ABD Başkanı Donald Trump, Çin’e yapacağı ziyaret öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. İran konusunda dış müdahaleye ihtiyaç duymadıklarını vurgulayan Trump, süreci doğrudan ABD’nin yöneteceğini söyledi. Çin Devlet Başkanı Şi Jinping’in olası arabuluculuk rolüne ilişkin soruya ise temkinli ancak net bir yanıt verdi. Trump,
“İran’la ilgili herhangi bir yardıma ihtiyacımız yok”
dedi.
İran askeri olarak yenildi iddiası
Trump açıklamasında İran’ın askeri açıdan zor durumda olduğunu savunarak dikkat çekici ifadeler kullandı. Mevcut durumun net olduğunu belirten Trump, İran’ın iki seçenekle karşı karşıya olduğunu dile getirdi. ABD Başkanı,
“Ya doğru olanı yapacaklar ya da bu işi bitireceğiz”
sözleriyle mesajını sertleştirdi. Bu açıklamalar, Washington-Tahran hattındaki gerilimin yeniden yükseldiği bir dönemde geldi.
Çin’in arabuluculuk girişimi tartışılıyor
İran ile savaşın üçüncü ayına girdiği süreçte Çin’in perde arkasında arabulucu rolü üstlenmeye çalıştığı yorumları yapılıyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin Pekin ziyareti de bu değerlendirmeleri güçlendirmişti. Ancak Trump’ın açıklamaları, ABD’nin bu süreçte üçüncü bir aktöre ihtiyaç duymadığını ortaya koydu. Washington’un tavrı, müzakere sürecinin geleceğine dair soru işaretlerini artırdı.
Karşılıklı sert açıklamalar ve teklif krizi
ABD ve İran arasında müzakere taslağı üzerinden yürüyen süreçte tarafların anlaşmaya varamadığı görülüyor. Trump’ın İran için kullandığı “yaşam destek ünitesinde” ve “çöp parçası” ifadeleri Tahran’da tepkiyle karşılandı. İran Meclis Başkanı Muhammed Kalibaf ise saldırılara karşı hazır olduklarını belirtti. Karşılıklı açıklamalar, diplomatik kanalların giderek daha sert bir dile evrildiğini gösterdi.
İran’ın müzakere önerisi ve şartları
İran’ın teklifinde savaşın tüm cephelerde sona erdirilmesi, deniz ablukalarının kaldırılması ve saldırılara karşı garanti verilmesi gibi maddeler yer aldı. Tahran ayrıca savaş tazminatı ve Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğin tanınmasını talep etti. İran tarafı, nükleer faaliyetler konusunda ise uranyum zenginleştirmenin ülkeden çıkarılmasını kabul etmiyor. ABD tarafı ise İran’ın nükleer programını askıya almasını ve yaptırımların kaldırılmasını içeren bir çerçeve üzerinde duruyor.
Bölgesel gerilim ve İsrail faktörü
Süreçte İsrail’in de tutumu dikkat çekiyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, savaşın sona ermesi için İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini savundu. Bölgedeki askeri hareketlilik ve hava saldırıları, çatışmanın genişleme riskini artırıyor. Washington ve Tahran arasında ilan edilen ateşkesin ise kırılgan yapısını koruduğu belirtiliyor.