Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Para Politikası Kurulunun 22 Ekim'de gerçekleştirdiği toplantıya ilişkin özeti yayımladı. Özette, küresel gelişmelerin enerji ve tarım emtia fiyatları üzerindeki etkilerine dikkat çekilerek enflasyon görünümüne ilişkin risklerin devam ettiği belirtildi.
Jeopolitik belirsizliklerin enerji fiyatlarında yüksek ve dalgalı seyre neden olduğu ifade edilen özette, enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin fiyatların gelecekteki yönünü belirleyeceği kaydedildi.
Tarım emtia fiyatlarında da olumsuz hava koşulları ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle yüksek seviyelerin gözlendiği aktarıldı. Bu durumun enflasyon ve beklentiler üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğu vurgulandı.
Küresel büyüme görünümünde kırılganlık sürüyor
Özette, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde 2026 yılına ilişkin olumsuz büyüme görünümünün devam ettiği belirtildi. 2027 yılında ise baz etkilerinin de devreye girmesiyle büyüme oranlarında toparlanma beklendiği ifade edildi.
Küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün süreceğine işaret edilen değerlendirmede, Türkiye'nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarına göre ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksine ilişkin tahminler de paylaşıldı.
Buna göre endeksin 2026 yılında yüzde 1,6, 2027 yılında ise yüzde 2,5 büyümesi bekleniyor.
Küresel enflasyon riskleri gündemde
Emtia fiyatlarındaki oynaklığın küresel enflasyon üzerindeki yukarı yönlü riskleri canlı tuttuğu belirtilen özette, merkez bankalarının bu riskleri değerlendirirken büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkileri de dikkate aldığı kaydedildi.
Politika faizlerine ilişkin piyasa fiyatlamalarının, gelişmiş ülkelerde faiz artırımı beklentilerinin sürdüğüne işaret ettiği aktarıldı.
Jeopolitik gelişmeler ve El Nino gibi iklim olaylarının yol açtığı olumsuz hava koşullarının küresel arz üzerindeki etkilerine de dikkat çekildi. Arz şokunun ne kadar kalıcı olacağının ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde etkileyeceğinin küresel para politikalarının geleceği açısından belirleyici olacağı ifade edildi.
Özette ayrıca, artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalar nedeniyle gelişmekte olan ülkelerin hisse senedi piyasalarından fon çıkışları yaşandığı, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü risklerin devam ettiği bildirildi.




