2001 yılında hane başına ortalama 3 çocuk bulunan Türkiye’de, 2025 verilerine göre bu sayı yaklaşık 1 seviyesine geriledi. Açıklanan istatistikler, doğurganlık oranının nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1’in uzun süredir altında seyrettiğini ortaya koyuyor.

Uzmanlar, tek çocuklu ve çocuksuz hanelerin giderek arttığı bu tabloyu artan hayat pahalılığı, yüksek kira ve konut maliyetleri, güvencesiz çalışma koşulları ve yükselen çocuk bakım giderleri ile açıklıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 0–15 yaş grubundaki çocuk nüfus oranı yaklaşık %25,5 seviyesinde bulunuyor.

Büyük şehirlerde ve eğitim düzeyi yüksek bölgelerde hane başına düşen çocuk sayısı daha da düşük. Örneğin Ankara ve İzmir gibi metropollerde ortalama çocuk sayısı 1,15–1,17 civarında. Buna karşın bazı doğu illerinde, örneğin Şanlıurfa’da, hane başına çocuk sayısı 3’ün üzerinde seyrediyor.

Son dakika: Ayşe Barım davasında savcının ceza talebi açıklandı
Son dakika: Ayşe Barım davasında savcının ceza talebi açıklandı
İçeriği Görüntüle

Demografik trendler, Türkiye’nin uzun vadede yaşlanan bir nüfus ve azalan genç iş gücü ile karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, bu durumun sosyal güvenlik sistemleri, eğitim ve sağlık politikaları üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğini belirtiyor.

Hane yapısındaki bu değişim, sadece nüfus planlamasını değil, ekonomik ve sosyal politikaların şekillendirilmesini de zorunlu kılıyor.