SAĞLIK

Soğuk havalarda yüz felcine dikkat: Erken müdahale hayat kurtarıyor

Yüz felcinde erken tanı ve tedavinin büyük önem taşıdığını belirten uzmanlar, zamanında başlanan tedavinin kalıcı hasarı önlediği konusunda uyardı.

Abone Ol

Yüz sinirinin hasar görmesiyle ortaya çıkan yüz felcinde erken tanı ve tedavinin büyük önem taşıdığı belirtiliyor. Hastalık, yüzün bir tarafında mimik kaybı, göz kapatamama ve ağızda kayma gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Uzmanlar, ilk günlerde başlanan tedavinin kalıcı hasar riskini önemli ölçüde azalttığını ifade ediyor. Soğuk havalarda yüzün korunması ve bağışıklık sisteminin güçlü tutulması gerektiği de vurgulanıyor.

Yüz felcinin nedenleri

Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Gümüş, yüz felcinin aslında fasiyal paralizi olarak adlandırılan yüz sinirinin hasarı sonucu ortaya çıktığını belirtiyor.

  • Yüzün bir tarafındaki tüm mimik kasları etkileniyor.

  • Hastalar gözünü kapatamama, ağızda sağlam tarafa kayma ve alın çizgilerini hareket ettirememe gibi belirtiler gösteriyor.

  • Yüz felci ya sinire doğrudan giden etkilenmeden ya da beyin kaynaklı bazı hastalıklardan dolayı ortaya çıkabiliyor.

Toplumda “soğukta kaldım, yüz felci oldu” gibi bir algı bulunmasına rağmen, soğuğun direkt etkisi olmadığı; bağışıklık sistemini baskılayarak dolaylı şekilde risk oluşturabileceği ifade ediliyor.

Belirtiler ve önlemler

Prof. Dr. Haluk Gümüş’e göre, yüz felcinin ilk belirtileri şunlar:

  • Gözleri kapatamama

  • Ağızda kayma

  • Kulakta hassasiyet ve ağrı

  • Dilde tat duyusunun etkilenmesi

  • Sesleri olduğundan yüksek algılama

  • Alın çizgilerini kırıştıramama, kaşları kaldıramama

Uzmanlar, özellikle soğuk rüzgarlarda yüzün korunması, sıcak tutulması ve bağışıklık sisteminin güçlü tutulması gerektiğini belirtiyor. Bu şekilde soğuktan önlem alarak yüz felcinin riski azaltılabilir.

Tedavi ve başarı şansı

Yüz felcinden şüphelenildiğinde hemen hekime başvurulması gerekiyor. Prof. Dr. Haluk Gümüş, “72 saat içerisinde gelir ve tedaviye başlanırsa çok büyük oranda düzeliyor. Çok küçük bir kısmında bulgular kalabilir” diyor.

Tedavi süreci şu şekilde işliyor:

  • İlaç tedavisi: Hastanın yaşı, başka hastalıkları (şeker, tansiyon, karaciğer veya böbrek yetmezliği) göz önünde bulundurularak düzenleniyor.

  • Fizik tedavi ve fizyoterapi: İlacın hemen ardından başlanıyor.

  • İlaç ve fizyoterapi birlikte uygulandığında hastaların büyük kısmı tamamen iyileşebiliyor.