SİYASET

Şebnem Bursalı: İzmir engellenmiyor, ihmalin üzeri örtülüyor

AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve CHP’li milletvekillerinin “İzmir engelleniyor” açıklamalarına tepki göstererek, yıllardır çözülemeyen sorunların sorumluluğunun merkezi idareye yüklendiğini söyledi.

Abone Ol

AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve CHP’li milletvekillerinin “İzmir engelleniyor” söylemine sert ifadelerle karşılık verdi. İzmir’in 25 yılı aşkın süredir aynı siyasi anlayış tarafından yönetildiğini hatırlatan Bursalı, altyapıdan ulaşıma, çevreden kentsel hizmetlere kadar yaşanan sorunların kaynağının Ankara değil, yerel yönetim olduğunu vurguladı.

“Merkezi idare otomatik onay makamı değildir”

Merkezi idarenin hukuki altyapısı tamamlanmamış, finansman modeli netleşmemiş ve kamu yararı ortaya konmamış projeler için otomatik onay makamı olmadığını belirten Bursalı, kredi ve yatırım süreçlerinin siyasi kimliğe göre değil, mevzuat ve mali disiplin çerçevesinde değerlendirildiğini söyledi.

“Önce görevinizi yapın, sonra kıyaslayın”

İzmir’de altyapı sorunlarının kritik boyuta ulaştığını dile getiren Bursalı, kentte her yıl yaklaşık 92 milyon metreküp suyun, yani bir Tahtalı Barajı dolusu suyun, şebekede kaybolduğunu ifade etti. Körfez kirliliği tartışmalarında İzmit örneğinin yanlış ele alındığını belirten Bursalı, Kocaeli’nde yağmur suyu ve kanalizasyon hatlarının ayrıştırıldığını, İzmir’de ise bu sürecin tamamlanamadığını söyledi.

Kentte ayrıştırılmış hat uzunluğunun yaklaşık 800 kilometre olduğunu, olması gereken uzunluğun ise 5 bin kilometreye ulaştığını vurgulayan Bursalı, bu tabloya rağmen sorumluluğun merkezi yönetime yüklenmesini eleştirdi.

“Somut işler merkezi idare eliyle yapıldı”

Bursalı, İzmir’de sonuç üreten pek çok çalışmanın merkezi idare ve AK Parti girişimleriyle hayata geçirildiğini belirterek; Karşıyaka Stadı tahsisi, İller Bankası kredileri, İZULAŞ’ın yeni otobüs alımları, dış finansman süreçleri ve borç vadelerinin uzatılmasını örnek gösterdi.

Bergama Millet Bahçesi’nin yaklaşık 1 milyar TL’lik mülkiyetinin belediyeye devredildiğini hatırlatan Bursalı, DSİ nezdinde yürütülen su ve altyapı çalışmalarında da somut sonuçlar alındığını söyledi.

Çöp yönetimi, Harmandalı süreci ve Çeşme’ye getirilen suyun 20 gün boyunca İzmirlilere verilememesini yönetim zaafı olarak değerlendiren Bursalı, “Hizmet üretemeyenler mağduriyet üretir, suçlu arar” dedi.

“2026 Yatırım Programı bir turnusol kağıdıdır”

15 Ocak’ta yayımlanan 2026 Yatırım Programına dikkat çeken Bursalı, İzmir’e ayrılan kaynakların merkezi idarenin kente verdiği önemi açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.

Bursalı, “Ulaştırma, tarımsal sulama, hızlı tren, liman ve havalimanı modernizasyonu gibi başlıklarda onlarca milyar liralık yatırım sürüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin onaylanmış ve Yatırım Programı’na alınmış dış kredilerinin toplamı 24 milyar TL’yi aşıyor. Bu program CHP’li yerel yönetim için bir turnusol kağıdıdır. Önümüzdeki bir yıl bu kalemlerin tamamının takipçisi olacağız” dedi.

“‘Engelleniyoruz’ söylemi çöktü”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait projelerin de Yatırım Programı’nda yer aldığını vurgulayan Bursalı, “CHP’nin ‘engelleniyoruz’ söylemi Yatırım Programı ile çökmüştür. Yaklaşık 33 milyar TL’lik dış krediyle hayata geçirilmesi planlanan projeler programda yer alıyor. O halde onaylanmıyorsa bu projeler Yatırım Programı’nda neden var?” ifadelerini kullandı.

Bursalı açıklamasını, “İzmir hiçbir zaman sahipsiz kalmamıştır. Şehir bahane değil, somut icraat beklemektedir” sözleriyle tamamladı.