EKONOMİ

Küresel mal ticareti 13,7 trilyon dolara ulaştı: Türkiye için kritik uyarı

Küresel mal ticaretinin değeri 2026'nın ilk yarısında yıllık bazda yüzde 12,5 artarak yaklaşık 13,7 trilyon dolara yükseldi. TİM Başkanı Mustafa Gültepe ise küresel ticaretteki büyümeye karşın Türkiye'nin ihracat artışının yeterli olmadığını belirterek fiyat rekabetçiliğinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Abone Ol

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı'nın (UNCTAD) Küresel Ticaret Güncellemesi raporu, dünya ticaretindeki hareketliliği ortaya koydu. Buna göre küresel mal ticaretinin değeri yılın ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 12,5 yükseldi ve yaklaşık 13,7 trilyon dolara ulaştı. Böylece küresel ticaretin toplam değerinde yaklaşık 2 trilyon dolarlık artış yaşandı. Hizmet ticareti de aynı dönemde yüzde 10,5 büyüdü.

Enerji ve lojistik maliyetleri ticaretin seyrini değiştirdi

Küresel ticaretteki değer artışında yalnızca ticaret hacmindeki yükseliş etkili olmadı. Enerji fiyatlarındaki artış ve taşımacılık maliyetlerindeki yükseliş de toplam ticaret değerini yukarı çekti. Hürmüz Boğazı'ndaki taşımacılıkta yaşanan sorunlar ve bölgesel enerji arzına ilişkin belirsizlikler enerji fiyatlarını artırırken, bu durum tedarik zincirlerinde ulaşım, lojistik ve üretim giderlerinin yükselmesine yol açtı. Küresel ticaret fiyatlarındaki son 12 aylık ortalama artış ise yüzde 3,4 olarak hesaplandı.

Doğu Asya küresel ticarette öne çıktı

Ticaretteki büyüme bütün ülkelerde aynı seviyede gerçekleşmedi. Doğu Asya ekonomileri yılın ilk çeyreğinde küresel ortalamanın üzerinde bir performans gösterdi. Bu bölgenin dahil edilmesiyle gelişmekte olan ülkelerin ticaretinde güçlü büyüme kaydedilirken, Doğu Asya hariç tutulduğunda gelişmekte olan ekonomilerin mal ticaretinde daralma görüldü. Orta Doğu ve Güney Asya'daki ithalat ve ihracat düşüşleri bu gerilemede etkili oldu.

Yapay zeka ve elektrikli araç ürünleri hız kazandı

Teknoloji ve enerji dönüşümüyle bağlantılı ürünler küresel ticaretteki büyümenin önemli unsurları arasında yer aldı. Yılın ilk çeyreğinde kritik minerallerin ticareti bir önceki çeyreğe göre yüzde 38, yarı iletken ticareti yüzde 25 arttı. Batarya ticareti yüzde 15, bilgi ve iletişim teknolojileri ürünleri yüzde 14, elektrikli otomobil ticareti ise yüzde 11 büyüdü. Buna karşılık güneş enerjisi bağlantılı ürünlerin ticareti yüzde 7, rüzgar enerjisi ürünlerinin ticareti yüzde 8 geriledi. Fosil yakıt ticareti ise fiyatlardaki yükselişin etkisiyle büyümeyi sürdürdü.

Tedarik zincirlerinde “yakınlaşma” eğilimi güçleniyor

Jeoekonomik gelişmeler, şirketlerin tedarik zincirlerini yeniden yapılandırmasına neden oluyor. Siyasi açıdan birbirine yakın ülkeler arasında ticaretin artırılmasını ifade eden “friendshoring” eğilimi yılın ilk çeyreğinde ivme kaybederken, üretim ve tedarikin coğrafi olarak yakın ülkelere taşınmasını ifade eden “nearshoring” yeniden güç kazandı. Bu değişim, tedarik zincirlerinde daha kısa mesafeli ve hızlı müdahale edilebilen modellerin öne çıktığını gösterdi.

TİM'den Türkiye için fiyat rekabetçiliği uyarısı

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, küresel ticaretteki büyümenin Türkiye açısından fırsatlar barındırdığını ancak rakamların dikkatli okunması gerektiğini belirtti. Gültepe, yüzde 12,5'lik büyümenin önemli bölümünün gerçek ticaret hacmindeki artıştan ziyade enerji, ulaştırma ve lojistik maliyetlerinin yükselmesiyle oluşan fiyat artışlarından kaynaklandığına dikkat çekti. Türkiye'nin ihracatının yılın ilk yarısında yüzde 3,6 arttığını belirten Gültepe, ocak-temmuz döneminde ihracatın yüzde 3,4 yükselerek 161,6 milyar dolara ulaştığını ifade etti.

Türkiye'nin ihracatında daha yüksek büyüme hedefi

Temmuz ayında 25,6 milyar dolarlık ihracatla rekor kırıldığını ve son 12 aylık ihracatın 278,6 milyar dolara yaklaştığını belirten Gültepe, buna rağmen Türkiye'nin küresel ticaretteki büyümenin gerisinde kaldığını söyledi. Küresel ticaret yüzde 12,5 büyürken Türkiye'nin ihracatındaki yüzde 3-4 seviyesindeki artışın yeterli olmadığını ifade eden Gültepe, fiyat rekabetçiliğinin yeniden güçlendirilmesiyle çift haneli ihracat artışlarının yakalanabileceğini kaydetti.

Yakın tedarik Türkiye için fırsat oluşturuyor

Küresel şirketlerin tedarik zincirlerini daha kısa, güvenli ve hızlı müdahaleye imkan veren yapılara dönüştürmesinin Türkiye açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Gültepe, ülkenin Avrupa'ya yakınlığına, üretim altyapısına, ürün çeşitliliğine ve lojistik imkanlarına dikkat çekti. Türkiye'nin bu dönüşümden daha fazla pay alabilmesi için mevcut avantajlarını değerlendirmesi gerektiğini söyleyen Gültepe, yüksek enflasyon, finansman maliyetleri ve tüketici üzerindeki fiyat baskısının ise üretim maliyetlerinde belirleyici olmaya devam ettiğini ifade etti.

Yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payı artırılmalı

Dünya ticaretinin teknoloji yoğun ürünlere doğru kaydığını belirten Gültepe, Türkiye'nin tekstil, hazır giyim, otomotiv, makine, kimya ve mobilya gibi güçlü olduğu sektörlerde ihracatını sürdürürken yüksek katma değerli ürünlerin payını artırması gerektiğini söyledi. Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatındaki payının yılın ilk yarısında yüzde 3,5 seviyesinde kaldığını aktaran Gültepe, Türkiye'nin küresel ticaretten aldığı payın da son verilere göre yüzde 1'in altına gerilediğine işaret etti. Gültepe, sanayi üretimini, yatırımları ve ihracatı destekleyen politikalarla Türkiye'nin küresel ticaretteki payını yeniden artırabileceğini ve üretim kapasitesinin mevcut seviyelerin üzerine çıkabilecek güçte olduğunu ifade etti.