TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, İzmir’in Torbalı ilçesi Subaşı Mahallesi’nde metal tozu üretimi yapılan tesiste 1 Ekim’de meydana gelen patlamaya ilişkin açıklama yaptı. MMO, olayın nedeninin henüz resmi olarak açıklanmadığını belirterek, tesisin üretim süreçleri, kullanılan ekipmanlar, iş güvenliği uygulamaları ve denetim süreçlerinin bütün yönleriyle incelenmesi çağrısında bulundu.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği vurgusu

MMO İzmir Şubesi, metal tozu üretimi, depolanması ve işlenmesi sırasında yangın ve patlama risklerinin özel olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Açıklamada, malzemenin özellikleri, tane boyutu, proses koşulları, havalandırma ve toz toplama sistemleri ile statik elektrik ve diğer tutuşturucu kaynakların birlikte değerlendirilmesinin önem taşıdığı belirtildi.

Gümrükçü’den ‘kuzey planı’ iddiası: İzmir’de Amerikan futbolu oynanıyor
Gümrükçü’den ‘kuzey planı’ iddiası: İzmir’de Amerikan futbolu oynanıyor
İçeriği Görüntüle

Güvenli üretimin doğru mühendislik uygulamaları, uygun ekipman seçimi, düzenli bakım ve kontroller ile etkin kamu denetiminin birlikte sağlanmasıyla mümkün olduğu ifade edildi.

Olayın yalnızca patlamanın meydana geldiği noktaya veya olay anındaki koşullara odaklanılarak incelenmemesi gerektiğini belirten MMO İzmir Şubesi, tesisin proses güvenliği, mevzuat şartlarına uyumu, kullanılan ekipmanlar, bakım ve kontrol süreçleri ile işçi sağlığı ve iş güvenliği uygulamalarının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada ayrıca, “Çalışanların kayıtlı istihdamı, işçi sağlığı ve iş güvenliği bakımından gerekli eğitim ve sağlık gözetimlerinin yapılıp yapılmadığına ilişkin kamuoyuna yansıyan iddiaların da ilgili kurumlar tarafından araştırılması önem taşımaktadır. İşçi sağlığı ve iş güvenliği, çalışma hayatının diğer unsurlarından bağımsız değerlendirilemez” denildi.

“Benzer olaylar tekrar yaşanmamalı”

MMO İzmir Şubesi, kamuoyuna yansıyan bilgilere göre tesiste metal tozu üretiminin yanı sıra metal içerikli atıkların geri kazanımına yönelik faaliyet ve kapasite artışı süreçlerinin de bulunduğunu belirtti. Açıklamada, 2025 yılında tesiste tehlikeli ve tehlikesiz atıkların fiziksel yöntemlerle geri kazanılmasına yönelik 6 bin 660 ton/yıl kapasiteli bir proje için ÇED sürecinin başlatıldığı bilgisinin kamuoyuna yansıdığı ifade edildi.

Bu nedenle patlamanın yalnızca olay anındaki teknik koşullar bakımından değil, tesisin faaliyetlerinin ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilmesi ile izin ve denetim süreçlerinin etkin biçimde yürütülmesi açısından da ele alınması gerektiği kaydedildi.

MMO İzmir Şubesi, olayın nedeni ve sorumluları henüz ortaya konulmadan herhangi bir işletmenin hedef gösterilmesinin doğru olmayacağını belirterek, “Burada amacımız henüz nedeni ve sorumluları ortaya konulmamış bir olay üzerinden herhangi bir işletmeyi hedef göstermek değildir. Asıl sorumluluk yaşanan olayın bütün yönleriyle ortaya çıkarılması ve gerekli denetimlerin eksiksiz biçimde yapılmasıdır” ifadelerini kullandı.

Açıklamada Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile diğer ilgili kamu kurumlarına kendi görev ve yetki alanları kapsamında gerekli inceleme ve denetimleri etkin biçimde gerçekleştirme çağrısı yapıldı.

MMO İzmir Şubesi, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“İzmir’in Torbalı ilçesi Subaşı Mahallesi’nde metal tozu üretimi yapılan tesiste 1 Ekim günü meydana gelen patlamada 3’ü ağır olmak üzere 7 işçinin yaralandığını üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Yaralı işçilere acil şifalar diliyor, ailelerine ve çalışma arkadaşlarına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Patlamanın nedeni henüz resmi olarak açıklanmamış olup, olayla ilgili soruşturma başlatılmıştır. Bu aşamada kazanın nedenine ilişkin kesin bir değerlendirme yapmak doğru değildir. Ancak metal tozu üretimi gibi yangın ve patlama risklerinin özel olarak değerlendirilmesini gerektiren sanayi faaliyetlerinde, güvenli üretim koşullarının oluşturulması ve bu koşulların sürekliliğinin sağlanması büyük önem taşımaktadır.

Metal tozlarının üretimi, depolanması ve işlenmesi sırasında kullanılan malzemenin özellikleri, tane boyutu, proses koşulları, havalandırma ve toz toplama sistemleri, statik elektrik ve diğer tutuşturucu kaynaklar gibi birçok unsurun birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Güvenli üretim; doğru mühendislik uygulamaları, uygun ekipman seçimi, düzenli bakım ve kontroller ve etkin kamu denetiminin birlikte sağlanmasıyla mümkündür.

Yaşanan olayın ardından yapılacak incelemenin yalnızca patlamanın meydana geldiği noktaya veya olay anındaki koşullara odaklanmaması gerektiğini düşünüyoruz. Tesisin proses güvenliği, ilgili mevzuat şartlarının eksiksiz yerine getirilmesi, kontrol edilmesi ve denetlenmesi, kullanılan ekipmanlar, bakım ve kontrol süreçleri ile işçi sağlığı ve iş güvenliği uygulamalarının bir bütün olarak ele alınması, benzer olayların tekrar yaşanmaması açısından önem taşımaktadır.

Diğer taraftan kamuoyuna yansıyan bilgilerde, tesiste metal tozu üretiminin yanı sıra metal içerikli atıkların geri kazanımına yönelik faaliyet ve kapasite artışı süreçlerinin de bulunduğu görülmektedir. 2025 yılında tesiste tehlikeli ve tehlikesiz atıkların fiziksel yöntemlerle geri kazanılmasına yönelik 6.660 ton/yıl kapasiteli bir proje için ÇED sürecinin başlatıldığı bilgisi kamuoyuna yansımıştır. Bu nedenle yaşanan patlamanın yalnızca olay anındaki teknik koşullar açısından değil, tesisin yürüttüğü faaliyetlerin ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilmesi, gerekli izin ve denetim süreçlerinin etkin biçimde yürütülmesi açısından da ele alınması gerektiğini düşünüyoruz.

Aynı şekilde, çalışanların kayıtlı istihdamı, işçi sağlığı ve iş güvenliği bakımından gerekli eğitim ve sağlık gözetimlerinin yapılıp yapılmadığına ilişkin kamuoyuna yansıyan iddiaların da ilgili kurumlar tarafından araştırılması önem taşımaktadır. İşçi sağlığı ve iş güvenliği, çalışma hayatının diğer unsurlarından bağımsız değerlendirilemez.

Burada amacımız henüz nedeni ve sorumluları ortaya konulmamış bir olay üzerinden herhangi bir işletmeyi hedef göstermek değildir. Asıl sorumluluk yaşanan olayın bütün yönleriyle ortaya çıkarılması ve gerekli denetimlerin eksiksiz biçimde yapılmasıdır.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile diğer ilgili kamu kurumlarını kendi görev ve yetki alanları kapsamında gerekli inceleme ve denetimleri etkin biçimde gerçekleştirmeye davet ediyoruz. Bu tür elim kazaların ardından yalnızca olayın nedenini araştırmakla yetinilmemeli, benzer kazaların bir daha yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması ve ilgili kurumların denetim görevlerini etkin biçimde yerine getirmesi sağlanmalıdır. Bilim ve tekniğin gereklerine uygun mühendislik hizmetleri ile etkin kamusal denetim, güvenli çalışma ortamlarının oluşturulmasının temel koşuludur.”

Kaynak: Bülten