Erkeklerde ileri yaşla birlikte sık görülen iyi huylu prostat büyümesi, çoğu zaman ilaç tedavisiyle kontrol altına alınabiliyor. Ancak hastalığın önemsenmemesi durumunda idrar yolu problemlerinden böbrek yetmezliğine kadar ilerleyen ağır tablolar ortaya çıkabiliyor. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cevper Ersöz, prostat büyümesinin artık cerrahiye mecbur kalmadan da yönetilebildiğini ancak erken tanının kritik önem taşıdığını vurguladı.
“Belirtiler 60 yaşından sonra belirginleşiyor”
Prostatın erkeklerde idrar kanalını çevreleyen bir bez olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Ersöz, “Bu bez yaşla birlikte hormonların etkisiyle büyür. Çoğu zaman belirti vermez ancak 60’lı ve 70’li yaşlardan sonra sık idrara çıkma, gece tuvalete kalkma, idrarda zayıf akım ve tam boşaltamama gibi şikâyetler ortaya çıkar. Bu tablo yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürür” dedi.
“Tanı basit muayene ve testlerle konuluyor”
Hastalığın tanısında ileri tetkiklere ihtiyaç olmadığını belirten Doç. Dr. Ersöz, “İdrar tahlili, işeme hızı testi, ultrasonografi ve fizik muayene prostat büyümesi tanısı için büyük ölçüde yeterlidir. Pek çok hasta ilaç tedavisi ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle rahatlar” ifadelerini kullandı.
“Gerekli durumlarda cerrahi gündeme geliyor”
İlaç tedavisinin etkisiz kaldığı veya komplikasyon geliştiği durumlarda cerrahinin devreye girdiğini söyleyen Doç. Dr. Ersöz, şu bilgileri paylaştı:
“Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, idrarda kanama, ani idrar yapamama ve böbrek yetmezliği gibi tablolar ameliyat gerektirebilir. Günümüzde HoLEP lazer yöntemi, bipolar klasik prostat ameliyatı ve su buharı tedavisi gibi minimal invaziv seçenekler kullanılmaktadır. Hangi yöntemin uygulanacağı hastanın genel durumuna göre belirlenir.”
“50 yaşından itibaren düzenli kontrol şart”
Erken tanının prostat sağlığı için hayati olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Ersöz, “Tüm erkeklere 50 yaşından itibaren düzenli ürolojik muayene öneriyoruz. İyi huylu prostat büyümesinin büyük bölümü ilaçlarla kontrol altına alınabilir. Ancak şikâyetleri devam eden hastalarda cerrahiyle kalıcı çözüm sağlıyoruz” dedi.