Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), İzmir Ticaret Borsası ve Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) tarafından düzenlenen Su Konferansı kapsamında gerçekleştirilen “Kentlerde Su” başlıklı oturumda, artan kuraklık, azalan yağışlar ve nüfus baskısı altında kentlerin su yönetimi tüm yönleriyle ele alındı. Oturumda, ulusal su verimliliği politikaları, yerel yönetimlerin sorumlulukları ve İzmir’in mevcut su arzına ilişkin dikkat çeken veriler paylaşıldı.

Oturumun moderatörlüğünü İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Gündüz üstlendi. Panelde Tarım ve Orman Bakanlığı Su Verimliliği Daire Başkanı Aslıhan Korkmaz, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, Swissotel Büyük Efes İzmir Genel Müdürü Rıza Elibol ile Epig Mimarlık Kurucusu ve BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş konuşmacı olarak yer aldı.

Erdoğan: İzmir’de suyun yüzde 74’ü kuyulardan karşılanıyor

İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İzmir’in mevcut su arz tablosunu çarpıcı verilerle ortaya koydu. Kentin ortalama su ihtiyacının saniyede 7 bin 500 litre olduğunu, sabah ve akşam saatlerinde bu ihtiyacın 8 bin 500–9 bin litre/saniyeye çıktığını belirten Erdoğan, barajlardaki doluluk oranlarının kritik seviyelerde olduğunu söyledi.

Erdoğan, “Gördes ve Balçova barajları yüzde 0, Tahtalı Barajı yüzde 1, Kutlu Aktaş Barajı yüzde 4, Ürkmez Barajı yüzde 7 seviyesinde. Özel sektör işletmesindeki Güzelhisar Barajı’nda doluluk oranı yüzde 41. İstanbul’da içme suyunun yüzde 98’i, Ankara’da yüzde 99’u barajlardan sağlanırken, İzmir’de bu oran yüzde 26’ya düşmüş durumda. Kentin suyunun yüzde 74’ü kuyulardan karşılanıyor” dedi.

14012026 8487Kayıp-kaçakta önemli düşüş sağlandı

İZSU’nun kayıp-kaçakla mücadelede önemli bir ilerleme kaydettiğini vurgulayan Erdoğan, kent genelinde kayıp-kaçak oranının yüzde 25,80’e, kent merkezinde ise yüzde 24,80 seviyesine düşürüldüğünü söyledi. Son bir yılda yaklaşık yüzde 2,3’lük bir iyileşme sağlandığını aktaran Erdoğan, gece saatlerinde yapılan kontrollü kesintilerin bu sonuçta etkili olduğunu ifade etti.

Yer altı kaynakları kritik rol oynuyor

İzmir kent merkezinin yaklaşık üçte birinin Sarıkız–Göksu kaynakları ve Halkapınar kuyularından beslendiğini belirten Erdoğan, bu bölgelerde açılan ve yenilenen kuyularla 6,6 milyon metreküp ilave içme suyu sağlandığını kaydetti. Halkapınar’da terfi kapasitesinin 1.000 litreden 1.500 litre/saniyeye çıkarıldığını aktaran Erdoğan, buradan alınan suyun yüzde 55 artırıldığını söyledi.

İzmir’de 14 Ocak Çarşamba günü az bulutlu hava etkili olacak
İzmir’de 14 Ocak Çarşamba günü az bulutlu hava etkili olacak
İçeriği Görüntüle

Alınan önlemler Tahtalı’yı kurtardı

Kuraklık riskinin erken öngörüldüğünü ifade eden Erdoğan, nisan ayı itibarıyla park-bahçe aboneliklerinin iptal edildiğini, kademesiz aboneliklerin tamamında kademeli tarifeye geçildiğini ve yaz aylarında gece kesintilerinin uygulamaya alındığını belirtti.

Bu önlemler sayesinde 14,2 milyon metreküp su tasarrufu sağlandığını vurgulayan Erdoğan, “2024 ve 2025 Ağustos ayları karşılaştırıldığında kent merkezinde yüzde 16 daha az su tüketildi. Bugün kentte sağlanan suyun yaklaşık yüzde 30’u bu önlemler sayesinde mümkün oldu. Bu adımlardan biri bile geç atılsaydı Tahtalı Barajı’ndaki su tamamen tükenebilirdi” dedi.

Korkmaz: Artık nüfustan kaynağa doğru düşünmeliyiz

Tarım ve Orman Bakanlığı Su Verimliliği Daire Başkanı Aslıhan Korkmaz, iklim değişikliğine bağlı sıcaklık artışları ve yağışlardaki azalışın yüzyılın sonuna doğru su kaynaklarında ciddi kayıplara yol açacağını belirtti.

Su yönetiminde bakış açısının değişmesi gerektiğini vurgulayan Korkmaz, “Artık sadece kaynaktan nüfusa değil, nüfustan kaynağa doğru da düşünmek zorundayız. Su kayıplarının azaltılması, atık suyun geri kazanımı, gri su ve yağmur suyu sistemleri ulusal politikalara entegre edildi. Hazırlanan Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı ulusal bir yol haritası oldu” diye konuştu.

Güneş: Kentleri betonlaştırarak suya ulaşamayız

Epig Mimarlık Kurucusu ve BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, kentlerde yaşanan su krizinin yalnızca iklim değişikliğiyle değil, yanlış şehircilik politikalarıyla da doğrudan ilişkili olduğunu söyledi.

Güneş, “Kentleri betonlaştırdık, yağmurun toprağa inmesini engelledik. Betonlaşma sel ve taşkın riskini artırırken yer altı su kaynaklarını zayıflatıyor. Yağan yağmur ya yüzeyde akıp gidiyor ya da hızla buharlaşıyor” ifadelerini kullandı.

Elibol: Turizmde suyu korumanın yolu misafiri sürecin parçası yapmaktan geçiyor

Swissotel Büyük Efes İzmir Genel Müdürü Rıza Elibol, turizm sektöründe su verimliliğinin yalnızca tesis yönetimiyle değil, misafir davranışlarıyla da doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı.

Elibol, “Misafirlerimizden havlu ve çarşaf değişimini kendilerinin belirlemesini istiyoruz. Bir adım daha ileri giderek, odasını temizletmeyen misafire 10 Euro karşılığı puan veriyoruz. Bu puanlar ACCOR grubunun dünya genelindeki 5 bin otelinde kullanılabiliyor” dedi.

İslamoğlu: Mesele sadece susuzluk değil, yaşamın kendisi

Doğa ve çevre programları yapımcısı Güven İslamoğlu ise su krizinin yalnızca teknik bir altyapı meselesi olarak ele alınamayacağını vurguladı.

İslamoğlu, “Gezegenin dengesi suyla, havayla, toprakla birlikte ele alınmak zorunda. Elimizdeki kaynak belli. Uzaydan yeni bir su gelmediği sürece bu kaynakları doğru yönetmek zorundayız. Bu denge bozulduğunda mesele sadece susuzluk olmaz; mesele yaşamın kendisi olur” diye konuştu.

Kaynak: İzmir Büyükşehir Belediyesi