Orta Doğu'da tırmanan çatışmalar, küresel enerji arzı ve deniz ticareti üzerindeki baskıyı artırıyor. Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere yönelik saldırıların yoğunlaşması ve Yemen'deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları, Kızıldeniz'deki deniz trafiğine ilişkin kaygıları da beraberinde getirdi. İki kritik geçiş noktasında artan güvenlik riskleri, bölgenin ham petrol ve petrol ürünleri ihracatında son bir haftada belirgin düşüşe yol açtı.

Hürmüz Boğazı'nda saldırılar yoğunlaştı

Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yönelik saldırılar, saldırı girişimleri ve engelleme vakaları son bir haftada yılın en yüksek seviyesine ulaştı. İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) ile uluslararası deniz güvenliği kaynaklarının verilerine göre, 5-12 Ekim tarihleri arasında boğaz ve çevresinde en az 14 olay kaydedildi. Yalnızca 12 Ekim'de 6 geminin saldırıya uğradığı bildirildi.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın ardından İran, uyguladığı deniz ablukası kapsamında Hürmüz Boğazı'ndaki geçişleri büyük ölçüde kısıtladı. İran'ın izinsiz geçiş yapmaya çalışan gemileri hedef almaya devam etmesi, bölgedeki deniz trafiğini olumsuz etkiledi.

Savaşın ilk döneminde petrol, petrol ürünleri ve sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatında yaşanan sert düşüş, alternatif güzergâhların devreye alınması ve diplomatik girişimlerle kısmen toparlanma eğilimi göstermişti. Ancak son dönemde artan güvenlik tehditleri, bu toparlanmayı yeniden baskı altına aldı.

Günlük petrol ihracatı 8,3 milyon varile geriledi

Anadolu Ajansının veri analitik şirketi Kpler'den edindiği bilgilere göre, Orta Doğu'nun Hürmüz Boğazı, Umman Körfezi ve Kızıldeniz çıkışlı ham petrol, petrol ürünleri ve kimyasal sıvı ürünleri ihracatında sert düşüş yaşandı.

İhracat miktarları günlük bazda şu şekilde gerçekleşti:

  • 8 Ekim: 21,1 milyon varil

  • 11 Ekim: 6,7 milyon varil

  • 12 Ekim: 10,4 milyon varil

  • 13 Ekim: 8,3 milyon varil

Bölgenin söz konusu ürünlerdeki yedi günlük ortalama ihracatı günlük 17 milyon varil seviyesinde kaldı. Bu miktar, savaş öncesinde günlük yaklaşık 23,3 milyon varil olan ihracat hacminin altında bulunuyor.

İhracattaki gerilemede, Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemi sayısının 22 Temmuz'dan bu yana görülen en düşük seviyeye inmesi belirleyici oldu.

Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçişleri azaldı

Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiği, ekim ayının ikinci haftasında belirgin biçimde geriledi. Boğazdan 8 Ekim'de 32, 9 Ekim'de 24, 10 Ekim'de 11 ve 11 Ekim'de 12 ticari gemi geçti. 12 Ekim'de ise geçiş sayısı yalnızca 6 olarak kaydedildi.

Borsa İstanbul günü yükselişle kapattı: BIST 100 yüzde 0,82 arttı
Borsa İstanbul günü yükselişle kapattı: BIST 100 yüzde 0,82 arttı
İçeriği Görüntüle

Gemilere yönelik saldırıların yoğunlaşması ve geçiş güvenliğine ilişkin belirsizlikler, bölgedeki enerji sevkiyatlarının sürdürülebilirliği konusunda endişeleri artırdı.

Babülmendeb Boğazı'nda güvenlik kaygıları artıyor

Hürmüz Boğazı'ndaki risklere ek olarak, Kızıldeniz'i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu'na bağlayan Babülmendeb Boğazı'ndaki gelişmeler de yakından takip ediliyor. Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını artırması ve boğaz üzerinde kontrol kurmaya yönelik girişimleri, ticari gemilerin güvenliği konusunda yeni soru işaretleri oluşturdu.

Babülmendeb Boğazı'ndan geçen ticari gemi sayısı 8 Ekim'de 35, 9 Ekim'de 41, 10 Ekim'de 39, 11 Ekim'de 46 ve 12 Ekim'de 32 olarak kaydedildi. Veriler, geçişlerde günlük dalgalanmalar yaşandığını ortaya koydu.

Yemen'de hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmaların şiddetlenmesi de bölgedeki güvenlik risklerini artırıyor. İran destekli Husiler, kendilerine saldırı düzenlendiğini öne sürerek Suudi Arabistan'ı balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla hedef alıyor.

İki kritik boğazdaki riskler enerji piyasalarını tehdit ediyor

Husilerin deniz trafiğini kısıtlamaya yönelik girişimlerinin ve Babülmendeb Boğazı üzerinde kontrol kurma çabalarının, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın yeni bir boyutunu oluşturduğu değerlendiriliyor.

Uzmanlar, Kızıldeniz ve Babülmendeb Boğazı'nda yaşanabilecek saldırıların küresel deniz ticareti ve enerji arzı açısından önemli riskler barındırdığına dikkat çekiyor. Özellikle Hürmüz ve Babülmendeb boğazlarında aynı anda büyük çaplı arz kesintileri yaşanması durumunda, küresel enerji piyasalarının daha ağır bir baskıyla karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.

Kaynak: Haber Merkezi