Türkiye'nin son dönemde Körfez ülkeleriyle yürüttüğü diplomatik temaslar, ekonomik ilişkilere de olumlu yansımaya devam ediyor. Haziran ayında Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi ülkelere yapılan ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35,7 artış göstererek 826,8 milyon dolara yükseldi. Ocak-haziran döneminde bölgeye gerçekleştirilen toplam ihracat ise yaklaşık 4,1 milyar dolar oldu.
Suudi Arabistan ilk sırada yer aldı
Haziran ayında Körfez ülkeleri arasında en fazla ihracat 425,2 milyon dolarla Suudi Arabistan'a yapıldı. Suudi Arabistan'ı 295,6 milyon dolarla Birleşik Arap Emirlikleri, 34,7 milyon dolarla Kuveyt, 34,2 milyon dolarla Katar, 29,1 milyon dolarla Umman ve 8 milyon dolarla Bahreyn takip etti.
Dört ülkede ihracat arttı
Geçen yılın aynı ayına göre ihracat artışında en büyük yükseliş Suudi Arabistan'da yaşandı. Bu ülkeye yapılan ihracat yaklaşık 229,8 milyon dolar arttı. Umman, Kuveyt ve Katar'a yapılan ihracatta da artış kaydedilirken, Birleşik Arap Emirlikleri ile Bahreyn'e yapılan ihracatta düşüş görüldü.
Mücevher sektörü ihracatta zirvede
Haziran ayında Körfez ülkelerine yapılan ihracatta sektörler bazında ilk sırayı yaklaşık 105,6 milyon dolarla mücevher sektörü aldı. Mücevheri, 69 milyon dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri, 59,2 milyon dolarla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri, 47,9 milyon dolarla elektrik ve elektronik, 29 milyon dolarla ise makine ve aksamları takip etti.
"Güven ortamı ticareti destekliyor"
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Halit Acar, bölgedeki jeopolitik gelişmelere rağmen Türkiye ile Körfez ülkeleri arasındaki ekonomik ilişkilerin daha sağlam bir zemine oturduğunu belirtti. Son dönemde yürütülen diplomatik temasların ticarete olumlu yansıdığını ifade eden Acar, güven ortamının ticaretin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
İkinci yarıda yeni fırsatlar bekleniyor
Acar, güvenlik ortamının iyileşmesi halinde özellikle inşaat malzemeleri, makine, elektrik ekipmanları, sağlık, gıda ve lojistik sektörlerinde ihracatın daha da hızlanmasını beklediklerini ifade etti. Jeopolitik risklerin kontrollü şekilde sürmesi durumunda ise Körfez ülkelerinin güçlü mali yapıları sayesinde kamu yatırımlarının ve ticaret hacmindeki büyümenin korunacağını dile getirdi.
Suudi Arabistan ve BAE öne çıkıyor
Suudi Arabistan'ın Körfez bölgesindeki en büyük ihracat pazarı olmayı sürdürdüğünü belirten Acar, ülkede devam eden dönüşüm projelerinin Türk firmaları için orta ve uzun vadede önemli fırsatlar sunduğunu kaydetti. Birleşik Arap Emirlikleri'nin ise Afrika ve Asya'ya açılan önemli bir ticaret merkezi olmaya devam ettiğini ifade eden Acar, Türkiye ile yürürlükte bulunan Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması'nın önümüzdeki dönemde ticaret hacmine daha güçlü katkı sağlayacağını belirtti.
Bölgesel iş birliklerinin güçlenmesi bekleniyor
Kuveyt'te kamu altyapı yatırımlarının yeniden hız kazanmasının Türk müteahhitlik ve sanayi sektörleri için önemli fırsatlar oluşturduğunu ifade eden Acar, Katar'da sağlık, gıda güvenliği ve lojistik alanlarının, Umman'da ise liman ve sanayi yatırımlarının öne çıktığını söyledi. Körfez ülkeleriyle ilişkilerin yalnızca ihracat rakamlarıyla sınırlı kalmadığını vurgulayan Acar, yatırım ortaklıkları, üretim iş birlikleri ve yeni lojistik koridorlarıyla ekonomik bağların daha da güçleneceğini, yılın ikinci yarısında ticaret hacmindeki olumlu ivmenin sürmesini beklediklerini dile getirdi.