Matbaada harflerin dünyasını keşfetti
İzmirli kaligrafi ustası Eyüp Karanfil’in sanat yolculuğu, çocukluk döneminde başladı. İlkokulda okuma ve yazmayı öğrenmekte zorlanan Karanfil, babasının yönlendirmesiyle yaz tatillerinde bir matbaada çırak olarak çalıştı. Burada harflerin yapısını tanıyan Karanfil’in ilgisi, zamanla güzel yazı sanatına dönüştü.
Karanfil, ustalarından eğitim alarak geliştirdiği sanatını yıllar içinde profesyonel seviyeye taşıdı. Çalışmalarıyla 2025 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı” unvanına layık görüldü.
Kalem Suresi sanatına ilham verdi
Kaligrafiye duyduğu ilginin zamanla tutkuya dönüştüğünü anlatan Karanfil, sanatını geliştirirken Kur’an-ı Kerim’deki Kalem Suresi’nden etkilendiğini belirtti. Uzun yıllar boyunca kendisini geliştirdiğini söyleyen Karanfil, profesyonel çalışmalarının ardından öğrenci yetiştirmeye başladığını ifade etti.
Kaligrafiyi severek öğrendiğini dile getiren Karanfil, kalem ve yazıya ilişkin ayetin kendisinde derin bir etki bıraktığını, bunun da sanatına olan bağlılığını güçlendirdiğini anlattı.
Kemeraltı’ndaki dükkânında öğrenci yetiştiriyor
Kaligrafi sanatında usta-çırak ilişkisinin önemine dikkat çeken Karanfil, kendisinin de ustalarından aldığı eğitimle yetiştiğini belirtti. Şimdi ise edindiği bilgileri öğrencilerine aktararak sanatın gelecek kuşaklara ulaşmasını amaçlıyor.
Karanfil, kaligrafinin öğrenilmesi için sabır ve emek gerektiğini vurgulayarak öğrencilerinin kısa sürede sonuç almak yerine sürece odaklanmalarını istedi. Kemeraltı Çarşısı’ndaki yaklaşık 2 metrekarelik dükkânında çalışmalarını sürdüren usta, bu sanatla ilgilenen herkese bildiklerini öğretmeye hazır olduğunu söyledi.
Kaligrafi farklı yüzeylerde uygulanabiliyor
Kaligrafi ile hat sanatının zaman zaman birbirine karıştırıldığını belirten Karanfil, iki sanatın da güzel yazı temeline dayandığını ancak farklı alfabelerle uygulandığını ifade etti. Karanfil’in anlatımına göre kaligrafide Latin ve Türkçe harfler, hat sanatında ise Arapça harfler kullanılıyor.
Kâğıdın yanı sıra porselen tabaklar, ahşap yüzeyler ve kına tefleri gibi farklı malzemelerde de çalışmalar yapan Karanfil, kaligrafinin pek çok alanda uygulanabildiğini belirtti.
Sanatın temelinde ölçü ve denge bulunduğunu vurgulayan Karanfil, her harfin kendine özgü bir yapısı ve ölçüsü olduğunu söyledi. Kaligrafide “nip ölçüsü” olarak adlandırılan yöntemde kalem ucunun genişliğinin esas alındığını belirten usta, harflerin bu ölçülere uygun yazılmasıyla estetik eserlerin ortaya çıktığını dile getirdi.




