Narlıdere Belediyesi, toplumsal yaşamda giderek belirginleşen kuşaklar arası farklılıkları ve ilişkilerde yaşanan güç kaybını ele almak üzere kapsamlı bir seminer düzenledi. Seminere Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer (Kıbrıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü) ve Dr. Gülçin Itırlı Aslan (Ege Üniversitesi Bilim Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi) konuşmacı olarak katıldı.
Seminere ebeveynler, eğitimciler ve gençlerle çalışan profesyonellerin yanı sıra Narlıdere’nin farklı kesimlerinden vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
Her kuşak bir önceki kuşağa tepkili
Seminerin ilk bölümünde Prof. Dr. Yıldırımer, Y, Z ve Alfa kuşaklarının karakteristik özelliklerini aktardı. Y kuşağının sınav odaklı ve korumacı ailelerde yetiştiğini, Z kuşağının ise dijital dünya ve belirsizlikler nedeniyle kaygı bozuklukları yaşadığını belirtti. Yıldırımer, otorite krizine dair şunları söyledi:
"Bugün yaşanan otorite sorunları saygı eksikliğinden değil, temas kurulamamasından doğuyor. Güç, doğru ilişki kurulamadığı için kaybediliyor. Özellikle 0-3 yaş arası, aile otoritesinin doğru inşası için en kritik dönemdir."
Dijital bağımlılığa karşı derin bağ
Dr. Gülçin Itırlı Aslan ise biyolojik ve psikolojik boyutları ele aldı. "Sandviç Kuşağı" olarak adlandırılan, hem çocuklarına hem de yaşlı ebeveynlerine bakan yetişkinlerin yaşadığı zorluklara dikkat çeken Aslan, epigenetik kavramının önemini vurguladı:
"Genlerin üzerinde yaşam notaları yazılıdır. Kavga ortamında büyüyen çocuk ile sevgi ortamında büyüyen çocuğun genetik kodları farklı gelişir. Bugün sergilediğimiz davranışlar, sadece çocuklarımızı değil, torunlarımızı da etkiliyor."
Aslan, dijital bağımlılığa karşı “derin bağ” kuracak etkinliklerin hayati önem taşıdığını ifade etti.
Seminer sonrası sağlık taraması
Etkinliğin ardından Narlıdere İlçe Sağlık Müdürlüğü Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) tarafından katılımcılara hipertansiyon, diyabet ve obezite hakkında bilgilendirme yapıldı, broşürler dağıtıldı ve kan şekeri ölçümü ile diyabet farkındalığı sağlandı.
Bu seminer, hem kuşaklar arası iletişim sorunlarını bilimsel verilerle ele alması hem de sağlık farkındalığı yaratması açısından Narlıdere’de toplumsal yaşamın önemli bir buluşması oldu.




