Kamuoyunda “fon krizi” olarak anılan sermaye piyasalarındaki gelişmeler, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda tartışılmaya devam ediyor. YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, sürecin şeffaf yürütülmediğini ileri sürerek açıklanmayan hisse listelerinin neden paylaşılmadığını sorguladı. Karabat, mağduriyetlerin giderilmesine yönelik kanun teklifinin kapsamını da eleştirerek ödeme sınırı, fon kaynakları ve kamu kaynaklarının kullanımı konusunda değerlendirmelerde bulundu.
“Açıklanmayan listeleri neden gizliyorsunuz?”
Türkiye’nin bir parti devletine dönüştürüldüğünü savunan Karabat, konuşmasında açıklanmayan listelere odaklandı. Listelerin kimleri kapsadığına ilişkin sorular yönelten Karabat, yetkililerin bilgileri kamuoyuyla paylaşmaktan kaçındığını öne sürdü.
Karabat, açıklanmayan hisselerin belirlenmesinin zor olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Ben aslında bizim liste açıklamamızı değil, açıklanmayan listeleri sormak istiyorum. Neden açıklamıyorsunuz? Neyi gizliyorsunuz? Neyi saklıyorsunuz? Bu işin ucu kime kadar gidiyor da çekiniyorsunuz? Neden korkuyorsunuz? Neden bu listeleri açıklamıyorsunuz?”
Listelerin açıklanmasının kısa sürede mümkün olduğunu savunan Karabat, “Yirmi beş gün boyunca açıklamadığınız hisseleri, bize verin görevi, yirmi beş dakikada açıklayalım. Bu iş bu kadar basit ama niyetiniz yok ve iyi niyetli olmamaya devam ediyorsunuz” dedi.
Kanun teklifindeki 1 milyon lira sınırına itiraz
Karabat, AK Parti tarafından geçen hafta TBMM’ye sunulan kanun teklifini de eleştirdi. Teklifte yer alan 1 milyon liralık üst sınırın kamuoyuna herkese bu miktarda ödeme yapılacakmış gibi yansıtıldığını savunan Karabat, düzenlemenin ödeme koşullarına dikkat çekti.
Hisselerinin güncel değeri düşen yatırımcıların durumuna değinen Karabat, teklifin herkese 1 milyon lira ödenmesini garanti etmediğini söyledi. Fondan elde edilebilecek kaynakla sınırlı bir dağıtım öngörüldüğünü belirten Karabat, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bir kanun teklifi getirdiniz, milleti kandırıyorsunuz yine. Nasıl kandırıyorsunuz? Diyorsunuz ki: ‘Herkese 1 milyon vereceğiz.’ Herkese 1 milyon mu vereceksiniz? Bu kanun bunu böyle mi diyor? Hayır, tavan 1 milyon.”
Hisseye 1 milyon lira yatıran bir kişinin elindeki varlığın güncel değerinin 400 bin liraya düşmesi durumunda alabileceği tutarın da buna göre belirleneceğini ifade eden Karabat, fonda toplanan paranın dağıtımda belirleyici olacağını dile getirdi.
Karabat, “Herkese 1 milyon değil, en fazla 1 milyon veririm. Niye milleti kandırıyorsunuz? Niye manşet atıyorsunuz? Bu işler manşet atarak çözülmez, sorumlulukla çözülür” ifadelerini kullandı.
Emlak Katılım Bankası üzerinden kamu kaynağı kullanılacağı iddiası
Kamu kaynaklarının kullanılmayacağı yönündeki açıklamalara da karşı çıkan Karabat, Emlak Katılım Bankası üzerinden kaynak aktarılacağı iddiasını gündeme getirdi. Katılımevim, Tera ve Pusula üzerinden gerçekleştiğini öne sürdüğü işlemlere ilişkin konuşan Karabat, söz konusu tutarların kamu kaynaklarıyla bağlantısının açıklanması gerektiğini savundu.
Karabat, “İddia ediyorum, kamu kaynakları kullanılacak” diyerek Emlak Katılım Bankası’nın Katılımevim hisselerinden Tera üzerinden 12 milyar liralık alım yaptığı, Pusula üzerinden de 12 milyar liralık işlem gerçekleştirileceği yönündeki iddiaları dile getirdi. Bu iddiaların yalanlanmadığını öne süren Karabat, toplam 24 milyar liralık tutarın kaynağını sorguladı.
Emlak Katılım Bankası’nın yüzde 99 hissesinin Hazine ve Maliye Bakanlığı’na ait olduğunu belirten Karabat, “Bu, kamu kaynağı değil mi? Niye milleti kandırıyorsunuz?” diye konuştu.
“Milletin derdi sizin derdinizden büyük”
Kanun teklifinde ödeme miktarına ilişkin kesin bir garanti ve takvim bulunmadığını savunan Karabat, düzenlemenin mağdurların beklentilerini karşılamayacağını ileri sürdü. Kamu kaynaklarının da kullanılacağını iddia ettiği teklifin yetersiz kaldığını belirten Karabat, yatırımcıların yaşadığı mağduriyetlerin siyasi tartışmaların önüne konulması gerektiğini söyledi.
Konuşmasının devamında parasını kaybeden emekçilerin durumuna dikkat çeken Karabat, garson, polis ve akaryakıt istasyonunda pompacı olarak çalışan kişilerin de mağduriyet yaşayabileceğini ifade etti.
Karabat, “Milletin derdi sizin derdinizden büyük kardeşlerim, beterin beteri var” sözleriyle yatırımcıların yaşadığı sorunların önemini vurguladı.
Mağduriyet yaşayanların parasının ve emeğinin korunması gerektiğini dile getiren Karabat, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “İşte bizim derdimiz, bizim kırmızı çizgimiz milletin çizgisidir.”




