisinin ulaştığı noktayı simgeleyen, sektörel anlamda bir dönüm noktası olarak tarihe geçiyor.