YENİ Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya ilişkin açıklama yaptı. Yaklaşık 50 yıldır siyasetin içinde olduğunu belirten Sarıgül, hakkındaki iddialara ve soruşturma kapsamında gazeteci Murat Ağırel’in tutuklanmasına tepki gösterdi.

“Hakkımda açılmış bir soruşturma dahi bulunmamaktadır”

YENİ Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya ilişkin X hesabından açıklamada bulundu. 1975 yılından bu yana siyasetin içinde olduğunu belirten Sarıgül, yaklaşık 50 yıldır kamuoyunun gözü önünde ve halkın içinde yaşadığını ifade etti.

Çalışma hayatı boyunca ücretli işlerde çalıştığını, memurluk ve ticaret yaptığını, belediye başkanlığı ve milletvekilliği görevlerinde bulunduğunu aktaran Sarıgül, bu süreçlerde denetimlerden geçtiğini belirtti.

Sarıgül, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Ücretli çalıştım. Memurluk yaptım. Ticaret yaptım. Belediye başkanı olarak kamu görevi yaptım. Milletvekili olarak milletimi temsil görevi yaptım. Ticaret yaparken de belediye başkanlığı yaparken de gerekli mercilerce sayısız kez denetlendim. Hakkımda açılmış bir soruşturma dahi bulunmamaktadır. 2023 seçimleri sonrasında milletvekili olarak mal beyanında bulundum. Hesabını veremeyeceğim bir kuruş dahi yoktur. Soruşturmanın açılmasına neden olan şahısların iddiaları, sahte banka dekontları, sahte noter tasdikleri, hile ile düzenlenen sözleşmeler ve belgelere dayalıdır. Dekontlar sahtedir. 100 avroluk bir dekont 100 milyon avro olarak değiştirilmiştir. Kurulduğu iddia edilen şirketler kurulmamıştır. Türkiye'ye getirilmiş ya da Türkiye'den çıkmış 1 avro dahi yoktur."

“Şantajlara boyun eğilmemiştir”

Söz konusu kişilerle kendisi ve aile üyeleri arasındaki temasların resmiyete dönüşmeden sona erdirildiğini savunan Sarıgül, ortada kamu zararı veya bu kişilerin uğradığı bir zarar bulunmadığını öne sürdü.

Soruşturmanın açılmasına neden olan kişilerin, ellerindeki belgeleri e-posta ve WhatsApp aracılığıyla kendisine ve aile üyelerine ilettiğini belirten Sarıgül, bu girişimlerin şantaj amacı taşıdığını iddia etti. Sarıgül, bu girişimlerden sonuç alınamaması üzerine gazeteci Murat Ağırel ile temasa geçildiğini ifade etti.

Sarıgül, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Bu şahıslarla benim veya aile üyelerim arasındaki temaslar, resmiyete dönüşmeden tarafımızca sona erdirilmiştir. Ortada bir kamu zararı yoktur, bu şahısların uğradığı bir zarar da yoktur. Soruşturmanın açılmasına neden olan şahıslar ellerindeki düzmece belgeleri e-mail ve WhatsApp yoluyla bana ve aile üyelerime iletmiş, ancak bu şantajlara boyun eğilmemiştir. Bu girişimlerinden sonuç alamayınca üzerimizde kamuoyu baskısı yaratmak için gazeteci Murat Ağırel'le temasa geçmişlerdir. Sayın Ağırel, kendisine ulaşan iddia ve belgelerden kuşku duymuş, etik gazetecilik gereği doğrulamak istemiştir. Şahıslar bunun üzerine benim, aile fertlerim ve gazeteci Murat Ağırel hakkında şikayette bulunmuşlardır. Şahısların bu girişimlerinden -e-mail ve WhatsApp yoluyla- zaten haberimiz olduğu halde Sayın Murat Ağırel'in bize bilgi verdiğini, bizi koruduğunu iddia etmişlerdir."

Murat Ağırel'in tutuklanmasına tepki gösterdi

Gazeteci Murat Ağırel'in yeterli bilgi ve belgeye ulaşamadığı için haber yapmadığını belirten Sarıgül, buna rağmen gazetecinin soruşturmaya dahil edilmesine ve tutuklanmasına tepki gösterdi.

Ağırel'in tutuklanmasından dolayı büyük üzüntü duyduğunu ifade eden Sarıgül, yaşananları haksızlık olarak nitelendirdi. Açıklamasının sonunda demokrasi, adalet ve hukukun üstünlüğüne olan inancını vurgulayan Sarıgül, şu ifadeleri kullandı:

Şimşek açıkladı: 131 fondan 66’sının tasfiyesi tamamlandı
Şimşek açıkladı: 131 fondan 66’sının tasfiyesi tamamlandı
İçeriği Görüntüle

"Sayın Murat Ağırel'in - yeterli bilgi ve belgeye ulaşamadığı için- haber yapmadığı gerekçesiyle bu soruşturmaya adının karıştırılması ve tutuklanmış olmasından son derece üzgünüm. Çok büyük bir haksızlıktır. Ülke olarak zor zamanlardan geçiyoruz ama bu zorluklar bizi güçlendirecek. Demokrasiye, adalete ve hukukun üstünlüğüne olan inancımızı kaybetmeyeceğiz. Kazanan demokrasi olacak, kazanan adalet olacak, kazanan tüm Türkiye olacak."

Kaynak: Birgün