Tire’nin Ketenci mevkiinde yer alan Tire Müzesi, ilçenin tarihine derin bir bakış açısı sunan önemli bir destinasyon olarak öne çıkıyor. Etnografya ve arkeoloji bölümlerinden oluşan müze, ziyaretçilere tarihsel bir yolculuk yapma fırsatı tanıyor.
Tire Müzesi’nin tarihi
Tire Müzesi, 1935 yılında, II. Murat’ın kumandanlarından Halil Yahşi Bey’in yaptırdığı Yahşi Bey Zaviyesi’nde Tire Halk Evi Müze Kolu tarafından kuruldu. 1946 yılında devlet müzesi olarak tescil edilen müze, 1971 yılında şimdiki binasına taşındı. Bugün, ziyaretçilere hem arkeolojik hem de etnografik zenginlikleri sunan müze, Tire'nin kültürel mirasını gözler önüne seriyor.
Arkeoloji bölümü: Tarih öncesinden geleceğe
Tire Müzesi’nin arkeoloji bölümü, tarih öncesi dönemlere ait çok sayıda eser ile dolu. Ziyaretçiler, M.Ö. 3500 ile M.S. 1100 yılları arasında yapılmış heykeller, mezar stelleri, cam eserler, pişmiş toprak lahitler ve gümüş eşyalar gibi pek çok tarihi objeyi burada görebiliyor. Her bir eser, Tire’nin tarihine dair derin izler taşıyor.
Etnografya bölümü: Gelenekten modern zamanlara
Etnografya bölümünde, Osmanlı Dönemi’ne ait çok sayıda geleneksel eşya sergileniyor. Çeyiz sandıkları, hamam tasları, erkek ve kadın kıyafetleri gibi tarihsel değer taşıyan objeler, ziyaretçilere geçmişin kültürünü anımsatıyor. Ayrıca, halı, kilim ve tablolar gibi sanatsal eserler de bu bölümde yer alıyor.
Açık hava teşhir alanları
Müzenin iç mekanlarının yanı sıra, açık hava teşhir alanları da ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Ön bahçede, Roma, Bizans, Yunan ve Helenistik dönemlere ait mermer sütun başlıkları ve lahit parçaları sergileniyor. Arka bahçede ise İslami döneme ait mezar taşları kronolojik bir sıralama ile yer alıyor.
Ziyaret saatleri
Tire Müzesi, ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. Müze, 08.30 ile 17.30 saatleri arasında ziyaretçilerini bekliyor. Tire’yi keşfetmek isteyenler için müze, tarihi dokusu ve kültürel zenginlikleri ile önemli bir adres olmaya devam ediyor.