GÜNDEM

Kılıçlı yemin soruşturmasında kritik gelişme: İhraç edilen teğmenlerden birinin kararı iptal edildi

Kara Harp Okulu’ndaki kılıçlı yemin soruşturması kapsamında TSK’dan ihraç edilen 5 teğmenden Deniz Demirtaş hakkında verilen ihraç kararı, Ankara 21. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi; karar, tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Abone Ol

Kara Harp Okulu’ndaki “kılıçlı yemin” soruşturması kapsamında 5 genç teğmen hakkında ihraç kararı verilmişti.
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), söz konusu teğmenlerin yanı sıra 3 disiplin amirine de “Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası” verildiğini açıklamıştı.

MSB açıklamasında,

“Türk Silahlı Kuvvetlerimizde; disipline aykırı hiçbir eylem, olay ve duruma müsamaha gösterilmeyeceğinden en ufak bir şüphe duyulmamalıdır”
ifadelerine yer verilmişti.

TSK’dan ihraç edilen teğmenler

Soruşturma kapsamında TSK’dan ihraç edilen teğmenler şöyle açıklanmıştı:

  • Ebru Eroğlu

  • İzzet Talip Akarsu

  • Serhat Gündar

  • Deniz Demirtaş

  • Batuhan Gazi Kılıç

Karar, kamuoyunda ve siyasi çevrelerde geniş yankı uyandırmıştı.

Deniz Demirtaş hakkındaki karar iptal edildi

İhraç edilen teğmenlerden Deniz Demirtaş hakkında önemli bir gelişme yaşandı.
Ankara 21. İdare Mahkemesi, Demirtaş’a verilen “TSK’dan ihraç” kararını iptal etti.

Bu kararla birlikte Deniz Demirtaş, yargı kararıyla görevine iade edilmiş oldu.

Kılıçlı Yemin Töreni ve tartışmaların kaynağı

Olayın çıkış noktası, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda gerçekleştirilen Kara Harp Okulu mezuniyet töreni oldu.
Resmi törende askerlik yeminini eden bazı teğmenler, törenin ardından ayrıca toplanarak yaklaşık 400 kişilik bir grup halinde kılıç çattı.

Dönem birincisi Ebru Eroğlu öncülüğünde,

“Mustafa Kemal’in askerleriyiz”
sloganının ardından subaylık yemini okundu. Görüntüler sosyal medyada paylaşılınca olay siyasetin gündemine taşındı.

MSB kaynakları, soruşturmanın okunan metin ya da sloganla ilgili olmadığını, meselenin “emre uyulmaması ve disiplinsizlik” olduğunu vurgulamış; ayrıca öğrencilerin bu metni okumak için yedi kez izin talep ettiklerini ancak izin verilmediğini açıklamıştı.

Okunan yeminde ise şu ifadeler yer almıştı:

“Ant içeriz ki laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığına, ülkenin bölünmez bütünlüğüne… Ne mutlu Türküm diyene!”