Karaburun’un kırsal Eğlenhoca Mahallesi kıyılarına mayıs ve haziran aylarında vuran tohumları mercek altına alan öğrenciler, elde ettikleri undan ekmek yaparak tadım gerçekleştirdi.
Sürdürülebilir Kalkınma Gençlik Liderleri Eğitim Programı (SÜGEP) üyeleri, dünyada artan su kıtlığı ve buna bağlı olarak tahıl üretiminde yaşanan düşüşe dikkat çekmek amacıyla alternatif gıda kaynakları üzerine çalışma başlattı. Buğday, arpa ve mısır üretiminde kuraklık nedeniyle riskler oluştuğunu belirten öğrenciler, karasal üretime alternatif olarak deniz çayırlarını gündeme taşıdı.
“Deniz çayırları çok önemli bir yere sahip”
SÜGEP Akademi Başkanı Mehmet Umut Dilsiz, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre tahıl üretiminde düşüş yaşandığını belirterek, kuraklığın temel etken olduğunu ifade etti. Deniz çayırlarının karbon tutucu özelliği bulunduğunu ve ekosistem açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Dilsiz, kıyıya vuran tohumların sürdürülebilir şekilde değerlendirilebileceğini söyledi.
Deniz çayırlarının hem küresel ısınmayla mücadelede önemli rol oynadığını hem de potansiyel bir gıda kaynağı sunduğunu belirten Dilsiz, bu alanda kamu politikaları geliştirilmesi ve yerel yönetimlerin destek vermesi gerektiğini dile getirdi.
“Yoğurduk, pişirdik, tattırdık”
Eğlenhoca Mahallesi sakini Halise Derya ise deniz çayırı tohumlarının geçmişte de kullanıldığını belirterek, gençlere bu bilgileri aktarmak amacıyla bir araya geldiklerini söyledi. Tohumları kullanarak hamur yoğurduklarını, pişirdiklerini ve tattıklarını ifade eden Derya, kuraklık ve iklim krizine karşı gençlerin her koşulda üretmeyi öğrenmesi gerektiğini kaydetti.
“Karasaman” olarak bilinen bitkinin tohumlarının yanı sıra yapraklarının da değerlendirildiğini anlatan Derya, yaprakların narenciye ürünlerini aylarca muhafaza etmek için kullanıldığını söyledi. Denizlerin korunması gerektiğini vurgulayan Derya, atıkların denize atılmaması çağrısında bulundu.
“Çözüm bulmaya karar verdik”
Projede yer alan 10’uncu sınıf öğrencisi Utku Baysa, dünyada su ve besin kıtlığının arttığını belirterek çözüm üretmek istediklerini söyledi. Deniz çayırı tohumunun unundan besin üretilebileceğini tespit ettiklerini ifade eden Baysa, su kaynaklarının azalmasının tahıl üretimini zorlaştıracağını dile getirdi.
11’inci sınıf öğrencisi Erdem Çınar Dikbaş ise yaptıkları literatür araştırmaları sonucunda deniz çayırından ekmek yapılabileceğine ulaştıklarını ve bunun alternatif bir tarım kaynağı olabileceğini belirtti.
Ela Kuyumcuoğlu da projenin halihazırda var olan endemik bir türün potansiyelini ortaya çıkarmayı amaçladığını ifade ederek, ürünün protein, yağ ve tahıl bakımından dengeli bir içeriğe sahip olduğunu söyledi. Deniz çayırlarının özellikle Karaburun ve Mordoğan kıyılarında mayıs-haziran döneminde kıyıya vurduğunu hatırlattı.
Ela Gümüş ise deniz çayırı tohumlarının yalnızca ekmek yapımında değil, farklı şekillerde de değerlendirilebileceğini belirterek, geçmişte kullanılan bu ürünü yeniden gündeme taşımayı ve yaygınlaştırmayı hedeflediklerini kaydetti.
Öğrencilerin geliştirdiği “Umut Tohumu” projesi, iklim krizi ve su kıtlığına karşı alternatif ve sürdürülebilir gıda kaynakları arayışına dikkat çekiyor.