Marmara Denizi'nde son yıllarda meydana gelen depremler, olası İstanbul depremine ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Silivri ve Marmaraereğlisi açıklarında yaşanan sarsıntılar ile Ağustos 2026'da Adalar çevresinde kaydedilen deprem hareketliliği, bölgedeki aktif fay hatlarına yönelik bilimsel değerlendirmeleri öne çıkardı.

Silivri açıklarında 6,2 büyüklüğünde deprem

Marmara'daki son yılların önemli sismik hareketliliklerinden biri, 23 Nisan 2025'te Silivri açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem oldu. İstanbul ve çevre illerde kuvvetli şekilde hissedilen depremin ardından bölgede çok sayıda artçı sarsıntı kaydedildi.

25 Nisan 2025'te Marmara Denizi'nde meydana gelen 4,3 büyüklüğündeki deprem de bölgedeki hareketliliği yeniden gündeme getirdi. Art arda yaşanan sarsıntılar, İstanbul'un güneyinden geçen Kuzey Anadolu Fay Sistemi'nin Marmara Denizi içerisindeki uzantılarına yönelik tartışmaları artırdı.

Marmaraereğlisi açıklarında 5,0 büyüklüğünde sarsıntı

Marmara Denizi'nde dikkat çeken bir diğer deprem, 2 Ekim 2025'te Tekirdağ'ın Marmaraereğlisi ilçesi açıklarında meydana geldi. AFAD tarafından büyüklüğü 5,0 olarak açıklanan deprem, İstanbul'un iki yakasında ve çevre illerde hissedildi.

Sarsıntının ardından bazı vatandaşlar ev ve iş yerlerinden dışarı çıkarken, yetkili kurumlar olası hasarlara ilişkin saha taraması gerçekleştirdi. Silivri ve Marmaraereğlisi açıklarında meydana gelen depremler, Marmara Denizi'ndeki fayların deprem üretme kapasitesine ilişkin bilimsel değerlendirmeleri yeniden gündeme taşıdı.

Adalar açıklarında bir günde 50'den fazla deprem

19 Ağustos 2026'da İstanbul Adalar açıklarında başlayan sismik hareketlilik de dikkat çekti. AFAD kayıtlarına göre bölgede yaklaşık bir gün içerisinde 50'den fazla küçük deprem meydana geldi. Sarsıntıların önemli bölümü deniz içerisinde, yaklaşık 7 ila 15 kilometre derinliklerde kaydedildi.

Uzmanlar, bu tür hareketliliklerin bölgedeki aktif fay yapısıyla ilişkili olabileceğini değerlendirirken, küçük depremlerin tek başına daha büyük bir depremin yaklaştığını göstermediğine dikkat çekiyor. Marmara Denizi'ndeki bütün sarsıntıların aynı fay segmentinde meydana geldiğini veya birbirini doğrudan tetiklediğini söylemek de mümkün değil.

Gözler Marmara'nın orta kesimindeki faylarda

Marmara Denizi'ndeki deprem tehlikesinin temelinde Kuzey Anadolu Fay Sistemi'nin deniz içerisinden geçen kolları bulunuyor. Özellikle Silivri açıkları ve Orta Marmara'daki fay yapıları, olası büyük deprem senaryolarında incelenen alanlar arasında yer alıyor.

Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Kuşadası depremini değerlendirdi
Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Kuşadası depremini değerlendirdi
İçeriği Görüntüle

Fayların birbirleriyle ilişkisi, bölgede gerilim birikimi ve geçmiş depremlerde kırılan kesimler, bilim insanlarının araştırdığı başlıca konuları oluşturuyor. Marmara'da kaydedilen 4 ve üzerindeki depremler ile küçük sarsıntı kümeleri, büyük deprem olasılığına ilişkin soruları da beraberinde getiriyor. Ancak mevcut bilimsel bilgilerle bir deprem dizisinin ardından daha büyük bir sarsıntı yaşanıp yaşanmayacağını kesin olarak belirlemek mümkün değil. Küçük ve orta büyüklükteki depremler, bölgedeki tüm sismik enerjinin boşaldığı anlamına da gelmiyor.

İstanbul depremi için kritik soru

Marmara Denizi'ndeki aktif fayların İstanbul'a yakın olması, olası büyük bir depremin yaratabileceği etkileri daha da önemli hale getiriyor. İstanbul başta olmak üzere Tekirdağ, Yalova, Kocaeli, Bursa ve Balıkesir'deki yerleşim alanlarında deprem riski; binaların dayanıklılığı ve zemin özellikleriyle birlikte değerlendiriliyor.

Silivri açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem, Marmaraereğlisi'ndeki 5,0 büyüklüğündeki sarsıntı ve Ağustos 2026'da Adalar çevresinde kaydedilen hareketlilik, bölgedeki deprem tehlikesini yeniden hatırlattı.

Marmara'da büyük bir depremin ne zaman meydana geleceği kesin olarak bilinmiyor. Ancak Kuzey Anadolu Fay Sistemi'nin jeolojik özellikleri ve tarihsel deprem kayıtları, bölgenin önemli bir deprem tehlikesi altında olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle uzmanların üzerinde durduğu temel konular arasında yapı güvenliğinin artırılması, riskli binaların tespit edilmesi ve afet hazırlıklarının güçlendirilmesi yer alıyor.

Kaynak: Haber Merkezi