Kararnamenin ilk maddesinde, Suriyeli Kürt vatandaşların Suriye halkının “temel ve özgün bir parçası” olduğu vurgulanıyor. Kürtlerin kültürel ve dilsel kimliğinin, ülkenin birleşik ve çok katmanlı ulusal kimliğinin ayrılmaz bir unsuru olduğu ifade ediliyor.

Metnin ikinci maddesinde devletin kültürel ve dilsel çeşitliliği koruma taahhüdü yer alıyor. Bu kapsamda Kürt vatandaşların kendi kültürel miraslarını, sanatlarını yaşatma ve ana dillerini ulusal egemenlik çerçevesinde geliştirme haklarının garanti altına alındığı belirtiliyor.

Üçüncü maddeye göre Kürtçe, “ulusal bir dil” olarak tanımlanıyor. Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerdeki devlet ve özel okullarda Kürtçenin; seçmeli ders, müfredat içi faaliyet veya kültürel-eğitsel etkinlik olarak öğretilmesine izin veriliyor.

Kararnamenin dikkat çeken düzenlemelerinden biri ise 1962 yılında Haseke ilinde yapılan ve on yıllardır tartışma konusu olan nüfus sayımına ilişkin. Dördüncü maddede, bu sayımdan kaynaklanan tüm istisnai yasa ve uygulamaların iptal edildiği belirtiliyor. Buna göre, daha önce kayıtsız bırakılanlar da dahil olmak üzere Suriye’de yaşayan tüm Kürt kökenli kişilere, hak ve yükümlülüklerde tam eşitlik esasına dayalı Suriye vatandaşlığı verilmesi öngörülüyor.

Öğretmenlere rotasyon resmîleşti: Yeni Yönetmelik Resmî Gazete’de yayımlandı
Öğretmenlere rotasyon resmîleşti: Yeni Yönetmelik Resmî Gazete’de yayımlandı
İçeriği Görüntüle

Beşinci maddede, Nevruz bayramının baharı ve kardeşliği simgeleyen ulusal bir gün olarak kabul edildiği ve Suriye Arap Cumhuriyeti genelinde resmî ücretli tatil ilan edildiği ifade ediliyor.

Altıncı ve son maddede ise devlet medyası ile eğitim kurumlarına yönelik düzenlemeler yer alıyor. Buna göre kapsayıcı bir ulusal söylem benimsenmesi zorunlu hale getirilirken; etnik köken veya dile dayalı her türlü ayrımcılık ve dışlamanın yasaklandığı, etnik çatışmayı kışkırtan eylemlerin mevcut yasalar kapsamında cezalandırılacağı belirtiliyor.

Söz konusu kararname metnine ilişkin resmî kurumlarca yapılacak açıklamaların ve doğrulamanın, düzenlemelerin hukuki geçerliliği açısından belirleyici olacağı ifade ediliyor. Kamuoyunda yankı uyandıran metnin, bölgedeki siyasi ve toplumsal dengeler açısından önemli sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.

Kaynak: Haber Merkezi